Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kapatılan belediyeleri sevindiren haber

20 Aralık 2008 / 13:20
Danıştay 8. Dairesi, Giresun'un Bulancak İlçesi Kovanlık Belediye Başkanlığının, belediyenin kapatılması kararına karşı açtığı davada, belediyenin tüzel kişiliğinin devam ettiğine karar verdi.
Giresun Bulancak İlçesi Kovanlık Belediye Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un uygulanmasına ilişkin 1 Mayıs 2008 tarih ve 2008/34 sayılı genelgenin iptali istemiyle Danıştay'da dava açtı.

Dava dilekçesinde, belediyelerin yetkilerinin ve gelirlerinin arttırılması gerekirken kapatılmasının çözüm olmadığı, belediyelerin kapatılması ile buralarda yaşayan halkın temel hizmetlerden yoksun kalacağı savunuldu. Dilekçede, kamu yararına, Anayasa'ya, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na aykırı olduğu ve Adrese Dayalı Nüfus Sayımı sonuçlarının gerçek nüfusu yansıtmadığı ileri sürülen genelgenin iptali ile 5747 sayılı yasanın geçici 1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edildi.

İçişleri Bakanlığının savunmasında ise belediyenin tüzel kişiliğinin yasayla kaldırılması nedeniyle hasım konumunda bulunulmaması gerektiği ve tüzel kişiliğin yasayla kaldırılmasının idari davaya konu olamayacağını öne sürülerek, "hukuki dayanaktan yoksun" olduğu iddiasıyla davanın reddi istendi.

Danıştay 8. Dairesi, belediyenin, yasanın geçici 1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle, Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına yönelik talebini karşılık, Yüksek Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu kararı dikkate alarak davayı esastan inceleyerek sonuçlandırdı.

Kararda, Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu kararındaki iptal hükmü gerekçesiyle yeni bir hukuki durum ortaya çıktığına dikkat çekilerek, Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararının Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasında belirtilen esas ve usuller çerçevesinde açılacak davaları süresinde kabul etmenin Anayasa'da belirtilen "hukuk devleti" ilkesinin gereği olduğu belirtildi.

Yasa koyucu tarafından, nüfusu 2000'in altına düşen belediyelerin tüzel kişilikleri sona erdirilerek köye dönüştürülmelerinde, 5393 sayılı yasada yer alan yönteme istisna getirilerek, olağan prosedür yerine liste halinde sayma suretiyle doğrudan yasa çıkarma yolu benimsendiği ifade edilen kararda, şunlar kaydedildi:

"Bu itibarla, Türkiye İstatistik Kurumunca gerçekleştirilen adrese dayalı nüfus sayımı sonuçları, Resmi Gazete'de yayımlanmadığı ve ilgili belediyelere tebliğ edilerek sonuçlara itiraz veya iptal davası açma imkanı tanınmadığına ve yasanın iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne doğrudan başvuru hakkı da olmadığına göre, davacı belediye tarafından nüfus sayımı sonuçlarının gerçeği yansıtmadığından bahisle, 5747 sayılı Yasanın uygulanmasına ilişkin genelgenin iptali istemiyle açılan bu davanın da Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen adrese dayalı nüfus sayımı sonucuna karşı açılan davalar kapsamında olduğunun kabulü zorunludur.

Bu durumda, Anayasa Mahkemesi kararında, genelgenin dayanağı 5747 sayılı yasanın geçici 1. maddenin (1) numaralı fıkrasının, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından gerçekleştirilen adrese dayalı nüfus sayımı sonuçlarına yasal süresi içinde iptal davası açanlar yönünden iptaline karar verildiğinden, dava açan belediyelerin tüzel kişiliklerinin devam ettiği tartışmasızdır."

Kaynak:
Bu haber toplam 860 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri