Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Başbuğ'un vetosunun ardındaki 4 neden

18.01.2010 08:49
İsrail Savunma Bakanı Barak, 'alçak koltuk krizi' çıkmadan önce Başbuğ'dan randevu istedi. Ancak Başbuğ, Ayalon krizi patlak verince randevu talebini reddetti. İşte olayın perde arkası...

Şubat 2008’de Türkiye’ye yaptığı ziyaret sırasında dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile Genelkurmay Karargahı’nda bir araya gelen İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, bu kez çok istemesine karşın Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile görüşemedi.

Randevu talebi Ayalon’un yarattığı kriz öncesinde gelmesine rağmen Başbuğ’un, Ankara dışında olacağı gerekçe gösterildi. Ankara kulislerinde, son bir yıl içinde yaşanan dört önemli olayın görüşmeyi engellediği konuşuluyor.

1- Bu açıklamaların ilki “One minute” krizinin ardından, İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı Avi Mizrahi’nin, Başbakan Erdoğan’ın, “Siz adam öldürmeyi iyi bilirsiniz” sözlerini anımsatarak, “Erdoğan, aynaya baksın. Ermenileri katlettiler. Şimdi aynı şeyi Kürtlere yapıyorlar” dedi.”
Genelkurmay yaptığı açıklamada Mizrahi’nin sözlerinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak İsrail Genelkurmay Başkanlığı’ndan konuya açıklık getirilmesini istedi. İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Gabi Aşkenazi, Başbuğ’u telefonla arayarak ve mektup göndererek, özür diledi.

2-Ankara, Anadolu Kartalı Tatbikatı’na katılması planlanan İsrail’e son dakikada, “Katılmazsanız daha uygun olur” mesajı gönderdi. Bu gelişme, İsrail’in yanısıra NATO ile tatbikata katılacak diğer ülkelerin de tepkisini çekti. Gerilimin arkasında Heron projesinde, bu ülkeden kaynaklanan aksaklıkların yattığı öne sürüldü.

3-Bu kriz aşılma arifesinde iken İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres bir dergiye yaptığı açıklamada  “Erdoğan ülkesini İsrail’le ortaklıktan uzaklaştırıp radikal İslam’a doğru mu götürüyor?” sorusuna, TSK’nın tepkisini çeken şu yanıtı verdi: “Türkiye dünya üzerinde, demokratik olmayan bir kurumun, yani ordunun, demokrasiyi korumakla görevli olduğu tek ülkedir. Ancak ordunun rolü değişti. Şimdi soru, Erdoğan’ın kendi Müslüman nüfusunu demokrasiye doğru mu götüreceği, yoksa demokratik güçlerin daha İslamcı bir devlet mi isteyeceğidir.”

4- İsrail Dışişleri Bakanı Yardımcısı Danny Ayalon’un yarattığı, Türkiye’nin tepkisini çeken diplomatik kriz geldi. Bu kriz  bardağı taşıran son damla oldu.

 
Bu haber toplam 840 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri