Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kağıt Parçasına Atlayan Malum Yazarlar

15.07.2010 00:00
Org. İlker Başbuğ'un yaptığı sert açıklamada kullandığı "kağıt parçası" ifadesi bazı köşe yazarları için maden olmuştu. İşte "kağıt parçası"na balıklama atlayan malum yazarlar..

 

Tarihler 26 Haziran 2009'u gösteriyordu. Türkiye “belge” denilen olaya kilitleniyordu. “Belge” ise "AKP ve Gülen'i Bitirme Planı" olarak bilinen ve altında Kurmay Albay Dursun Çiçek'in imzası olan DARBE Eylem Planı'ydı.

Gündem “belge” ile çalkanırken belki de bu konunun en üstündeki yetkili olan Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ bir açıklama yaptı.

“Belge” tartışmalarına sert bir restle cevap veren Org. Başbuğ, “Türkiye neredeyse iki haftadır Genelkurmay Askeri Savcılığının elinde bulunan, topladığı ve talep ettiği bütün bilgiler çerçevesinde yürüttüğü hazırlık soruşturması neticesinde ulaşmış olduğu kararla ortaya çıkan bir kâğıt parçası etrafında gereğinden fazla enerjisini tüketmiştir, harcamıştır.

Ayrıca yargı sürecine sabırla ve sükûnetle bekleme basiretini de gösterememiştir. Her şeyden önce bunlardan dolayı gerçekten biz Türk Silahlı Kuvvetleri olarak üzgünüz” dedi ve ekledi: “Belge sahte çıkarsa ne yapacağımızı bütün Türkiye görecek…”.

Gündemde bomba etkisi yaratan bu açıklama ve o “darbe planı belgesi” artık yeni bir isim edindi kendine:

 “kâğıt parçası”. Bunun üzerine bir sürü köşe yazarı bu konuyu köşesine taşıdı. Ama içinde bazıları vardı ki, Org. Başbuğ'un dediği “Kâğıt Parçası”nı sulandırdı.

26 Haziran 2009'dan günümüze geri döndüğümüzde, hala kesinleşmemiş ve araştırma aşamasında olan bir olay hakkında bu kadar rahat açıklamalar yazabilen köşe yazarları bugün o yazılarından pişmanlık duyuyor olmalı.

Çünkü o “kâğıt parçası” incelendi ve Askeri Savcılık dün İddianameyi tamamladı. İddianameye göre tek suçlu, planda ıslak imzası bulunan Albay Dursun Çiçek. Yani “kâğıt parçası” sadece kâğıt parçası değil, bir “Darbe Eylem Planı”ymış.

Şimdi açıklanan bu karardan sonra Hürriyet, Milliyet, Vatan, Radikal gibi yayınlar, Askeri Savcılığın kararını "Terfi Edemeyince Planı Hazırladı ve Sızdırdı" manşetine sığındılar.

Peki, o zaman ne yazmışlardı diye merak mı ediyorsunuz? İşte 26 Haziran'daki Org. İlker Başbuğ'un açıklamalarına köşe yazarlarının yazılarından bazı seçmeler:

Rauf Tamer, Hürriyet - 27 Haziran 2009

Adı belge'ymiş, komplo'ymuş, işin o kısmını zamana bırakalım.

Ama şu aşamada dün, hoş bir gündü. Demokrasi epey mesafe aldı.

Yoksa, “bir kağıt parçası için” değer miydi basın toplantısı yapmaya?

Oktay Ekşi, Hürriyet – 28 Haziran 2009

Adam laf anlamıyor.

Başbuğ "Hukuka, demokrasiye saygılıyız. Bunun aksine bir emeli ve eylemi olanı aramızda barındırmayız" diyor, ama berikinin kulakları duymuyor.

Özdemir İnce, Hürriyet – 28 Haziran 2009

Tartışma ve kovuşturma konusu yapılan "İrticayla Mücadele Planı" belgesinin aslının bulunmaması ve aslında "olmaması" çok mümkün.

Herhangi bir imza fotokopi ya da bilgisayar tekniğiyle herhangi bir metnin altına monte edilebilir. Bilgisayar uzmanlarının dediğine göre, albayın imzası herhangi bir yerden alınarak tarayıcıdan (scanner) geçirilerek word dosyasına eklenebilirmiş.

"World belgesine Genelkurmay'ı karalayan o satırları yazmışlar; world belgesine PhotoShop programı ile bir şekilde elde ettikleri imzayı eklemişler. Çıktının fotokopisini alıp aslını imha etmişler" diyorlar. Bu olabilir mi? Olabilirmiş!

Ama bu yüzün bir de tersi var: Belge Albay Dursun Çiçek tarafından değil ama AKP hükümeti ve Fethullah cemaati tarafından hazırlanmış olamaz mı? AKP hükümetini bu varsayımın dışında tutalım, ama şaibeli Fethullah cemaatinden her şey beklenebilir.

Cüneyt Ülsever, Hürriyet – 28 Haziran 2009

ALDIĞIM terbiye gereği aksi ispat edilene/belgelenene dek İlker Başbuğ'un açıklamalarını esas almam gerekir. Şimdi merakla Sivil Savcılığın soruşturma sonuçlarını bekleyeceğim.

Ancak, bugün Başbuğ'un açıklamasındaki bir noktayı irdelemek istiyorum. Meğer ünlü belge/kâğıt parçasının üzerinde tarih yokmuş!

Fatih Çekirge, Hürriyet – 29 Haziran 2009

Yahu siz bizim ordumuzsunuz. Askerimizsiniz, kim size karşı bu topraklarda psikolojik savaş açabilir?

Ortada bir "iddia" var... Genelkurmay Başkanı buna "káğıt parçası" diyor... İktidar partisi ise farklı görüşte. Diyor ki;

"Askeri savcılığın kağıt parçası demesi yetmez. Sivil yargı da araştırsın."

Rauf Tamer, Hürriyet – 2009

Bütün bu tartışmalardan aklınızda kalan nedir?

Tek cümle:

-Genelkurmay'da böyle bir belge hazırlanmamıştır.

Hem de söyleyen kim?

Genelkurmay Başkanı.

Oh...Gerisi teferruat.

Teferruat dediğim, yâni, öbür ihtimaller.

Komplo... Mümkün.

Sahtecilik...Mümkün.

Cunta veya çete... Tabii o da mümkün.

Bence hiç vahim değil.

Sapıklar her zaman her yerde var.

Bizi şimdilik ilgilendiren kısmı, sadece o cümle... Tek cümle:

-Genelkurmay'da böyle bir belge hazırlanmamıştır.

Oh... Önce bu.

Gerisine bakarız.

Melih Aşık, Milliyet – 27 Haziran 2009

Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ'un dediği gibi... Türkiye bir kâğıt parçası yüzünden iki hafta zaman ve bir o kadar enerji kaybetti...

Birileri “İrticayla Mücadele Eylem Planı” adı verilen fotokopiyi Taraf gazetesine göndermese... O gazete de “AKP'yi ve Fethullah Gülen'i bitirme planı” diye yayımlamasa... Ülke bu komik duruma düşmeyecekti.

Bu sahte planı “geçersiz bir fotokopi” olduğunu bile bile kim sızdırdı? Amacı neydi?

Melih Aşık, Milliyet – 29 Haziran 2009

Anlaşılıyor ki Taraf adlı varakpare yarın Genelkurmay'da görevli birkaç general hakkında düzmece bir fotokopi yayımlasa, bu kadarı generallerin okkanın altına gitmesi için yeterli olabilecek. Çünkü AKP'nin bir kâğıt parçasını “belge” haline sokacak iletişim gücü oluşmuş durumda...

Fikret Bila, Milliyet – 27 Haziran 2009

Org. Başbuğ, “AKP'yi ve Gülen'i bitirme planı” diye sunulan fotokopinin, hukuken “belge” değil, bir “kâğıt parçası” olduğundan emin konuştu.

Mehmet Ali Birand 30 Haziran 2009

Bu tırmanmanın ne zaman ve nerede biteceği belli değil. AKP eline bir fırsat geçirdi. İster sahte, ister gerçek olsun... İster komplo, ister Genelkurmaydan çıkmış olsun, bu “kağıt parçasını” kolay kolay bırakmayacağa, gittiği yere kadar götüreceğe benziyor.

Güngör Mengi, Vatan – 27 Haziran 2009

Orgeneral Başbuğ, askeri savcılığın kararını yorumlarken iki haftadır darbe belgesi diye dolaştırılan fotokopinin bir “kâğıt parçası” olduğunu söyledi.

Ruhat Mengi, Vatan – 27 Haziran 2009

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ en ufak tereddütü olanları bile mahcup edecek kadar “demokrasiyi hazmetmiş” bir konuşma yaptı dün...

Askeri Savcılığın araştırmasından çıkan sonuca göre aynen tüm yabancı “belge uzmanı kuruluşların” da hemfikir olduğu şekilde) belgenin yargı içtihatına göre belge olmadığını, bu kağıt parçasının birileri tarafından “TSK'yı yıpratma ve karalama amacıyla üretilmiş” olduğunu söyleyerek:

“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan istiyoruz, belgenin gerçek olmadığından hareketle bu kağıt parçası kimler tarafından hazırlandı, bulunsun. Bunu beklemek hakkımızdır” dedi.

Murat Yetkin, Radikal – 27 Haziran 2009

Başbuğ'un üzerine basa basa 'kâğıt parçası' demesi de bir meydan okumadır. Tıpkı, 'belge olduğunu kanıtlayacak bilgi, belge emare olduğunda dosyayı yeniden açmaya hazırız', örtbas etme niyetimiz yok' demesi gibi.

İsmet Berkan, Radikal 27 Haziran 2009

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, 15 gündür hepimizi peşinden sürükleyen 'belge' için, Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın yaptığı araştırmaya dayanarak 'kâğıt parçası' dedi.

Evet, şu an için baktığınızda, ortada bu 'belge'nin resmi bir doküman olduğunu doğrulayan hiçbir veri bulunmadığına göre bu bir 'kâğıt parçası'dır ama Türkiye'de bütün siyasi sistemi, bütün Genelkurmay'ı, bütün medyayı peşinden koşturan bir 'kâğıt parçası'.

Hepimizin bu 'kâğıt parçası' üzerinde iki hafta boyunca nefes tüketmemizin sebebi çok açık. O 'kâğıt parçası'na sinen zihniyeti, o 'kâğıt parçası'nı gündeme sokan psikolojik harekâtı normal ve kabul edilir bulmamamız.

Hakkı Devrim, Radikal – 27 Haziran 2009

Genelkurmay Başkanı «Biz bu kağıt parçasını İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdik» diyor. Anlaşıldığına göre, Cumhuriyet Savcılığı bu kağıt parçasının, «Medya üzerinden bir asimetrik psikolojik savaşı başlatmak» niyetiyle kim veya kimler tarafından hazırlanıp medyaya sızdırıldığını belirleyebilirse, aldığı sonucu derhal bize bildirmeli ve dosyayı bize göndermelidir, ki gereğini Genelkurmay Savcılığı yapabilsin, demek istiyor.

Kaynak: Haber7

Bu haber toplam 1186 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri