Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İsveç'ten Türkiye'ye başörtüsü dersi-2

01.02.2010 01:20
Türkiye'de dine ve başörtüsüne saldırılar, kısıtlamalar olurken dünya'nın en çağdaş ülkesi İsveç'ten yeni bir başörtüsü dersi geldi...
Ramazan KERPETEN/STOCKHOLM
Gündeme bomba gibi düşen Tüm Türkiye'nin tepkisini alan, Denizli Tabip Odası'nın düzenlediği konferansta İslam dini ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) ile ilgili yakışıksız değerlendirmeler yapıldı.
 
Değerlendirmelerde Dünya'nın en çağdaş ülkelerinde artık dinin ve sembollerinin yeri olmadığını, dinin afyon görevi yaparak insanları uyuşturduğunu ve 21 yüzyılın Ateizmin yüzyılı olduğunu savunan bu zavıllı zaatlara, Dünya'nın en çağdaş ülkesi ve insan beyniyle çağdaş medeniyetin zirvesinde olan İsveç'ten Türkiye'ye geçtiği haberlerle gündem oluşturan deneyimli gazeteci Ramazan Kerpeten' den tokat gibi cevap geldi.
İşte Ramazan Kepeten'in İsveç'den yaptığı ikinici başörtüsü haberi...
 

Türkiye’de başörtüsü tartışmaları yaşanırken, İsveç’te başörtüsüne dair hiçbir yasak ya da engelleme yaşanmıyor ve bu doğal bir hak olarak kabul ediliyor. İsveç’te görev yapan, kamu hizmeti yapan birçok başörtülü görevli var ve onlarla özel röportajlar yaptık. Bundan önce Stockholm Arlanda Havaalanı’nda polislik yapan Masoumi Yakup isimli başörtülü bir Müslüman bayan ile röportaj yapmıştık.

img514x344.20100201014234..jpgK

Askeriyede de durum farksız. Orada da Müslüman bir kadın inancından dolayı başını örtebileceği gibi, Hintli bir asker Sih erkek de başına sarığını bağlayabiliyor.

n_ra_muck_286642w.20100201014305..jpg

Türkiye’den binlerce kilometre uzakta Müslüman vatandaşlara bu haklar tanınırken, Türkiye’de kamu hizmetleri verilen yerlerde çalışmaya değil, bu hizmetlerden faydalanmaya bile yasaklar getirilebiliyor. Dolayısıyla da binlerce başörtülü bayan okul kapılarında bekletiliyor, bazı organlarımız da onları görüntüleme, avlama yarışına girebiliyor.

İsveç’te devlet liselerinden birisinde kimya öğretmenliği yapan bir bayanla yapılan röportajı aktarıyoruz.

getattachment[1].jpg

KİMYA ÖĞRETMENİ KRİSTİNA (AYŞE) LUNDİN: BU KADAR MÜSLÜMANIN OLDUĞU BİR ÜLKEDE BÖYLE BİR YASAK NASIL OLDU ŞİMDİYE KADAR?! 

Daha önceden sözleştiğimiz Kristina Lundin ile görüşmek üzere çalıştığı liseye gittik. Ders arası olduğu için ve vakit fazla olmadığından kısa bir görüşme yaptık. Helenelundsskolan isimli lisede sayısal derslere girdiğini söylen Kristina Lundin; aslen İsveçli birisi ve bundan 14 yıl önce müslüman Türkleri tanımış ve onlardan İslam’ı öğrenerek Müslümanlığı seçmiş ve Ayşe ismini almış birisi. Türklerden birisi ile evlenen ve 4 çocuk annesi olan Lundin, Türkçe öğrenmiş; kendisiyle Türkçe olarak röportaj vermesini rica ettiğimizde bizi kırmadı.

Lundin, öğrencilerinin 15 yaşlarında olduğunu, kimya haricinde fizik matematik gibi sayısal derslere de girdiğini belirtti.

 new_getattachment[1].jpg

13 yıldır başörtülü olduğunu ve bu okulda 6 yıldan fazla zamandır görev yapmakta olduğunu, işe girmek için ilk müracaata geldiğinde iyi geçtiğini, hemen işe aldıklarını söylerken, bu zamana kadar başörtüsünden dolayı hiçbir engelle karşılaşmadığını ekledi.

 

Sadece kendisini başörtülü görünce, bazı öğrenci ve öğretmenlerin kendisine sorular sorduğunu ve kendisinin de cevaplamaya çalıştığını söyleyen Lundin: “Din konusunda bilgi verilmesi gerektiğinde bazen beni çağırıyorlar, derslere girip İslam hakkında bilgiler veriyorum” diye ekliyor.

Öğrencilerin hemen hepsinin İsveçli olduğunu söyleyen Lundin, öğrenci velilerinden yana da şuana kadar bir sıkıntı çıkmadığını belirtirken, Türkiye’de bu konuda şimdiye kadar yasakların olduğunu ilettiğimizde:

“Bu bana tuhaf geliyor, bana göre her insan okuyabilmeli. Hangi dini seçersen seç, bu fark etmemeli. Hangi kıyafet olursa. Başörtüsü bir kıyafet neticede” şeklinde konuşurken, bu meseleyi buradaki bazı öğretmen arkadaşlarıyla da konuştuklarını, onların da duyunca çok şaşırdığını ve “Böyle bir yasak nasıl olur? Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede..” dediklerini aktardı.

 

Kendisini ders verirken de görüntülemek istediğimizi söylediğimizde talebimizi bir şartla kabul edebileceğini, bu öncelikle öğrencilerine sorması gerektiğini söyledi. Öğrencilere sorulduğunda, kendilerinin pek kayda alınmaması şartıyla kabul ettiler. Ve ders başlarken Lundin ile birlikte derse girdik ve kimya ile ilgili dersini verirken, kendisini kayıt altına aldık. Çekimlerin ne için yapıldığını soran bir öğrenciye Lundin’in:

“Türkiye’de bu zamana kadar başörtülere çalışma izni verilmiyormuş, burada böyle bir hakkın olduğunu çekmek için gelmişler” şeklinde cevap vermesi, sınıfta şaşkınlıkla karşılandı. Öğrencilerin, “Nasıl böyle bir şey olabilir?” şeklinde hayretlerini ortaya koymaları dikkat çeken bir ayrıntı idi.

new_new_new_new_new_getattachment[1].jpg

Kaynak:
Bu haber toplam 2632 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri