Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İsrail'in saldırısında ŞOK GELİŞME

06.06.2010 12:39
İsrail komandolarının, Mavi Marmara'ya yaptığı kanlı baskında kullandığı mermiler girdiği yeri dağıtıp parçalamış. Diğer ayrıntılar da kan donduruyor
İnsanlık Filosu'na yapılan kanlı baskında şehit düşenlerin otopsi raporları İsrail'in amacının katliam yapmak olduğunu ortaya koydu. Gönülülerin neredeyse tamamı yakın mesafeden ateş edilerek katledilmiş.

FURKAN'A 45 SANTİMDEN BİLE DEĞİL

Reuters haber ajansının İngiliz Guardian gazetesine dayanarak geçtiği habere göre 9 gönüllünün vücudunda 30 kurşun izi var. Gazeteye konuşan Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcısı Yalçın Büyük ABD vatandaşı olan 19 yaşındaki Furkan Doğan'ın 45 santimden daha yakın bir mesafeden bir kez suratından, bir kez kafasının arkasından iki kez bacağından bir kez de sırtından vurulduğu belirtti.

60 YAŞINDAKİ BİLGEN'E DÖRT KURŞUN

60 yaşındaki İbrahim Bilgen'in de şakak, göğüs, kalça ve sırtından dört kez vurulduğunu açıklayan Yalçın Büyük hayatını kaybeden gönüllüden sadece 1'inin tek kurşun ile öldürüldüğünü tespit edildiğini anlattı. Büyük, gönüllülerin çoğuna yakın mesafaden ateş açıldığı, hatta bir yardım gönüllüsünün iki gözünün arasından vurulduğunu kaydetti. Büyük, otopside kurşunların bir yerelere çarpmadan direk yardım gönüllülerinin vucütlarına girdiğinin anlaşıdığı da belirtti.

5'İNİN KAFASINA BİRDEN ÇOK KURŞUN

Rapora göre 9 yardım gönüllüsünden 5'i kafalarına isabet eden birden çok kurşun yarasıyla hayatını kaybederken üçü de ya sırtlarında ya da göğüs bölgelerinden çok sayıda kurşun yarası almış.

İlk kez kullanılan bir kurşun

Kurşunların 9 milimetrelik silahlardan atıldığını anlatan Adli Tıp Kurumu Başkanı Haluk İnce şunları söyledi. “Evet hepsi 9 milimetre çapında mermilerdi. Ancak biri diğerlerinden farklıydı. Bir maktülün beyininden çıkardığımız bu kurşun da 9 milimetrelikti ancak av tüfekleri ve benzerlerinde kullanılan saçma gibi bir malzeme içeriyordu ve bir otomotik silahtan böyle bir kurşunun kullanıldığına da ilk defa şahit olduk.

İNFAZ GİBİ

Cengiz Akyüz: Başının arkasında, yüzünün sağ kısmında, sırtında ve sol bacağında dört kurşun yarası.

İbrahim Bilgen, 60: Göğsünün sağ kısmında, sırtında, sağ kalçasında ve sağ sakağında dört kurşun yarası

Cevdet Kılıçlar, 38: Alnının ortasında bir kurşun yarası

Furkan Doğan: Burun, sırt, başın arkası, sol bacak ve sol bilekte beş kurşun yarası

Fahri Yaldız: Göğsünün sol kısmı, sol bacağı ve sağ bacağında iki tane olmak üzere dört kurşun yarası

Ali Haydar Bengi: Göğsünün sol kısmı, bel, sağ kol, sağ bacak ve sol elinde 2 tane olmak üzere altı kurşun yarası

Çetin Topçuoğlu: Başın arkası, vücudun sol kısmı, belin sağ tarafına üç kurşun yarası

Cengiz Songür: Boynun ön kısmında tek kurşun yarası

Necdet Yıldırım: Sağ omuz ve sırtın solunda iki kurşun yarası

Cenazelerin ve gönüllülerin Türkiye'ye getirildiği günden bu yana Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu (ATK) binasından ayrılmayan Doç. Dr. Haluk İnce ile dün telefonla görüştük. Oldukça doluydu. İşte İnce ile aramızda geçen diyalog:

Radyoaktif inceleme yapıldı

Sonuçlar alındı mı?

Sadece ilk bulgular... Alınan kan örneklarinde kimyasal tetkikler yaptırıyoruz, kanlarında. Bittikten sonra ayrıntılı rapor hazırlayacağız.

9 kişinin üzerinde 30 mermi girişi saptanmış ve özellikle kafa bölgelerinde?

Evet hepsi doğru. Bu konuda hakikaten çok doluyum. Açıklamaya duygularımı karıştırmak istemiyorum.

Neden sonuçları kamuoyuyla paylaşmıyorsunuz?

Şu anda bilgi veremem, devletin diğer birimleriyle çalışıyoruz. Sonuçları Ankara'ya iletiyoruz, onlar gerekli açıklamayı yapacaklar. Ya da bir açıklama yapmamızı istiyorlarsa da o şekilde yapacağız.

“Mavi su içirildi” iddiaları doğru mu?

Öyle ifadeler var, tetkiklerimiz devam ediyor. Tekrar bize gelecekler.

Radyoaktif madde saptandı mı?

Bu inceleme yapıldı. Sonuçları büyüklerimize arz edeceğiz.

Yaralar çok etkileyiciydi

Operasyonda nasıl silahlar kullanılmış?

Gördüğümüz yaralar çok etkileyiciydi. Adalet Bakanımızın Müşteşarına o görüntüleri gösterdikten sonra kendileri emir verdiler ve detaylı çalışma yapıyoruz. Devletimiz de toplumumuzla paylaşacaktır.

Görüntülerde ne vardı?

Bizim bugüne kadar hiç görmediğimiz bir şeydi bu. İlginç bir şey.

Nasıl yani?

Rastlamadığımız bir şey, normal dışı, anormal bir şey. Yara balistiğinde birçok süreç vardır, süreçten çok farklı bir şey. Biz farklı diyorsak farklılığa sonuçta bu işin uzmanı balistikçiler bakar. Balistikle paylaştıktan sonra büyüklerimize arz edeceğiz. Onlar nasıl bir değerlendirme yapacaklar, ona göre konuşacağız.

Ama sizin de bir tespitiniz olmalı?

20 yıllık adli tıpçıyım. 20 yılda görmediğim bir yaraydı bu. İçinde bulunan mermi de görmediğim bir şeydi. Görünce çok şaşırdık.

Kesinlikle 9 mm'lik değil

9 mm'lik silahtan çıkan mermiler mi?

Kesinlikle 9 mm değil. Onu ayırt edecek donanımdayız. Bu farklı bir şey, bunun çapı yok. Anlatamam, görmeniz gerekir. Tarifle olmaz. Görüntüyü büyüklerimiz uygun görürse verecekler. Onları da biz size aktaracağız.

Bütün yaralar böyle mi?

Hayır 9 mm'lik silahtan çıkan mermi girişleri de mevcut.

Hafta sonu sizi bulduk?

Yoo... Çalışıyorum, tatilimiz yok. Çarşamba sabah 05.00'ten itibaren çalışıyorum. Evime de sadece elimi yüzümü yıkamak için gittim, üzerimi değiştim. Bugün de asistan arkadaşlarımla buradayım.

Öte yandan Milliyet gazetesi yazarı FİKRET BİLA'ya konuşan Cemil Çiçek, "İsrail askerlerinin gözaltına aldıkları yardım gönüllülerine işkence yaptıklarının ortaya çıktığını" söyledi. İşte o yazı:

Çiçek: İşkence izleri var

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Mavi Marmara gemisine saldıran İsrail askerlerinin gözaltına aldıkları yardım gönüllülerine işkence yaptıklarının ortaya çıktığını söyledi. Çiçek, dünkü görüşmemizde şu bilgiyi verdi:

İşkence izleri açık

“İşin hukuki ve siyasi yönüne girmeden önce şunu söylemeliyim. Sayın Başbakan'la dün yaralıları hastanede ziyaret ettik. Anlattıklarını insanlığın, vicdanın kabul etmesi mümkün değil. Ciddi işkence görmüşler. Yaralarından, vücutlarındaki izlerden bu çok net görülüyor. İsrail bunu nasıl izah edecek, merak ediyorum. Biliyorsunuz birçok uluslararası kuruluş var. En küçük bir kuşkuda hemen Türkiye'ye gelir, inceleme yaparlar. Şimdi bu kuruluşların harekete geçmesini bekliyoruz. İşkenceyi Önleme Komitesi var, alt komiteler var. Bu kuruluşların, İsrail askerlerinin yaptığı işkenceyi görmeleri ve tespit etmeleri gerekir. İşkence bir insanlık suçudur.”

Türkiye doğru yaptı

Çiçek, tartışmaların sağlıklı bir ortamda yapılmadığını da belirterek, şöyle devam etti: “Türkiye bu hukuksuz saldırı karşısında doğru olanı yapmıştır. Zamanında ve hızlı hareket etmiştir. Türkiye önce uluslararası hukukun gereğini yerine getirip, BM Güvenlik Konseyi'ni toplamış ve ABD'nin de onay verdiği Başkanlık açıklamasını yaptırmıştır. Birkaç siyasi ses dışında dünyada hiçbir ülke İsrail'in yaptığını doğru bulmamıştır. İsrail suç işlemiştir. Türkiye bunu tespit ve tescil ettirmiştir.”

İsrail'le ilişki sürdürülemez”

Çiçek, İsrail'in Türkiye'yi tatmin edecek bir tutum sergilememesi halinde ilişkinin sürdürülmesinin mümkün olmadığını da vurguladı ve şöyle konuştu: “Bu atmosferde Türkiye'nin İsrail'le ilişkisini sürdürmesi mümkün değildir. Türkiye hukuktan kaynaklanan haklarını kullanmıştır, kullanacaktır. İsrail'in tutumu böyle devam eder ve Türkiye'yi tatmin edecek bir tutum sergilemezse, alınan ve alınacak olan kararlar uygulamaya sokulacaktır.”

Sorun uluslararası

Çiçek'e göre, olayı sadece Türkiye ile İsrail arasındaki ikili bir sorun gibi algılamak yanlış. Çiçek'in bu konudaki görüşü şöyle:
“Olay Türkiye ile İsrail arasındaki bir sorun değildir. Uluslararası bir sorundur. O gemide 32 ülkeden insan vardı. Evet Türkler çoktu, öldürülenler Türktü ama 32 milletten insan vardı. O halde o insanların ülkeleri de Türkiye gibi uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını aramalıdır, arayacaklardır.”
Bu haber toplam 1420 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri