Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İsrail yarın sandık başında olacak

09 Şubat 2009 / 18:13
İsrail'de yarınki genel seçim öncesi, siyasi partiler son mitinglerini bugün düzenliyorlar.
İsrailli askerler ve diğer güvenlik birimleri için oy verme işlemi başladı. Halk ise yarın sandık başına gidecek. Genel seçimde 120 üyeli İsrail Parlamentosu Knesset'in üyeleri belirlenecek. Yapılan son kamuoyu araştırmaları seçimin çekişmeli geçeceğini ancak ülkenin biraz daha sağa kayacağını gösteriyor.

İsrail'de ana muhalefetteki Likud Partisi'nin lideri Binyamin Netanyahu hafta sonu Haifa'daki mitinginde İsrail halkının değişim hatta devrim istediğini söyledi. Eski başbakanlardan Binyamin Netanyahu'ya göre, değişim istenen alanların başında ise güvenlik ve ekonomi geliyor. Sağcı lider Netanyahu, İsrail'in bundan sonraki başbakanı olmaya en yakın isim olarak görülüyor.

Fakat son kamuoyu araştırmaları, Dışişleri Bakanı Tzipi Livni'nin lideri olduğu merkezde yer alan Kadima Partisi'nin, Likud'la farkı kapattığını gösteriyor.

Kadima Partisi'nin lideri Tzipi Livni, Tel Aviv'deki mitinginde, seçimi kazanacaklarını vaadetti.

AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ

Ancak her ne kadar Livni'nin partisi Kadima yükselişte görünse de, kamuoyu araştırmaları seçim sonrası yeni mecliste güçlü bir sağ bloğun olacağını gösteriyor.

Muhabirlere göre Binyamin Netanyahu, aşırı sağcı partilerin esiri olmamak için, mümkün olan en geniş tabanlı hükümeti kurma yolunu seçeceğini işaretlerini veriyor. Ama gözlemcilere göre seçimden belki de en çok kazançlı çıkacak siyasi hareket İsrail Bizim Evimiz adlı aşırı sağcı parti olabilir.

Kimi anketler, bu partinin Likud ve Kadima'nın ardından, İşçi Partisi'nin önünde üçüncü sırada yer alabileceğini gösteriyor.

Partinin lideri Avigdor Lieberman, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim birimlerini resmen topraklarına katmasını öneriyor. Lieberman ayrıca, ülkenin sınırlarının yeniden çizilerek, İsrail'in Arap azınlığının, Filistin Yönetimi tarafından idare edilmesini savunuyor.

İsrail'deki Arapların ülkelerine sadakat yemini etmelerini isteyen Lieberman, özellikle Rusya kökenli göçmenlerden yoğun destek alıyor.

KNSESSET'TE LİEBERMAN ETKENİ

Lieberman ilk kez 10 yıl önce siyasete girdi. Lieberman'ın partisi, seçimi beklendiği gibi üçüncü sırada tamamlarsa, bu İsrail'in kuruluşundan bu yana ülke siyasetinin temel taşlarından olan İşçi Partisi'ni dördüncü sıraya itmesi demek olacak. Dahası Lieberman ve ekibi bir sonraki hükümetin yapılanmasında kilit bir rol oynayacak. İsrail'de her zaman koalisyonlardan oluşan hükümeti, 120 sandalyeli parlamentoda 61 sandalyeyi arkasında toplayabilecek olan parti kuruyor.

Ana muhalefetteki Likud'un önde bitirmesi beklenen seçimde, Likud ve iktidardaki Kadima'nın 25 sandalyenin bir kaç sandalye üstünde veya altında kalacağı tahmin ediliyor.

Lieberman'ın partisi ise beklendiği gibi 19 sandalye kazanırsa, hükümetin programında ve bakanlıkların dağılımında önemli tavizler talep edebilir. Lieberman'ın bu hızlı yükselişinde en büyük etkenlerden biri, sayıları bir milyonu aşan eski Sovyet bloğu göçmenlerinden aldığı destek.

Avigdor Lieberman, bundan 50 yıl önce, o zamanlar Sovyetler Birliği'nin bir parçası olan Moldova'da doğdu. 1978 yılında İsrail'e göç etti. Bir zamanlar Likud Partisi'nin ateşli taraftarlarından biriydi ve Likud'un şimdiki lideri Binyamin Netanyahu'ya yakın bir isim olarak görülüyordu.

1999'da kendi partisini kuran Lieberman en büyük desteği sağ kanattaki Rus göçmenler arasında buldu. Partisi sert söylemlere başvuran bir milliyetçilikle dinin siyasetteki etkisini kırmaya yönelik taleplerin ilginç bir karışımı olarak tanımlanabilir.

VATANDAŞLIK YEMİNİ TALEBİ

Lieberman kampanyasında "sadakat olmadan vatandaşlık olmaz" sloganını kullandı. Bununla hedefi, İsrail'in seslerini gitgide yükselten Arap kökenli vatandaşları.

Lieberman seçilirse, bu kesimin İsrail devleti'ne bağlılık yemini etmesini isteyeceğini söylüyor.

Lieberman'ın bir talebi de İsrael'in sınırlarını mümkün olduğunca çok İsrailli Arap'ı dışarıda bırakacak şekilde çizmek. Bunun için İsrail yerleşimleri ile, bazı Arap mahallelerinin takasını öneriyor.

Laikliği savunan siyasetleri, özellikle bir kısmı Yahudiliğin katı şekilde yapılan tanımlarına uymayan Rus göçmenlere cazip geliyor. Çünkü bu kesim, dini makamların evlilik gibi kurumlar üzerinde kurduğu hakimiyete karşı.

Muhalifleri, Lieberman'ı Avrupa'daki aşırı sağcı liderlere, özellikle Fransa'daki Jean-Marie Le Pen'e benzeriyorlar.

İsrail'in vatandaşlık hakları savunucuları da Lieberman'a büyük tepki gösteriyor. Sert söylemlerinin çektiği tüm tepkilere rağmen, Lieberman daha önce, iki dönem bakan olarak görev yaptı.

2001'de bir yıl altyapı bakanlığı yapan Lieberman, 2004'te ise Ariel Şaron hükümetinden, Gazze'den tek taraflı çekilme planına muhalefeti dolayısıyla çıkarıldı. Halen hükümette özellikle İran konusunu izleyen Stratejik İşler Bakanlığı'nı yürütüyor.
Bu haber toplam 730 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri