Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kışlalı ezberleri bozdu

17 Ekim 2008 / 11:54
Mehmet Ali Kışlalı'dan ezber bozan yazı. Hem terör koordinasyonunun İçişlerine devrine destek verdi hem Taraf Gazetesi'nin belgelerini doğrulayıp şok tespitler yaptı.

AKTÜTÜN BASKIN DEĞİL BİLİNİYORDU

* Bu defa operasyonun neredeyse tüm önemli ayrıntılarını ortaya koyan istihbarat ve yazışmalar Taraf gazetesi tarafından açıklandı.

* Gazetenin verileri son derece önemli ve ilginç. Çünkü 17 erin şehit olmasıyla neticelenen ve 'baskın' denilen çatışmaların bir aylık hazırlık devresinden sonra gerçekleştirildiği, bu sürecin de Türk Silahlı Kuvvetleri'nce yakından izlendiği anlaşılıyor. Böylece olaya artık 'Baskın' adı verilmesi olanağı kalmıyor.

* Genelkurmay 2. Başkanı'nın yaptığı, çok ayrıntılı medya bilgilendirme toplantısında, şimdi açıklanan bilgilerden kolay anlaşılır şekilde bahsetmemesi de izah edilebilecek bir husus değil.

* İşte şimdi son 'baskın' adı verilen olayın teknik-askeri ayrıntılarının tartışmaya açılmasının, PKK'ya karşı 25 yıldır süren mücadele irdelemelerine yeni boyutlar getireceğini düşünüyorum.

Mehmet Ali Kışlalı/Radikal

DYÇ'de yeni boyutlar

PKK'ya karşı sürdürülen 'Düşük Yoğunluklu Çatışma'da yeni boyutlar görülüyor. Bunların başında Genelkurmay'ın yıllardır hükümetlere önerdiği, bir sürekli üst düzey yetkililerin içinde bulunduğu asker-sivil kurum oluşturulması gerçekleştiriliyor.

Bu adımın önemli yönleri çok. Öncelikle şimdiye kadar, konuyu askere havale edip, sorunu öğrenmek zahmetine bile katlanmayan kimi üst düzey sivil yetkililer artık bu heyetin üyesi olarak içeriğini öğrenme zorunda kalacaklar.

Ülkenin birbiriyle işbirliği yapmadığı bilinen kimi istihbarat örğütleri, bir masa etrafında toplanınca yaklaşımlarını değiştirmek zorunda kalacaklar.
Askerler dertlerini sivillere daha rahat ve daha sık fasılalarla anlatmak olanağına kavuşacaklar.

Özetlemek gerekirse, artık iktidar 'Yetki veriyorum. Daha ne yapayım?' diyemeyecek. Mücadelenin sadece askerle yapılamayacağını görüp üzerine ne gibi sorumluluklar düştüğünü anlayacak. Yeni kurulun toplantılarına katılanlar birbirinden hesap sorabilecekler.

***
DYÇ'de bir yeni boyut da son vahim baskın ile ilgili olarak ortaya çıktı. Şimdiye kadar mücadelenin taktik oluşumunun neticeleri bunlara katılan personelden, belli düzeyde olanlara kısıtlı içerikleriyle ders almaları için duyurulurdu. Operasyonların ayrıntılarıyla ilgili haberleşmeler, bilgi dağıtımı ise gizlilik sınırları daha dar bir kadro tarafından bilinirdi.

Bu defa operasyonun neredeyse tüm önemli ayrıntılarını ortaya koyan istihbarat ve yazışmalar Taraf gazetesi tarafından açıklandı. Bu açıklanan gizli bilgiler hakkında Genelkurmay'ın, uygulamaya koyduğu yeni iletişim kurallarına karşın, bir süre suskun kalması ortaya birden fazla soru işaretinin çıkmasına sebep oldu. Onlar sırası geldiğinde irdelenecek.

Gazetenin verileri son derece önemli ve ilginç. Çünkü 17 erin şehit olmasıyla neticelenen ve 'baskın' denilen çatışmaların bir aylık hazırlık devresinden sonra gerçekleştirildiği, bu sürecin de Türk Silahlı Kuvvetleri'nce yakından izlendiği anlaşılıyor. Böylece olaya artık 'Baskın' adı verilmesi olanağı kalmıyor.

Genelkurmay 2. Başkanı'nın yaptığı, çok ayrıntılı medya bilgilendirme toplantısında, şimdi açıklanan bilgilerden kolay anlaşılır şekilde bahsetmemesi de izah edilebilecek bir husus değil.

Bu konuları dikkatle izlemeye çalışan bir gazeteci olarak, bilgilerimin temelini daha önce yapılmış yabancı teknik askeri yayınlar oluşturuyor. 1996 yılında yayımladığım 'Güneydoğu-Düşük Yoğunluklu Çatışma' kitabı, konunun Türk ve yabancı uzmanlarıyla yapılmış birçok konuşmalar da içeriyordu. Aradan geçen 12 yıl içerisinde DYÇ adı 'asimetrik savaş' ile değişir oldu. Özellikle ABD'de bu konular inanılmaz sürat ve boyutla irdelendi. Bu gelişmelerin TSK tarafından nasıl izlendiğinden haberdar olmak, onları öğrenmek kadar kolay olmuyor. Çünkü bizde bu konular üzerinde konuşan ve yazanlar işin daha ziyade teorisiyle, politikasıyla ilgililer.

İşte şimdi son 'baskın' adı verilen olayın teknik-askeri ayrıntılarının tartışmaya açılmasının, PKK'ya karşı 25 yıldır süren mücadele irdelemelerine yeni boyutlar getireceğini düşünüyorum. Bu da ister istemez ilgilenen kafaları uygulanan DYÇ teknikleri üzerine eğilme durumunda bırakacak.
Genelkurmay İletişim Dairesi yepyeni, şimdiye kadar karşılaşmadığı sorularla karşılaşıp, konuyla ilgilenenlere bu alanlarda da açıklamalar yapmak zorunda kalacak. Suskun kalmasını kolay izah edemeyecek.

Org. Başbuğ'un bu konuda yaptığı konuşmayı bir başka yazıda ele almak istiyorum. Ama bu vesileyle, en gizlilik içeren konuların bile, ustaca yaklaşımla ele alınması gerektiğini düşünürüm. O zaman gizli bilgiler şu veya bu şekilde sızdığında yaratılan şoke edici havanın önü alınmış olur sanıyorum.

Kaynak:
Bu haber toplam 938 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri