Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İşte Baykal'ın tepkisi

29 Temmuz 2008 / 14:56
Deniz Baykal Ergenekon iddianemesiyle ilgili sert konuştu. "Başbakan da sanık" dedi. Kendiyle ilgili iddialar için bakın neler söyledi?
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal Meclis'teki grup toplantısında Türkiye'nin gündemini değerlendiriyor.

Çok acı bir terör saldırısının hemen arkasında bir araya geldik. Terör bu defa milletimizi İstanbul'da vurdu. 17 insanımız hayatını kaybetti. Çok yaralımız var. Asıl önemlisi terörün aniden ortaya çıkacağını görmüş olmamız. Bu defa karşımıza çıkan terör doğrudan sivil halka yönelikti. Hedefi bir resmi kuruluş değil, sadece masum insanlardı. Bu yüzden terör saldırılarının en acımasızıydı... Ölen vatandaşlarımız tesadüfen ölmedi. Onların ölmesi arzulandı.

Birileri bunu Türkiye'ye yaşatma ihtiyacı içindedirler. Kimdir bunlar? Kim olduğu önemli değil tamam da karşımızdakinin adını koymalıyız. Terörün propagandasını yapar duruma düşmeyelim bu nedenle adını söylemeyelim diye bir şey olabilir mi? Propagandasını yapmak için değil, lanetlemek için adını koyalım. Yoksa siz onların lanetlenmesini mi istiyorsunuz?

Resmi yöneticiler daha önce Ankara Anafartalar'da yaşamış olan saldırısıyla tam bir paralellik oluşturduğunu, bu nedenle PKK terör örgütü olduğunu söylediler. Bu adını andığımız eylemi de PKK üstlenmemişti. Genellikle terör örgütleri yaptıkları işleri üstlenirler. Ama bu olayları üslenmiyorlar. Demekki terör yapanlar toplumun infiali karşısında "biz yaptık" diyemiyorlar. Böyle bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Bunun üzerine yürümek lazımdır. Terörle mücadelenin en iyi yolu terörü tecrit etmektir. Terörün olağanlaşmasına engel olmaktır. Görüyorum ki medyamız da bu konunun üzerine büyük bir kararlılıkla gitmiş.

Hiçkimse terörle mücadeleden korkmamalıdır, korkmamalıdır. "Adını söylemeyin" dememelidir.

EKONOMİNİN GİDİŞATI KÖTÜ

Ekonominin gidişatı kaygı verici... Güven araştırmasında 20 puan düşme var geçen yıldan bu yana... Enflasyon arttı, TÜFE arttı. İki rakamlı bir enflasyonla karşı karşıyayız. Merkez Bankası da devlet kendini aldatmasın. Enflasyon iki rakamlı olacak. Hedef yüzde 4'tü... Şimdi hedef yüzde 10'ların üzerinde... Başbakan "ne krizi Türkiye'de 167 bin araba 3 ayda satılıyor" dedi. Biz de baktık... 167 bin araba satılıyor ama 3 ayda değil 6 ayda. Bu araçların 55 bini yerli, gerisi ithal... 2007 araba sayısı 2008'in aynı dönemine göre daha fazladır. Satılan arabalar içinde yabancı payı kaygı verecek derecede azalmıştır.

FINDIK FİYATI NE OLACAK?

Fındık gündemde. Türkiye'de ilk kez bu tarih itibariyle hiçbir açıklama yapmamıştır. Başbakan "biz fiyat açıklarsak fiyat düşer. O yüzden fiyatı açıklamıyoruz" diyor. Bugüne kadar hep fiyat açıklanıyordu. Senin açıkladığın rakama göre fiyat düşer ya da düşmez. İyi bir fiyat verilmeyeceğinin işareti bu...

İDDİANEME DEĞİL, BBG EVİ

Ergenekon davası diye bilinen konuda iddianame açıklandı. 2500 sayfalık belge.. Birbirinden kopuk... Bağlantılar irdelenmemiş, deliller irdelenmemiş. Çoğunlukla telefon dinlemeleri. Ben izleyince dedim ki "iddianame değil, biri bizi gözetliyor evinin tutanakları"... O dedi, bu dedi şeklinde... Hiçbirisi suç teşkil etmeyen laflar... Bağlantılar kurulacak. 86 sanıklılı, 54 tutuklulu bir dava... Çok tumturaklı bir adı var. Ergenekon terör örgütü... Bu sanıkların bazıları örgütün kimisi yöneticisi, kimisi üyesi... Ama bunlar birbirlerini tanımıyor bile... Ama hepsinin ortak noktası "AKP gitsin, devlete zarar veriyor, laik cumhuriyete zarar veriyor" EĞer AKP'yi istememek bunun için yeterli sayılıyorsa bu sanık sayısı az... Örgütü kurmak için binbir dereden su getirilmiş. Bulduğunu koymuş. Hatta o kadar ki iddanameyi hazırlayanlar başbakanı da sanık olarak bu iddanameyi içine almış. Başbakan diyor ki ben bu davanın savcısıyım. Ama şimdi görüldü ki

BAŞBAKAN DA SANIK

İddianame diyor ki "Başbakan 60 milyon dolar Mehmet Ağar'a rüşvet vermiştir". Rüşvet vermek suç değil mi? Hem suç, hem günah... Ben bekliyorum. Başbakan "ya verdim desin, iddaanameye karşı çıksın, ya da vermedim desin, sanıklar arasında yer alsın...

