Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kılıçdaroğlu Türkiye'de

18 Eylül 2008 / 14:54
Almanya'daki deniz Feneri davasını izledikten sonra Türkiye'ye dönen CHP'li Kılıçdaroğlu, “Sıra Türkiye'de” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, 'Almanya tarihinin en büyük dolandırıcılık davası'nın sonuçlandığını belirterek, “ Suçlular cezalandırıldı. Sanıklar suçlarını itiraf etti. Adalet tecelli etti. Şimdi sıra Türkiye'de” dedi.

Almanya'dan döndükten sonra TBMM'de basın toplantısı yapan Kılıçdaroğlu, “Hamiler elebaşılar Türkiye'de. Bu bağlantılar Alman yargısında tüm ayrıntıları ile ortaya konuldu. Savcı, hakim ve Başkomiser; asıl suçluların Türkiye'de olduğunu açıklamışlardır. Zekeriya Karaman, Mustafa Çelik, Zahid Akman ve İsmail Karahan'ın ismi kararın gerekçesine konulmuştur. Hepsinin AKP ile yakınlıkları da belgelerle ortaya konulmuştur. Yargılanan, suçlanan isimlerin hepsi de Başbakanın akrabası Zekeriya Karamanın ücretli elamanlarıdır. Türkiye'de yapılacak bir soruşturmada Karaman kilit isim olarak ortaya çıkacaktır” dedi.

Kılıçdaroğlu, tıpkı Almanya'da olduğu gibi Türkiye'de de ayrıntılı bir soruşturma ve dava süreci yaşanması gerektiğini de belirterek, yapılacak soruşturmada Mali Polis, Maliye, İçişleri Bakanlığı denetim elemanları ile bankalar yeminli murakıplarının teknik katkılarına ihtiyaç olacağını da kaydetti.

AKMAN HEDEFTE

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in, 'nereye kadar giderse arkasında oluruz' sözünü de hatırlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Zahid Akman , nasıl olur da bulunduğu makamdan ayrılmaz. Kendisine ve RTÜK'e zarar vermektedir. Akman bulunduğu görevden derhal el çekmelidir. Çünkü Almanya tarihinin en büyük dolandırıcılık davasında adı 34 kez geçmektedir. Kooperatif yolsuzluğu da belgeleriyle ortada. Sayın TBMM Başkanı Köksal Toptan “herkes kendi sorumluluğunun idraki içerisinde hareket edere süreç daha rahat ve sağlıklı yürür” dedi. Bu mesaj açıkça Akman'ın istifasını istemektir.”

SPK BAŞKANI AYRILSIN

Kılıçdaroğlu, Hükümetin samimi davranıp, sonuna kadar gitmeye kararlı olması halinde SPK Başkanı Turan Erol'u görevden alması gerektiğini de belirterek, “Sayın Erol, üç müfettişin hazırladığı yolsuzluk raporunu açıkça sümen altı etmiştir. Bu Kanal 7 ile ilgili bir rapordur ve suçlananlar da Almanya'daki davada suçlanan isimlerdir. Bu rapor kamuoyuna açıklanmalıdır. Çiçek hamasi nutuklar atacağını hükümet olarak gereğini yapsın. En azından soruşturmanın selameti açısından RTÜK ve SPK Başkanı görevden uzaklaştırılmalıdır. Hortumları kestiğini söyleyen Başbakan, samimi ise bu iki başkanı hangi gerekçe ile yerinde tuttuğunu açıklamalıdır.”

SUÇ DUYURUSU

SPK ile ilgili bir suç duyurusunda bulunacaklarını da belirten Kılıçdaroğlu, rapordaki bilgi ve belgeleri karartacağından endişe duyduklarını ve bir an önce bu raporun soruşturma dosyasına eklenmesi gerektiğini de söyledi. Kılıçdaroğlu, Deniz Feneri'nin Türkiye'deki bazı okullara telefon edip, 'size yardım yaptığımıza dair bize belge verin' isteğinde bulunduğunu ve sahte belge topladıklarına ilişkin ihbarlar geldiğini de ileri sürdü.

DOSYALAR İSTENSİN

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti neden YİMPAŞ ve Deniz Feneri dosyalarını isteyip gereğini yapmıyor?” diye soran Kılıçdaroğlu, savcı Türk makamlarına her türlü yardımı verme hazır olduğunu da bildirdiğini de kaydetti.

MAL VARLIĞI

Kılıçdaroğlu, mal varlığı tartışmalarına ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi:

“Sayın Başbakan mal varlığı tartışmalarını henüz anlamış değil. Biz mal varlığı sorusunu niye sorduğumuzu anlaması lazım. Biz açıklanan malların alın teri ile kazanılıp kazanılmadığını soruyoruz. Rize'den İstanbul'a geldiği zaman mal varlığı neydi? Kramponlarını bile arkadaşları almış. Şimdi kendisi dolar milyarderi. Nereden kazandığını soruyoruz. Başbakan yürekli ve şerefliyse, mal varlığı dosyası Ankara adliyesinde görüşülürken, neden bu dosyasını neden Yargıtay'a göndermedi. Bu davaya bakan yargıç Adalet Bakanı Müsteşarı yapıldı. Neden? Başbakan işçilik yapmıştır. Ücreti belli. Belediye başkanı olunca köşeyi dönüyor. 1974'te verdiği mal varlığı ortada. Sonra bugün verdiği mal varlığı ortada. Bu dönemde kazandığı paraları, ücretini ekleyelim. Hadi düğünü de ekleyelim. Yine yetmez. Hadi o dosyayı Yargıtay'a göndersin de görelim. Çünkü, Yargıtay'da müsteşarlık bekleyen yok. Başbakan ondan korkuyor.”
Kaynak:
Bu haber toplam 708 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri