Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kanadoğlu'ndan Yeni Süpriz

23 Aralık 2008 / 11:14
Yaptığı açıklamalarla gündeme damgasını vuran Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, yeni bir icatla kamuoynun karşısına çıktı.
Yaptığı açıklamalarla gündeme damgasını vuran Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, adrese dayalı kayıt sisteminin iptalinin mümkün olduğunu ileri sürdü.
Kanadoğlu, yazdığı "Anayasa'ya aykırılık önlenebilir" başlıklı makalesinde Adrese Dayalı Kayıt Sistemi sonrasında ileri sürülen 6 milyon seçmen artışının nasıl engelleneceğine dair görüşlerini öne sürdü.

Kanadoğlu, “Oy kullanma, kişiye sıkı sıkıya bağlı haktır. Bizzat kullanılır. Seçmen kütüklerinin oluşturulması da aynı niteliktedir. Posta yoluyla seçmen kütüğü oluşturulamaz” dedi.

Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü arasında T.C Vatandaşlarının kimlik bilgilerinin yanında adres bilgilerinin de çevrim-içi (on-line) kullanımı için 5 Eylül 2008 tarihinde Protokol imzalandığını hatırlatan Kanadoğlu, bu protokolün iptalinin istenebileceğini ve böylece eski sisteme dönülerek referandumda kabul edilen seçmen listelerinin güncellenebileceğini öne sürdü.


İŞTE, YEREL SEÇİMLER İÇİN KANADOĞLU'NUN YENİ İCADI


Adrese Dayalı Kayıt Sistemi'nin sözde yarattığı sorunları aşmak için Kanadoğlu'nun görüşleri şöyle:

“Anayasa'nın 79'ncu maddesi uyarınca seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır. TBMM tarafından 13.3.2008 tarihinde kabul edilen ve 22.3.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5749 sayılı Yasa ile 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Yasa'nın 28 nci, 33 ncu, 35 nci ve 36 ncı maddelerinde yapılan değişiklikle, seçmen kütüklerinin AKS sistemi ile oluşturulmasına olanak sağlanmış ve tüm siyasi partilerin dayanışmasıyla sonuç alınmıştır. Seçmen kütüklerinin Yüksek Seçim Kurulu tarafından düzenlenmesi zorunluluğu ortadan kaldırılmış ve seçmen kütüklerinin yürütmeye bağlı kurumlarca hazırlanması sağlanarak, YSK'nun görevi sadece ilan ile sınırlandırılmıştır. Bu bağlamda YSK'nun görev ve yetkileri yürütme organına devredilmiştir. Gerçekte 298 sayılı Yasa'da yapılan değişiklikler Anayasa'nın 2 nci, 11 nci, 67 nci ve 79 ncu maddelerine kesin olarak aykırıdır.

Siyasi partiler yapılan değişikliğin, yapılacak seçimleri tartışmalı ve giderek şaibeli hale getireceğinin ayırdına varamadıkları için başvurusu süresi geçirilmiş ve Anayasa Mahkemesi'nde iptal davası açabilme olanağı kalmamıştır. Ancak; Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü arasında T.C Vatandaşlarının kimlik bilgilerinin yanında adres bilgilerinin de çevrim-içi (on-line) kullanımı için 05/09/2008 tarihinde Protokol imzalanmıştır. 2575 sayılı Danıştay Yasası'nın 24/c maddesi uyarınca, Bakanlıkların düzenleyici işlemlerine karşı açılacak iptal davalarına Danıştay ilk derece olarak bakmakla görevlidir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı merkez teşkilatı kapsamında yer almaktadır. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün işlemi, 'Bakanlık işlemi' niteliğindedir. Protokol niteliğiyle yapılan işlem de, düzenleyici işlem niteliğindedir, ülke genelini kapsamaktadır. Danıştay'ın emsal uygulamaları da bu doğrultudadır. İmzalanan protokolün bir tarafı YSK olsa bile, diğer tarafında İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü vardır. Bu Genel Müdürlüğün işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Anayasa'nın 79 ncu maddesinde YSK kararlarına karşı 'başka bir mercie başvurulamaz' hükmü mevcut olup, benzer bir hüküm Anayasa'nın 159 ncu maddesinde ise HSYK kararlarına karşı 'yargı mercilerine başvurulamaz' şeklinde almaktadır. Benzer bir olayda Adalet Bakanı'nın HSYK'ya yaptığı teklif başvurusu, HSYK kararlarına karşı yargı yolu kapalı olmasına rağmen, Bakanca tesis edilen bu işlem Danıştay tarafından iptal edilmiştir. Aynı durum, bu protokol için de geçerlidir. Protokol iki taraflı işlem olup, anılan Genel Müdürlük yönünden idari yargı denetimine açıktır. Genel Müdürlüğün işlemi, kamu hizmeti niteliği ve kamu yararı boyutuyla idari yargı denetimi kapsamındadır. Nüfüs ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, söz konusu protokolü, 5749 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemeler nedeniyle imzalamıştır. 5749 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle seçmen kütüklerinin, AKS sistemi ile oluşturulmasına olanak sağlayan, 298 sayılı Yasa'nın 28 nci, 33 ncü, 35 nci ve 36 ncı maddeleri, Anayasa'nın 2 nci, 11 nci, 67 nci ve 79 ncu maddelerine aykırıdır. Kaldı ki Anayasa Mahkemesi'nin 29.5.2008 tarih ve 33/113 sayılı kararı ile 5749 sayılı Yasayla getirilen “yurtdışındaki seçmenlerin mektupla oy vermelerine yönelik düzenlemenin” seçim güvenliği yönünden iptal edildiği hatırlanacak olursa, adrese dayalı kayıt sisteminin 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasası'nın 50/7 nci maddesi uyarınca posta yolu ile oluşturulabilmesi de gözetildiğinde, AKS sisteminin, seçmen kütüğünde esas alınması, seçim güvenliği ve seçimin yargı gözetim ve denetiminde yapılması ilkelerine yukarıda belirtildiği gibi açıkça aykırıdır."


CHP, İPTAL BAŞVURUSUNDA BULUNABİLİR


CHP ye yakın kaynaklar, Kanadoğlu'nun bu görüşleri sonrasında Danıştay'a dava açma hazırlıklarının başladığını belirttiler. Danıştay'a açılacak dava sonrası, ilgili protokolün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne dava açılması gündeme gelecek.

Bu haber toplam 684 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri