Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kirli oyun nasıl bir bir bozuldu?

31.08.2009 14:30
Savcılarının örgüte ecel terleri döktüren incelemesi...
Taktikleri hep aynı. Önce bir gazetede manşet olur. Ya da konu bir ‘dost' köşe yazarı tarafından işlenir. Ardından ‘fikirdaş' gazeteler o haberi kullanır, televizyonlar gün boyu yayın yapar. Bazı kişiler konuşturulur. Daha sonra ‘avukatlar' tarafından konu Meclis'e taşınır.

Geçtiğimiz günlerde Milliyet gazetesi, Ergenekon savcılarının talimatıyla Emniyet'in ÇYDD'den burs alan 15 bin öğrencinin terör örgütleriyle bağlantısının olup olmadığını araştırdığını manşetten verdi.

Milliyet'in manşet başlığı ‘Çağdaş kızlara terör incelemesi'ydi. Haberde Ergenekon soruşturmasını yürüten savcıların, 12. dalga operasyonunda ÇYDD Genel Merkezi ve şubelerinde yapılan aramalarda el konulan "dernekten burs alan öğrenciler" listesindeki bursiyerler hakkında inceleme başlattığı yazılıyor. Tolga Şardan imzalı haberde bursiyerlerin, başta DHKP-C, PKK, MLKP, TİKB olmak üzere Türkiye'de faaliyet gösteren tüm örgütler üzerinden araştırıldığı kaydedildi.
Haberde öğrendiğimize göre Emniyet'in 15 bin bursiyerin örgüt bağlantısını araştırmak için oluşturduğu komisyon çalışmasını tamamlamış. Hazırlanan "gizli" sonuç raporu savcılara gönderilmiş.

Milliyet'in 22 Ağustos tarihli bu haberinden sonra kıyamet koparıldı. Doğan Grubu, Cumhuriyet ve diğer fikirdaş yayın grupları ‘taarruza' geçti. CHP konuyu Meclis'e taşıdı. ‘Dost önderler' ve ‘karnı geniş gardropçular' konuşturuldu. ‘çağdaş kızlar' teması üzerinden öğrencilerin fişlendiği yazılıp çizildi, dillendirildi. Halbuki öğrencileri asıl fişleyen kendilerinden başkası değil.

ÇYDD, burs verdiği öğrencilere ait tuttuğu dosyalarda, öğrencilerle ilgili ders durumları dışında dünya görüşleri ve ideolojilerine ait notlar düşmüş. Öğrendiğimiz kadarıyla Ergenekon savcıları bu notları da ÇYDD yöneticilerine sormuş.

Savcıların yaptığı incelemeyle ilgili bu kadar yaygaranın kopartılması anlaşılır gibi değil. Sanki ÇYDD sadece yaşları 8 ila 18 arasında değişen kızlara burs veriyor. Halbuki dernek ilköğretimden üniversiteye kadar bütün kademelerdeki öğrencilere ‘karma' burs veriyor. Yayınlarla hedef saptırılmak isteniyor. Bu kadar gürültü koparıldığına göre yakında bir şeyler ortaya çıkacak gibi. Tıpkı Osman Paksüt ve eşi Ferda Paksüt'ün dinlendiklerini iddia ederek Ankara'yı karıştırması, Sincan hakimi Osman Kaçmaz ve Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner hakkında başlatılan "Ergenekon bağlantılı" soruşturmalarda olduğu gibi. Meğer bazı şeylerin ortaya çıkacağını bildikleri için hedef şaşırtmaya yönelik bu haberleri yapmışlar. Daha sonra Osman Paksüt, Osman Kaçmaz ve İlhan Cihaner'in neden soruşturulduğu ortaya çıktı da herkes gürültünün sebebini anladı. Bunlar müesses nizamın bürokratlarının ortaya çıkacak ilişkilerinden önce saptırma yayın yaparak halkı yönlendireceklerini zannediyor. Oysa halk her şeyin çok güzel farkında. Zavallılar! Psikolojik harp taktikleriniz bir türlü tutmuyor işte.

Şimdi gelelim ÇYDD'nin ‘çağdaş çağdaş' verdiği burslar meselesine; ÇYDD'nin PKK'lı öğrencilere burs verdiği Ergenekon sürecinden önce de konuşuluyordu. Ergenekon operasyonlarıyla söylentiler somutlaştı. PKK'ya destek verdiği iddiasıyla ÇYDD'den istifa eden Asuman Özdemir, 2006 yılında yaptığı açıklamada yıllarca samimi duygularla çalıştığı ÇYDD'nin PKK'nın siyasallaşmasına katkı sağladığını belirterek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan 'Kardelenler Projesi' adı altında İstanbul'a getirilen kız öğrencilerle DTP'nin kadro açığının karşılandığını savunmuştu. Özdemir DTP binalarında erkek üyelerden çok bilgisayar başında olan genç kızların çokluğuna dikkat çekmişti.

Ergenekon operasyonunun 12. dalgasında ÇYDD Genel Merkezi ve şubelerine baskınlar yapıldı. Oradaki burs listelerine el konuldu. Tartışma ‘Laik Azize' Türkan Saylan'ın evinin aranmasına kaydı. Bu yüzden burs listeleri dikkatlerden kaçtı ama bu listelerle ilgili çarpıcı bilgiler ortaya çıktı.

PKK'nın şehir yapılanması KCK'ya yapılan operasyonlardan sonra ÇYDD'nin, PKK'yla ilişkisi olan kişilere burs verdiği iyice gün yüzüne çıktı. ÇYDD Genel Merkezi ve Kadıköy şubesi ile Ergenekon'dan gözaltına alınan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eski Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Yüksel'de bulunan burs listelerindeki isimlerin, derin PKK operasyonu kapsamında Diyarbakır'da Diyar Galerya'daki ofiste bulunan listelerle örtüştüğü belirlendi. Hatta KCK operasyonunda gözaltına alınan ÇYDD burslu bazı PKK'lıların isimleri bile ortaya çıktı:

Deniz Ç.: Marmara Üniversitesi öğrencisi. PKK'nın illegal gençlik kollarına mensup. Araç yakmaktan tutuklandı. Emrah Y.: İstanbul Üniversitesi Avcılar Kampüsü'nde sorumlu düzeyde faaliyette. Engin D.: Marmara Üniversitesi öğrencisi. Öcalan'ın yakalanmasının yıldönümünde yapılan yasadışı gösterilere katıldı. Lokman G.: Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü'nde çalışıyor. 6 Kasım 2006'da PKK için gösteri yaparken yakalandı. Ruhat Ç.: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde öğrenci. PKK'nın illegal gençlik kollarında yönetici. 4 Kasım 2006'da yasadışı gösteri yaparken yakalandı. Fehmi K.: Marmara Üniversitesi öğrencisi. Sarıgazi Mehmetçik Lisesi'nde PKK örgütlenmesini organize ediyor. 4 Kasım 2006'da yasadışı gösteri yaparken yakalandı. Burçin İ.: İstanbul Üniversitesi öğrencisi. PKK'nın illegal gençlik kollarına mensup. Helin O.: İstanbul Üniversitesi öğrencisi. PKK'nın illegal gençlik kollarına mensup. Serdar Y.: İstanbul Üniversitesi öğrencisi. PKK'nın illegal gençlik kollarına mensup.

Meğer burs listelerine el konularak ‘çağdaş kızlar' fişleniyor dedikleri KCK'nın Üniversite gençlik yapılanması Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi üyeleriymiş. ÇYDD'nin burs verdiği öğrenciler arasında, Ergenekon operasyonlarından sonra artan araç yakmaları gerçekleştiren neronların da olduğu ortaya çıktı. ÇYDD'nin Kadıköy Şubesi'nde ele geçirilen "_2008 toplantıözeti" başlıklı ve derneğin yönetim kurulu toplantılarına katılmış biri tarafından kaleme alındığı tahmin edilen bir belgede, aynen şu ifadeler yer alıyor: "Polis içinden gelen bilgilere göre araç yakanlar nedeniyle burslar konusunda daha dikkatli davranmak zorundayız. Türkan abla 'gerekirse kayıt silinsin ama bursta kesintiye gitmemeliyiz' görüşünde. Acil durumlarda yalnızca Türkan ablanın belirlediği listedeki polis müdürleriyle görüşülecek"

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan eski Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Yüksel ismine dikkatinizi çekmek istiyorum. Ayşe Yüksel 8 yıl önce Van'a ‘görevli' olarak gelmiş. Yüksel'in Van'daki evi ve üniversitedeki çalışma odasında bulunan burs listelerindeki isimlerin bir kısmının KCK'nın üniversite örgütlenmesinde yer aldıkları, eylemsel faaliyetlerde bulundukları belirlendi.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necla Sevin Van Cumhriyet Savcılığı'na 21 Ekim 2005 tarihinde verdiği ifadede, Ayşe Yüksel'in kendisinden ÇYDD adına bir öğrenciye burs vermesini istediğini, kendisinin bunu memnuniyetle kabul ettiğini ancak çeşitli söylentiler üzerine burs verdiği, öğrenci hakkında yaptığı araştırma sonucunda öğrencinin PKK eylemlerine katıldığı, ağabeyinin de dağda PKK adına silah sıktığı bilgisine ulaşınca şoke olduğunu söylemişti.

Yine ÇYDD Kadıköy Şubesi'nde ele geçirilen bir başka belge ÇYDD Ergenekon bağlantısını gözler önüne seriyor. Deniz Kuvvetleri'nde kritik bir görevde bulunan Tuğamiral Serdar Okan Kırçiçek tarafından kaleme alınan ve "Saygıdeğer Hanımefendim" hitabıyla başlayan mektupta Deniz Kuvvetleri'ndeki Ata Evleri yapılanmasından bahsediliyor. Tuğa. Kırçiçek'in ismi Ergenekon savcıları tarafından 9 Temmuz 2008'de Genelkurmay Başkanlığı'na bildirilen ‘Ergenekon'la bağlantısı olan' isimler arasında yer alıyor. Mektupta Kardelenler Projesiyle yetiştirilen kızlar vasıtasıyla askeri öğrencilerin ‘sıkı' kontrol edilmesi isteniyor. Kırçiçek'in mektubundaki istekleri dikkate alan ÇYDD'nin ele geçirilen "_2008 toplantıözeti" başlıklı tutanağında şu notlar oldukça dikkat çekici: "Askeri okullara yakın çevrede oluşturulan kız evlerine en uygun kızlar seçilerek bu evlere aktarılacak. Çalışmanın hassasiyeti sıklıkla vurgulanacak. Kızlara her türlü fedakarlık yapmaları için yönlendirmede bulunulacak. Kulelide rehberlik dersinden yararlanılacak."

Askeri öğrencilerin ve genç subayların kendileriyle "ilgilenen" kızlarla buluşmak için gittikleri evlere "Ata Evleri" ya da "Cumhuriyet Evleri" adı verilmiş.

‘Çağdaş kızlarla' askeri öğrenci ve genç subayların kontrol edilmesi, geçtiğimiz günlerde Deniz Kuvvetleri'ndeki suikast planını ortaya çıkaran ihbar e mailindeki anlatılanlarla örtüşüyor. ‘Mağdur' bir teğmen tarafından yapılan ihbar e mailinde suikast iddiasıyla tutuklanan teğmenlerin gittiği evlerden bahsediliyor. İhbar mailinde bu evlerdeki uyuşturucu ve seks partileri anlatılıyor.

15 bin ÇYDD bursiyerinin terör incelemesi rahatsızlık yarattığına göre savcılar inceleme sonucunda önemli bilgilere ulaşmış demek ki. Yakında çıkar kokusu...
Bu haber toplam 1444 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri