Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Katsayı için üç çözüm yolu

03.12.2009 19:38
Anayasa Profesörü Kamalak, Danıştay'ın son kararına karşı, mevcut durumda üç çözüm yöntemi bulunduğunu açıkladı.

Anayasa Profesörü Mustafa Kamalak,  üniversiteye girişte katsayı farkını ortadan kaldıran kararın yürütmesini durduran Danıştay'ın son kararına karşı, mevcut durumda üç çözüm yöntemi bulunduğunu açıkladı.

 1-Çözüm

Prof. Dr. Kamalak, ilk çözümün Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun YÖK'ün itirazı üzerine 8. Daire'nin yürütmeyi durdurma kararını kaldırması olduğunu söyleyerek, "En sağlıklı ve rahat çözüm de budur" dedi.

2-Çözüm

Bu olmadığı takdirde ikinci çözümün YÖK'ün yeni bir düzenleme yapması olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kamalak, "YÖK, meslek lisesi mezunlarını mağdur etmeyecek şekilde, hakkaniyete ve adalete uygun yeni bir çözüm bulabilir. Ancak bu yol, yeni tartışmalara yol açabilir" diye konuştu.

3-Çözüm

Üçüncü çözüm yolunun Meclis'ten geçtiğini kaydeden Kamalak, "Son yöntem ise TBMM, YÖK Kanunun 45. Maddesinde bir değişiklik yapar. Ve Danıştay 8. Dairesi'nin dayandığı hükümleri düzenler. En kalıcı çözüm ise bu olur. Yeter ki, problem ciddi anlamda çözülmek istensin. Çare tükenmez. İşte size akla gelen üç çözüm yolu" şeklinde konuştu.

Anayasa Profesörü ve eski milletvekili Mustafa Kamalak, YÖK'ün üniversiteye girişte katsayı farkını ortadan kaldıran kararı ile ilgili yürütmeyi durduran Danıştay'ın son kararına karşı, mevcut durumda üç çözüm yöntemi bulunduğunu açıkladı. Prof. Dr. Kamalak, ilk çözümün Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun YÖK'ün itirazı üzerine 8. Daire'nin yürütmeyi durdurma kararını kaldırabileceğini söyleyerek, "En sağlıklı ve rahat çözüm de budur" dedi. Bu olmadığı takdirde ikinci çözümün YÖK'ün yeni bir düzenleme yapması olduğunu kaydeden Kamalak, "YÖK, meslek lisesi mezunlarını mağdur etmeyecek şekilde, hakkaniyete ve adalete uygun yeni bir çözüm bulabilir. Ancak bu yol, yeni tartışmalara yol açabilir" diye konuştu.

Üçüncü çözüm yolunun Meclis'ten geçtiğini kaydeden Kamalak, "Son yöntem ise, TBMM, YÖK Kanunun 45. Maddesinde bir değişiklik yapar. Ve Danıştay 8. Dairesi'nin dayandığı hükümleri düzenler. En kalıcı çözüm ise bu olur. Yeter ki, problem ciddi anlamda çözülmek istensin. Çare tükenmez. İşte size akla gelen üç çözüm yolu" şeklinde konuştu.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun yürütmeyi durdurmayı kaldırmazsa iptal kararının çıkmasının kesin olduğunu vurgulayan Mustafa Kamalak, "Yürütmeyi durdurma kaldırılmazsa, Danıştay 8. Dairesi, iptal kararı verecektir. Bu kesin. Bunda tereddüt yok. Çünkü yürütmeyi durdurma kararının verilmesi, iptal kararının verilmesine göre daha zor ve sıkı şartlara bağlıdır" dedi.

Yürütmeyi durdurma kararının verilebilmesi için ilk etapta iki şartın gerçekleşmesi gerektiğini kaydeden Kamalak, "Birincisi, dava konusu işlem, açıkça hukuka aykırı olmalı. Yani incelemeye ihtiyaç duyulmadan, bakar bakmaz ilk bakışta hukuka aykırı olduğu göze çarpmalıdır. 8. Daire, YÖK'ün katsayı kararını kendi zaviyesinden hemen bakar bakmaz hukuka aykırı görmüştür. Ama bu yeterli değil. İkinci şart ise, bu işlemin uygulanması halinde davacının telafisi imkânsız bir zararla karşı karşıya bulunuyor olmasıdır. Yani 8. Daire, dava işleminin uygulanması halinde, ortaya telafisi imkânsız zararlar çıkacağını kabul etmiştir. Hâlbuki iptal kararı için bu ikinci şart gerekmiyor. Yani iptal için, hukuka aykırılık yeterlidir" dedi.

Hükümet, korkak adım atıyor

Prof. Dr. Mustafa Kamalak, hükümetin katsayı konusundaki tavrını da eleştirerek, "Ellerinden gelen bu. Çap meselesi bu" diye konuştu. Türkiye'deki meselelerin hiçbir sadece hukuki açıdan değerlendirilmediğini kaydeden Kamalak, "Katsayı meselesi, en yüksek makamlar nezdinde siyasi ve ideolojik bir biçimde eleştiriliyor, değerlendiriliyor. Olaylar, salt hukuki açıdan ele alınmıyor. Şartlar, atmosferler hesap ediliyor, güç dengesine bakılıyor" diye konuştu. Bu nedenle sorunlar çözülürken etraflıca düşünmek gerektiğini vurgulayan Kamalak, "Hükümetteki, arkadaşların vizyonları ancak bu kadar. Görüş açıları bu kadar" şeklinde konuştu.

Şu anda iktidar partisinin önünde riskli bir alan ve büyük bir engel olduğunu kaydeden Kamalak, "Arkadaşlar onu hesaba katıyor mu bilmiyorum. Bu riskli alan, mayınlı alandır.  İktidar partisi, laiklik konusunda çok büyük yara almış durumda. Kendisine kırmızı kart gösterilmiş. Kanaatimce, hükümet bu tür konularda çekimser kalıyor, korkuyor" diye konuştu. Ergenekon davası ve Anayasa Mahkemesi'nin kapatma davasındaki laikliğe karşı eylemlerin odağı olduğuna ilişkin kararın iktidar partisini ciddi şekilde korkuttuğuna işaret eden Kamalak, "Bu iki dava, iktidar partisini çekimserlikten öte korkutuyor" dedi.

Devletin bekasının meselesi

Bugün Türkiye'nin bölünme noktasına gelmesinden izlenen yanlış eğitim politikasının payı olduğuna işaret eden Kamalak, "Şu anda Türkiye'nin milli eğitimi, ancak milli piyango kadar millidir. Çünkü 30 bin civarında insanımızın katili olarak suçlanan Abdullah Öcalan, 6-7 yaşında bu devletin resmi öğretmenleri okutmadı mı? Ortaokulda, lisede, üniversitede devlet desteği ile okutulmadı mı? 3-4 gündür her yerde çatışmalar yaşanıyor. Bunun temelinde yanlış milli eğitim politikası vardır. Bu nasıl çözülebilir? Meslek lisesi ve İmam hatip okullarının önündeki, birilerinin korktuklarının aksine katsayı probleminin çözülmesi ve milli eğitime önem veren bir eğitim politikası ile düzeltilebilir. Dolayısıyla, katsayı meselesi meslek lisesi ve imam hatiplerin değil devletin bekasının meselesidir."Ama ne olursa olsun her halükarda bu sorunun çözülmesi lazımdır" dedi.

 

Kaynak:
Bu haber toplam 1710 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri