Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kışlalı şaşkınlığa uğratıyor

25 Temmuz 2008 / 15:03
Genelkurmay'a en yakın yazar olarak lanse edilen M. Ali Kışlalı, neden Ergenekon hakkında tek satır yazmadığını öyle bir anlattı ki, okuyan "pes" diyor.
Ergenekon'u yazmak

Hemen her yerde 'Ergenekon'a rastlıyorum.Güvenlik konularına ilgim dolayısıyla soruyorlar. Günlerdir gazete manşetlerini işgal eden ayrıntılardan söz ediyorlar. 'Askerlerle bu kadar temasınız var; hiç mi bir şey duymadınız?' diyorlar. Bu tür konulara ilgi duymadığımı söylüyorum. “Şimdi duyduklarınızı garipsiyor musunuz?” diyorlar. Nihayet günün ana konusuyla birleştirmedeki düşüncemi açıklıyorum;”AKP'yi kapatma davası karşına konma gayreti olabilir” diyorum.
Böylece zorlama bir yorum yapmış oluyorum bilgi sahibi olmadığım bir konuda.
Soru başka şekilde sorulunca daha rahat konuşabiliyorum.
'Türk Silahlı Kuvvetleri içinden kimi unsurların konu içinde yer almış olmalarını nasıl izah edersiniz?' deseler 'Eğer TSK'dan ayrılmış kimi unsurlar rol oynamışlarsa bunun ülkeyi ve anayasal rejimini koruma kökenli eğitim ile bir ilişkisi olabileceğini düşünebilirim.' diyebilirim.
Bu Cumhuriyet'e sahip çıkmadan galat olabilir sanıyorum. Çünkü temel çıkış noktası bu olunca TSK kademelerinde yükselmeye çalışanlar arasında disiplin dışı eğilimler sergileyenlere uygulanan yöntemler hakkında biraz fikrim var.
Ne kadar parlak beyinleriyle dikkat çekseler bile, emir komuta zinciri içinde katı disiplinin sınırları dışına taşmak isteyenlerin mutlaka çok yüksek noktalara varmadan elimine edildiklerini çok gördüm.
Komuta kademelerinin en üst noktalarına, TSK'nın bilinen temel prensiplerine bağlılıklarını kanıtlayarak, derece derece, acele etmeden yükselenler kalıyor.
Elenenlerin sivil yaşamlarında hangi uğraşları seçtikleri hakkında ise çeşitli yorumlar yapılıyor. Girişim onlardan gelmese bile, kimi hırslı çevre tarafından kullanılabilecekleri öne sürülüyor.
TSK içindeki disiplin esaslı gelişmelerin dışardan izlenmesi son derece güç. Komuta kademesince itibar gördüğünü sandığınız, kimi jestleriyle popülerlik kazanmış unsurun günün birinde; lider sanılırken elendiğini görüyorsunuz.
Onun için de kişiler hakkında sızan bilgilerin genelde sağlam bilgiler olmadığını öğreniyorsunuz.
Dikkatli okurlar, yıllar önce emekliye ayrılan, ayrılırken yaptıkları konuşmalardan hareketle, haklarında yazdığınız yazıda olumlu kanı ifade ettiğiniz kişiler bu gün tartışılır halde iseler, sizden de hesap soruyor.
Olayı neresinden ele alsanız haklı olduğunuzu düşünüyorsunuz. Bir kere şimdi tartışmalı durumda olan nice şahsiyete atfedilen hatalar henüz ispatlanmış değil. Sonra cadı kazanlarının hangi yakıtlarla canlı tutulduğu da ,uzun süre bilinemiyor. Yazınız tarihinde saptadığınız koşullar değişebiliyor. Meslekte deneyim kazandıkça böyle konularda yeterli bilgi sahibi olmadan neticeye varmanın hatalı olduğunu öğreniyorsunuz.
Bütün bu gerekçeler bugünlerde çok soruya yanıt vermemeniz, çok eleştiriye uğramanıza sebep oluyor.
“Bu konularda neden isimleri gündeme gelen askerler hakkında bilgi almadınız? Neden askeri eleştirmediniz?” gibi haksız ve suçlayıcı sorulara muhatap olabiliyorsunuz.
“Her ordunun tatışılabilecek böyle kanunsuz işleri olabilir. TSK'nın bu tarafına hiç mi ilgi duymadınız?” sorusuyla da karşılaşıyorsunuz.
İtiraf etmeliyim; TSK içinde, çok gerilerde kalan dönemlerde, böyle söylentiler çıktığında da bunları inceleyip haber ya da yorum yazma gereksinimini hiç duymadım.
O kadar ki; 12 Mart sonrası TSK üst kademesini de içine alan, kahramanlarını oldukça yakından tanıdığım olaylara bile göreceli yaklaştım. Şimdi konu çok boyutlu, çok karmaşık. Hakkından, ancak Türk basınının geniş kadrolu gazetelerinin oluşturacakları araştırmacı gazetecilik yapmak üzere planlanmış ekiplerin gelebileceğini düşünüyorum. Yeterli bilgiye sahip olmadığım için de 'Ergenekon' konusunda yazmıyorum.
Kaynak:
Bu haber toplam 774 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri