Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İsrail'e bir 'One Minute' daha

29.08.2009 16:14
Başbakan Erdoğan'ın Davos'ta 'one minute' çıkışıyla İsrail'e gösterdiği tepkinin benzeri Nobel Barış Ödülü sahibi Güney Afrikalı Başpiskopos Desmond Tutu'dan geldi.
Başbakan Erdoğan'ın Davos'ta 'one minute' çıkışıyla İsrail'in Filistinlilere uyguladığı şiddete gösterdiği tepkinin bir benzeri de Nobel Barış Ödülü sahibi Güney Afrikalı Anglikan Başpiskopos Desmond Tutu'dan geldi.

Kudüs'ü ziyaret eden Tutu, Batı'nın İsrail'e karşı soykırım suçu altında haklı olarak ezildiğini; ama kefareti Filistinlilerin ödemek zorunda kaldıklarını söyledi. İsrail'in Haaretz Gazetesi'ne konuşan Tutu, Almanya gezisi sırasında soykırımdan alınması gereken dersin İsrail'in her zaman kendisini korumak zorunda olduğu yorumunu yapan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu da eleştirdi.

"İsrail'in soykırımdan alması gereken ders, güvenliğin asla çitler, duvarlar ve silahlarla edinilemediği dersidir." diyen Tutu, kendi ülkesinde de güvenliği silahın namlusunda görenlerin yanıldıklarını ve güvenliğin ancak herkesin insan hakları tanındığı zaman sağlanabildiğini söyledi.

Nobel ödüllü Başpiskopos, işgali eleştiren herkesi antisemitizmle suçlayan ve kendisine karşı lobicilik yapan AmerikaYahudi örgütlerini de eleştirdi ve "Benim konumum aslında direkt Tevrat'tan alınmış bir konum. Allah insanı kendi suretinde yarattı ve Rabb'imiz her zaman ezilmişten yanadır." şeklinde konuştu.

APARTHEİD'DAN BİLE SERT

Tutu aynı zamanda Ben-Gurion Üniversitesi Profesörü Neve Gordon'un İsrail'e kısıtlı bazı yaptırımların uygulanması yönündeki çağrısını da desteklediğini açıkladı. İsrail İşgali adlı kitabın yazarı olan Profesör Gordon, bir müddettir işgalin ve "İsrail Apartheid"ının sona ermesi için ülkesine uluslararası boykot ve yaptırım uygulanması çağrısında bulunuyordu.

Tutu, işgal altındaki Filistin topraklarıyla kendi ülkesinde yaşanmış Apartheid dönemini kıyaslarken de güvenlik güçlerinin kontrol noktalarında insanlara yaptığı muamelenin bire bir aynı olduğunu söyledi. Ancak Tutu Güney Afrika Apartheid'ında hiç değilse kolektif cezalandırmanın olmadığının altını çizdi.

"Bizde bir evde yaşayanlardan birinin terörist olabileceği ihtimaline binaen evin tümden yıkılması diye bir şey yoktu." şeklinde konuşan Tutu, Bil'in Köyü'nün kurtarılması için mücadele eden barış taraftarlarını da Gandhi ve Martin Luther King'e benzetti. Bil'in, 2007 yılından bu yana yanı başında kurulmaya çalışılan yerleşime karşı mücadele veren bir Filistin şehri. Bil'in'in mücadelesine pek çok Yahudi gönüllüsü destek veriyor.

Apartheid, Güney Afrika Cumhuriyeti'nde 1950'den 1994 yılına kadar yürürlükte kalan ayrımcılık politikasının adı. Uluslararası terminolojide, ırkçılık siyasetinin egemen olduğu hükümetlerce yönetilen rejimler için Apartheid rejimi ifadesi kullanılıyor.

Diğer Haberler
Romanya'da gösteri uçağı düştü
El Zeydi serbest bırakılıyor
Irak'ta bombalı saldırılar: 15 ölü
İran'a silah taşıyan gemiye engelleme
Norveç'ten haşemaya izin çıktı
Mutteki'den taziye ziyareti
Rus basınından özetler
Suriyeli 2 Guantanamo mahpusu Portekiz'de
100 milyon dolarlık silah
CNN 'Bölücü harita' için özür diledi
Pakistan, Svat Vadisi'ni vurdu
BAE, İran'a silah taşıyan gemiye el koydu
Almanya'nın cezasını Araplar ödüyor
Adalet umudu Lahey'e taşınıyor
Endonezya'da tenke battı: 5 ölü 18 kayıp


Bu haber toplam 968 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri