Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kalbimize Yaptığımız Kötülükler!

14 Temmuz 2008 / 07:32
Kalp yorgunu ve kalbine dikkat etmeyen bir milletiz. Kalbimize çok kötülük yapıyoruz. Onu üzüyor, yoruyor, hırpalıyoruz. İşte kalbinize yaptığınız yanlışlar:
Prof. Dr. Osman Müftüğlu'nun makalesi

Yaz sıcakları bastırınca biz doktorları bir telaş alır. Nedeni yaz ve aşırı sıcaklar denince aklımıza kalp krizlerinin, Örsan Öymen'ler, Kemal Sunal'lar, Ahmet Priştina'ların gelmesidir.

Hepsini rahmetle andığımız bu kayıplara geçen hafta -ne yazık ki- "bir güzel insan" daha katıldı: Hasan Doğan. Peki biz ülke olarak en verimli çağlarında neden Hasan Doğan gibi değerleri kaybediyoruz. Nedeni kalbimize kötü davranmak. Bugünkü yazımızı çok dikkatli okuyun.

HASAN Doğan'ı hiç tanımıyorum. O'nu çoğunuz gibi ben de Avrupa Futbol Şampiyonası'nı izlerken tanıdım ve sevdim. Özellikle de "coşkusunu açığa vurma utangacı" halkımın bu eksikliğini gidermede çok önemli figür olacağını düşünüp sevgimi güçlendirdim. Dost, arkadaş sohbetlerinde güler yüzlü, keyifli ve üretken bir insan olduğunu duymuştum. Gelin görün ki bütün krizler gibi kalp krizleri de insafsız oluyor. Önüne ne gelirse silip süpürüyor. Sıcak yaz günlerinde adını bile bilmediğimiz, hiç tanımadığımız kim bilir ne çok Hasan Doğan'lar kaybediyoruz. Ve bunların çoğu ne yazık ki ilgisizlik, bilgisizlik ve dikkatsizlikten kaynaklanıyor.

Neden oluyor

Ani kalp ölümlerinin birçok nedeni var. Bazen koroner arter spazmları, koroner arterlerden kopan ve uç damarlardan birini tıkayan emboliler krize neden oluyor. Bazen de damar içi kanamalar veya birden oluşan pıhtılar kalp krizlerine yol açabiliyor. Kalp krizleri, koroner damarları tamamen normal bulunan kişilerde de görülebiliyor. Bu kişilerde stresin, depresyonun ve daha pek çok sorunun kalp krizini tetiklediği biliniyor. "Koroner spazmı" olarak bilinen durumda tıkayıcı plaklardan çok daha farklı etkenler devreye giriyor. Ani kalp ölümlerinde koroner kalp hastalığı dışındaki kalp sorunları da etkili olabiliyor. Örneğin, aort darlığı gibi kalp kapak hastalıklarında, kalp kasının aşırı kalınlaşmasıyla karakterli "hipertrofik kardiyomiyopati" denilen durumda, kalp ritmi bozukluklarında, farkına varılmayan doğumsal kalp kusurlarında, aort yırtılması ve benzeri hallerde de ani kalp ölümleri ile karşılaşmak mümkün.

Testi kırılmadan

Kalp hastalıklarına bağlı ani ölümlerin nedenlerini uzun uzun tartışıp keyfinizi kaçırmanın zamanı değil. Bu konunun özellikle kardiyologlar tarafından daha sık gündeme getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kanaatime göre, üzerinde durulması gereken çok önemli bir nokta var: "Kalbimize gereği kadar özen gösteriyor muyuz?.." Bu soruyu mutlaka ve açık yüreklilikle cevaplamamız gerekiyor.

Ben bu sorunun yanıtının en azından bugün için "Hayır" olduğunu düşünüyorum. Maalesef toplum olarak kalbimize iyi bakmıyoruz. Ona gereken özeni, dikkati göstermiyoruz. Aslında yalnız kalbimiz yönünden değil, genel sağlığımıza özen gösterme bakımından da ciddi kusurları olan bir toplumuz. Bu çok ama çok önemli bir nokta. Yandaki grafikte kalbimize yaptığımız yanlışları, çok dikkatli okuyun. Yaşadığımız son üzücü olay, hiç olmazsa bundan sonrası için bizi biraz daha dikkatli olmaya, kalbimizi de düşünmeye, kendimize iyi bakma konusunda bir şeyler yapmaya vesile olur.

İşte o yanlışlar

Kalp yorgunu ve kalbine dikkat etmeyen bir milletiz. Kalbimize çok kötülük yapıyoruz. Onu üzüyor, yoruyor, hırpalıyoruz.

Örneğin, çok sigara içiyoruz.

Kilo sorununa dikkat etmiyoruz.

Kan basıncımızı, kolesterolümüzü hem izlemiyor, hem de izleyenlerle dalga geçiyoruz.

Fiziksel aktivite bakımından da kötü durumdayız.

Tembeliz, hareket etmiyoruz.

Sağlığı ciddiye almıyoruz.

Sağlık kontrollerimizi düzenli yaptırmıyoruz.

"Can boğazdan gelir" deyip kötü besleniyoruz (İşi o kadar ileriye götürdük ki radyolarda televizyonlarda "Yemişim kalorileri" diye dalga geçip, ciddi yanlışlar yapıyoruz.)

Çoğumuzun stres yönetiminden haberi bile yok. Sıcağın soğuğun, hava kirliliğinin, açlığın -tokluğun kalbimize ne yaptığından haberdar değiliz.

Alkol tüketiminde de dikkatsiziz.

Genel olarak stres düzeyi yüksek, gergin, hüzünden hoşlanan bir ruhsal organizasyonumuz var. Bu halimizle, kalplerimiz bize gerçekte olması gerekenden daha çok müsamaha gösteriyor!

Saunaya, hamama ne zaman girilir, ne zaman girilmez bilmiyoruz.

İyi uyumuyor, yeterince dinlenmiyoruz.

Çabuk kızıp öfkeleniyor, hiddetimizi kontrol etmeyi beceremiyoruz.

NOT ALIN

Kimler risk altında

Ani ölümlere ülkemizde çok sık rastlanıyor. Ani ölüm, "şikayetleriyle ölüm arasında geçen sürenin 1 saatten daha az olduğu doğal ve beklenmedik ölümler" olarak biliniyor. Bütün ölümlerin ortalama yüzde 10'u ani ölümlerden kaynaklanıyor. Ani ölümler bütün dünyada ciddi bir problem olarak görülüyor. Özellikle genç ve orta yaşlarda ani ölümler sıklaşıyor. Ani ölümlerin nedeni yalnız kalp hastalıkları değil. Birçok nedenle ortaya çıkabiliyor.

Kalp hastalıklarına bağlı ani ölümler sigara içenlerde, kolesterolü yüksek olanlarda, hipertansiyonlularda, şeker hastalarında, fazla kilolularda, hareketsiz yaşamı olanlarda, stres ve/veya depresyonla boğuşanlarda beklenenden daha sık oluyor.

Çok sıcak ve soğuklarda ani ölümlerle karşılaşma ihtimali artıyor.

Özellikle beklenmedik bir anda ortaya çıkan göğüs ağrıları, baş ağrıları, terlemeler, nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, baş dönmeleri, dengesizlik gibi sorunların ciddiye alınması ve önemli işaretler olarak değerlendirilmeleri gerekiyor
Kaynak:
Bu haber toplam 868 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri