Her hakkı saklıdır. Kaynak belirtilerek alıntı yapılabilir.
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim
Foto Galeri
Video Haber
Karakter boyutu :

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'nin bugün Türkiye gazetesinde yayınlanan Kanuni de Ayamama'da 1563'te mahsur kalmıştı başlıklı yazısında Kabe'nin de tarih boyunca bir kaç kez su baskınına uğradığı hatırlatılıyor ve şu satırlara yer veriliyor:
Kâbe sular altında!
Sel baskınlarından tarih boyu Mekke ve Medine de nasibini almıştır. Mekke-i Mükerreme volkanik bir arazide kurulduğu; Medine-i Münevvere de toprağı killi olduğu için sele çok müsaittir. Nâdiren yağan yağmurlar, toprağın suyu emişi zayıf olduğundan sele dönüşür.
Daha Hazret-i Peygamber'in gençliğinde Kâbe-i muazzama sel sebebiyle yıkılıp yeniden yapılmış; hatta taşı yetmediği için daha küçük yapılarak eskiden Kâbe'ye dâhil hatim denilen kısım kısa bir duvarla çevrilmişti. Hacer-i Esved'i yerine koyma sırasında kabilelerin ihtilafa düştüğü; herkesin güvendiği Hazret-i Peygamber'in mâhirâne bir yolla bu ihtilafı çözdüğü meşhurdur.
Kâbe'nin sular altında kaldığı bir zaman Abdullah bin Ömer yüzerek tavaf etmek istemiş; içeri girdiğinde kendisi gibi düşünen çok kimsenin bulunduğunu görmüştür. 1974 senesine kadar Kâbe-i Muazzama'dan sel hiç eksik olmamış; bu tarihten sonra alınan tedbirlerle sele rastlanmamıştır.
Biz de ilk kez Haber 7 olarak yaklaşık 4 yıl önce yayınladığıımız ve bugün internetin pek çok sitesinde yaygın olarak kullanılan 1940'lı yıllardaki su baskının görüntülerini bu vesile ile bir kez daha hatırlatalım istedik.
Kâbe sular altında!
Sel baskınlarından tarih boyu Mekke ve Medine de nasibini almıştır. Mekke-i Mükerreme volkanik bir arazide kurulduğu; Medine-i Münevvere de toprağı killi olduğu için sele çok müsaittir. Nâdiren yağan yağmurlar, toprağın suyu emişi zayıf olduğundan sele dönüşür.
Daha Hazret-i Peygamber'in gençliğinde Kâbe-i muazzama sel sebebiyle yıkılıp yeniden yapılmış; hatta taşı yetmediği için daha küçük yapılarak eskiden Kâbe'ye dâhil hatim denilen kısım kısa bir duvarla çevrilmişti. Hacer-i Esved'i yerine koyma sırasında kabilelerin ihtilafa düştüğü; herkesin güvendiği Hazret-i Peygamber'in mâhirâne bir yolla bu ihtilafı çözdüğü meşhurdur.
Kâbe'nin sular altında kaldığı bir zaman Abdullah bin Ömer yüzerek tavaf etmek istemiş; içeri girdiğinde kendisi gibi düşünen çok kimsenin bulunduğunu görmüştür. 1974 senesine kadar Kâbe-i Muazzama'dan sel hiç eksik olmamış; bu tarihten sonra alınan tedbirlerle sele rastlanmamıştır.
Biz de ilk kez Haber 7 olarak yaklaşık 4 yıl önce yayınladığıımız ve bugün internetin pek çok sitesinde yaygın olarak kullanılan 1940'lı yıllardaki su baskının görüntülerini bu vesile ile bir kez daha hatırlatalım istedik.
Bu haber toplam 542 defa okunmuştur
| |
||||
Twitter |
friendfeed |
myspace |
blogger |
DİĞER HABERLER







Twitter
friendfeed
myspace
blogger























