Şener Erguygur hem yönetici... Hem de örgütün öldürmeyi amaçladığı isimlerden biri... Hem kurucu hem hedef... İddianame ciddi bir hukuki belgedir. Söylenen her sözün ağırlığı vardır. Bu iddianame olmaktan çıkmış.

KANADA'DAKİ HAHAMLA İLGİLİ NE YAPILIYOR?

Bu terör örgütünün banisi Kanada'daki haham... Karışık bir kişi... Her boyaya girmiş çıkmış... Gazetecilik yapmış, Fethullah hocanın çevresinde dolaşmış, musevi papazı olmuş. Elhamdülillah museviyim diyor. bu iddianame temel olarak ona dayanıyor. Bu arkadaşa yönelik iddianamenin tavrı ne? Sanık mı, tanık mı, aranıyor mu, çağrılmış mı? Hiçbir şey yok. İddianamenin özünü sağlayan insan meçhul... Televizyonlara konuşuyor. Tanık olarak bile yok...

Bu iddianame "şu anda yürütülmekte olan önemli bir dava Ergenekoncular tarafından açtırıldı" deniyor. Bir iddianamede böyle bir ciddiyetsiz laflar edilebilir mi?

Danıştay cinayetiyle bağlantı kurulmak isteniyor. En büyük delil de cinayeti işleyenin babasının hesaplarındaki önemli bir artış olduğuna dikkat çekiliyor. Savcılık kurumu paranın nereden yatırıldığını bulamıyor mu? Babayı çağırıp sordun mu "nereden buldun" diye? En sonunda adam televizyondan açıkladı. Emekli ikramiyesi, araba satışı ve daire satışından edinilen paralarmış... Bu iddianamenin amacı ne? Danıştay saldırısının Ergenekon'a bağlamak, kamuoyunda bu imajı yaratmak için böyle bir iddia ortaya atılıyor. Sorulsa adam savcıya söyleyecek zaten...

Biz de payımızı almışız. Bana ve Olcay'a birileri paralar getirmişler. Bana birkaç defa getirmişler. 2 milyon bir gelmiş, 3 milyon bir gelmiş? Niye verilmiş peki bu paralar? Teşvik belgesi çıkarılıcakmış, gerçi o teşvik belgesi için Baykal'a ihtiyaç yoktu. Herkes alabilirdi ama nedense verildi deniyor.

Kimin iddiası? Ben de bilmiyorum diyor savcı? Bir yere gittiğinde mülakatta ortaya çıkmış.

Şimdi ben merak ediyorum: O kişiler bu teşviki almış mı? O iş olmadıysa o parayı bende bırakmışlar mı? Ben herhangi bir devlet dairesinde birine bize bir teşvik lazım demiş miyim? Bunu söyleyecek tek bir kişi bile var mı? Bu rüşveti kim verdiyse çıksın söylesin.

Bak benim hakkımda da iddia var artık başbakan. Hadi şu dokunulmazlıkları kaldıralım.

Bunlar bu belgenin hukuki belge olmadığını bize gösteriyor. Siyasi bir belgedir. Çamur atma çabası var.

Savcı üzerinden o savcılık cübbesini çıkarsın da, bu iddiayı benim önümde söylesin de kendisiyle Türk mahkemeleri karşısında hesaplaşalım...

Bu bir darbe iddiası değildir. Bu örgütü MİT bilmiyor, Ordu bilmiyor, halk bilmiyor. Yaşanan bir terör yok. Susurluk cinayetine girmiyor. Papaz cinayetlerine, Hrant Dink cinayetine girmiyor. Darbe günlüklerinin üzerine gitmiyor. Eğer bu Ergenekon için harcanan mesai PKK için harcanmış olsaydı belki de Güngören'deki bu olayı yaşamazdık.

İddianameyle ilgili anlayışımız ortada. Ama Ağır Ceza Mahkemesi karar verecektir.

Önümüzde bir başka yargı süreci var. O konuyu Anayasa Mahkememiz gereken şekilde değerlendiriyor.

Kaynak:
Bu haber toplam 770 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri