Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kışlalı şaşkınlık içinde

19 Eylül 2008 / 15:43
"Galiba şimdi: Orgeneral İlker Başbuğ'un Genelkurmay Başkanlığı'nda ciddi değişikliklere şahit olacağız." Bunları söyleyen "TSK değişmez" diyen Kışlalı.
Mehmet Ali Kışlalı/Radikal

Asker açılışı

Yıllardır Türk Silahlı Kuvvetleri'nin iletişim alanındaki tavrını, yaklaşımını eleştiririm. Komutanlar genelde 'Haklısın' derler. Ama TSK'nın bu konudaki genel tavrı değişmez.
Galiba şimdi: Orgeneral İlker Başbuğ'un Genelkurmay Başkanlığı'nda ciddi değişikliklere şahit olacağız.
Medyanın belli başlı beklentilerinden kimi kurumların Genelkurmay nezdinde akredite olamaması gibi hususların kolayca çözümleneceği, sorularına kolay muhatap bulabileceği anlaşılıyor.
İlker Başbuğ, Hilmi Özkök döneminde başarıyla uygulanan, medya ile bilgilendirme toplantılarında edindiği deneyimle, şimdi bu yeni yolu esasa bağlamış gözüküyor.
Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreter Başyardımcılığı görevini üç yıl üstlenmiş oluşunun da sağladığı deneyim birikimiyle, ilk adımını iki gün üst üste yaptığı toplantılarla attı.
Askerin, demokrasiyle yönetilen bir ülkede, medya ile ilişkilerini sağlam zeminlere oturtmak kolay değil. Hele söz konusu ülke Türkiye gibi; asker sivil ilişkilerinin kendine özgü, diğer demokrasi ülkelerindekine hiç benzemeyen boyutları olan bir ülke olursa.
Şimdiye kadar komuta kademesinin medya ile temastan kaçınmasının baş sebebinin iki kurum arasındaki ilişkilerin çağdaş bir zemine oturtulamamış olması olduğunu düşünürüm.
Medyanın bir bölümünün, şu ya da bu sebepten TSK hakkında tam objektif davranamamasının asker üzerinde olumsuz etkiler yapmasına ve bu kesimin 'asker aleyhtarı' olarak damgalanmasına sebep olmuştur. Bu kanı da iki kesim arasında sağlıklı bir düzenin kurulmamasında başrolü oynamıştır.
Oysa, sık söylendiği gibi “Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok.” Genelkurmay öncelikle kapılarını tüm medyaya açmalıdır. Karşılıklı saptanacak, uyulması gereken kurallara uyulmadığı görüldüğünde gereken sınırlamalara ancak o zaman gidilmelidir.
Başbuğ'un, kanımca atmaya karar verdiği, en önemli adımı meslektaşların gereksinim duydukları konularda rahatça ve vakit geçirmeden Genelkurmay'a ulaşıp doğru bilgileri almalarını sağlamakla ilgilidir.
İletişim dairesinin başkanlığının tuğgeneral rütbesine çıkarılmasından öte, bu yeni sistemin işlemesi esastır.
TSK'nın Türkiye için önem olması medyada fazla ve değişik boyutlarda dikkat çekmesine yol açıyor. Bu da meslektaşların ilgi alanlarının her zaman asker tarafından paylaşılmamasına, taraflar arasında sürtüşmelerin daha ziyade bu alanda kendini göstermesine sebep olmaktadır.
Yıllar yılı ihmale uğramış olan bu alanın herkesi tatmin edecek bir zemine oturması kolay değildir. Öncelikle medyanın askerden nasıl bir yaklaşım beklediği, askerin de bu ilişkideki hedeflerinin ne olduğu açık seçik saptanmalıdır.
Özgürlüklerin, özellikle ifade özgürlüğünün adeta sınır tanımaz şekilde uygulandığı ülkemizde, neredeyse renklerin tüm farklılıklarını özümsemiş olan medya kesimlerinin bulunduğunu Genelkurmay gözden ırak tutmamalıdır. Bunun için de, medyaya genel anlamda ayrımcılık yapmadan yaklaşmakla birlikte, o düzeyde genel sorun yaratılmasına fırsat vermemek için yapılacak açıklamalarda, bilgilendirmelerde öncelikle kendini eğitmiş olarak işe başlamalıdır.
Öncelik, aradaki göreceli de olsa, kimi kesimlerdeki gerginliğin ortadan kaldırılmasına ve meslektaşlardan gelen müracaatların vakit geçirilmeden yanıtlanmasına verilmelidir.
Sonra da, yavaş yavaş, 1950'li yılların sonunda Dışişleri Bakanlığı'nın diplomasi muhabiri yetiştirme alanında yaptığı gibi, askeri konularda uzmanlaşan gazetecilerin yetiştirilmesi hedeflenmelidir.
Umut verici bir başlangıçta olduğumuz söylenebilir.
Kaynak:
Bu haber toplam 702 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri