Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kentsel dönüşümün önemi

19 Mayıs 2008 / 09:28
Kentsel dönüşüm projeleri, suç örgütlerinin sığınaklarını yok ediyor.

Büyük şehirlerde kentsel dönüşüm projeleriyle yapılan toplu konutlar, çarpık şehirleşmeyi ortadan kaldırırken, suç ve terör örgütlerinin barınma alanlarını da yok ediyor.

Gecekondu mahallelerinde yuvalanan kapkaç ve uyuşturucu şebekeleri, güvenliği sağlanmış, düzenli yapılaşmalar içinde barınacak yer bulamıyor. Böylece 'şehir terörü'nün de önüne geçiliyor. Bu sürecin etkilerini ise en iyi muhtarlar gözlemliyor. Maltepe Başıbüyük Mahallesi Muhtarı Ayhan Karpuz, kentsel dönüşüme olumlu baktığı için 40 kişinin baskınına uğradığını anlatıyor. Sulukule olarak bilinen Fatih Hatice Sultan Mahallesi'nin muhtarı İsmail Altıntoprak ise sıkıntıyı şu sözlerle özetliyor: "Burada mezbelelikten başka bir şey görmedim. Narkotik'in dışarıda operasyon yapmasına gerek yok, gelsinler buraya, tonlarca bulurlar."

TOKİ (Toplu Konut İdaresi) ve belediyeler düzenli bir şehir görünümü oluşturmak ve konut ihtiyacını karşılamak için çok sayıda toplu konut projesini hayata geçiriyor. Terör uzmanı Ali Nihat Özcan, gecekondu semtlerinde aynı köken ve şehirlerden gelen insanların bir arada yaşadığına dikkat çekerek şunları ifade ediyor: "Toplu konutlarda oturanlar ise birbirlerini etkileyebiliyor. Dolayısıyla radikal düşünce ve davranışlar olmuyor. Önyargılardan kurtuluyorlar. Daha toleranslı oluyorlar. Birbirlerinin ortak paydalarını tanıma fırsatı buluyorlar." İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Terörle Mücadele Şubesi'nin yaptığı araştırmalar, kapkaç ve uyuşturucu çeteleri ile terör örgütlerinin her birinin belirli mahallelerde barındığını ortaya koyuyor. Suç ve terör örgütü mensuplarının barınma alanı olarak gecekondu bölgelerini seçmesi dikkat çekiyor. Özellikle terör örgütü PKK ve DHKP-C üyelerinin oluşturduğu legal örgütler, halkı afiş ve broşürlerle kentsel dönüşüm projelerine karşı provoke ediyor.

İstanbul'da 1970'ten itibaren kurulmaya başlanan gecekondu semtleri uzun yıllar bölücü örgütler ve şehir çetelerinin himayesinde kaldı. Polis, bu şebekelere müdahale etmeye kalkıştığında adres tespiti bile yapamadı. Dar sokaklardan ve kayıtsız evlerden oluşan bu mahallelerde gecekonduların gizli bölmelerle birbirine bağlandığı tespit edilirken, bölücü terör örgütü üyelerinin muhtarlık kaydına bile rastlanamadı. Suçluları arayan polis, çoğu zaman yüzü maskeli örgüt üyeleri tarafından taş ve molotofkokteyliyle karşılaştı. Bu semtlerde yapılacak operasyonlar yüzlerce polisin mahalleyi ablukaya almasıyla gerçekleştirilebildi.

Gecekondulardaki muhtarlar kentsel dönüşümü destekliyor

Maltepe, Başıbüyük Mahalle Muhtarı Ayhan Karpuz: Mahallede gerçekleştirilecek kentsel dönüşümü engellemek isteyen gruplar var. Eğer modern binalar kötüyse neden insanlar Ataşehir'de o güzel sitelerde oturuyor. Ben kentsel dönüşüme olumlu baktığım için muhtarlığımı 40 kişi bastı. İçlerinden sadece 10 kişiyi tanıyabildim. Diğerleri dışarıdan başka amaçlarla getirilmişler.

Şişli, Kuştepe Mahallesi Muhtarı Çetin Akdeniz: Daha güvenli, sağlıklı ve modern bir yerde yaşamayı her insan ister. Fakat bu bölgelerde bulunan bazı çıkarcı ve bölücü gruplar, sözde insanların haklarını savunup kaos çıkartmaya çalışıyor.

Tuzla, Aydınlı Mahallesi Muhtarı Süleyman Bicerikli: Bu dönüşümler sadece insanları yerlerinden etmiyor, bunun yanında orada oluşan bir kültürü de ortadan kaldırıyor. Tepkiler insanların bu dönüşüme hazır olmamasından kaynaklanıyor.

Fatih, Hatice Sultan Mahallesi Muhtarı İsmail Altıntoprak (Sulukule): Burada çekilmiş bir çile var. Sulukule'nin o anlatılan kültürü 40 sene evvel ortadan kayboldu. Benim ailem 250 senelik Karagümrüklü. Burada 60 yaşıma kadar mezbelelikten başka bir şey görmedim. Burada berbat zihniyete sahip insanlar çoğaldı.

Zaman - Kamil Maman

Bu haber toplam 1200 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri