Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kıvrıkoğlu suikastinin arkasındaki paşa

03.02.2010 13:55
Gazeteci Faruk Arslan’dan çok çarpıcı bilgiler… Gölcük'te 2 milyon kişinin fişlendiği Kozmik Oda 1999 depreminde yıkıldı, Hüseyin Kıvrıkoğlu suikastının arkasında da Çevik Bir bulunuyor…

Kanada'da yaşayan gazeteci Faruk Arslan kendi web sayfasında Çetin Doğan'ın Mason Bektaşi Mezhepçilerin lideri olduğunu ve Gölcük'te de 2 milyon kişinin fişlendiği Kozmik Oda'nın 1999 depreminde yıkıldığını yazdı. Arslan'a göre Hüseyin Kıvrıkoğlu suikastının arkasında da Çevik Bir bulunuyor...

Çetin Doğan "Mason Bektaşi mezhepçi"dir

Zaman Gazetesi'nin eski köşe yazarlarından olan ve şu an Kanada'da yaşayan gazeteci Faruk Arslan'ın kendi web sayfasında yazdıkları Türkiye’de çok tartışılacağa benziyor. Balyoz Darbe Planı ile gündeme gelen Çetin Doğan'ı Tugay Komutanı olarak askerlik yaptığı Burdur'da tanıdığını ifade eden Arslan, Doğan'ın ‘Mason Bektaşi mezhepci’lerin lideri" olduğunu ifade ediyor. Arslan'ın yazısı şöyle başlıyor: "Öncelikle, eski Genelkurmay Başkanımız Hilmi Özkök’e, darbecilerin oyunu bozan Yaşar Büyükanıt’a ve demokrasiden geri adım atmayan Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a teşekkür ediyorum" diye başlayan yazısında Çetin Doğan'ı birde ondan dinleyelim: "Balyozcuların başı Çetin Doğan’ı bedelli askerlik yaptığım Burdur’da tanıdım. 1998 ve 1999’da orada Tuğay komutanıydı. İlk yaptığı konuşmayı irtica brifingine dönüştürmüş ve iç düşmanlarımız hakkında istatistik destekli bilgi vermiş, yurt dışında bunların ağına düşenimiz varsa, tövbe etmeye çağırmıştı. Darbe hastası askerlerin varlığını delil sayarak tüm ordumuzu suçlamak vicdansızlık olur. Özel Harpçiler yıllardır ‘iç düşman’ fişlemesi yapar, savaş senaryoları yazar ama ‘darbe tatbikatı’ yapmaz. Oysa 28 Şubat 1997’ya MGK’da kararlar aldırarak üç ay sonra Refahyol hükümetini düşüren yasadışı Batı Çalışma Grubu’nun başındaki Çetin Doğan pervasızdı. Darbeci ‘Mason Bektaşi mezhepci’lerin lideriydi. ‘Mason Sebataycı’ların lideri Çevik Bir ise, İsrail ile yaptığı 5 milyar dolarlık askeri anlaşmaları zoraki Erbakan hükümetine imzalatmıştı. ‘Amerikan düşmanı’ imajı çizen Çetin Doğan, 1 Mart 2003 tezkeresini parlamentodan geçirmeye zorlayacak kadar Amerikancıydı!"

"Gölcük'te kozmik odada 2 milyon kişi fişlendi"

Arslan'a göre balyozcular ilk darbeyi 1999 Gölcük depreminde yedi. Arslan, "Aslında Balyozcular ilk balyoz darbesini 17 Ağustos 1999 depreminde yedi. İzmit depreminin bilinmeyen kazancı, bir iç savaş çıkartacak planların ve fişlemelerin yerin dibine gömülmesiydi. Depremin merkez üssü Gölcük’te 2 milyon vatandaşın fişlendiği kozmik arşiv vardı" diyor. Arslan'a göre dönemin Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu'na düzenlenen suikastten de Çevik Bir sorumluydu. Arslan yazısında şu ifadelere yer veriyor; "Pek bilinmez, dananın kuyruğu, Nisan 1999 MGK toplantısında kopmuştu. MGK’da Çetin’in yazdırdığı kararları Bir onaylatmak için Ecevit hükümetine baskı yapıyordu. Ecevit, ‘iç savaş çıkar’ endişesiyle direndi ve imzalamadı. Bir, başbakanlığa gelerek Ecevit’e zorla kararları imzalatmak istesede, başarılı olmadı. Ecevit, Bir ve MGK Genel Sekreteri Erol Özkasnak’ın emekli edilmesini, Genelkurmay başkanı olacak Hüseyin Kıvrıkoğlu’dan rica etti. Bunu öğrenen Bir, Kıvrıkoğluna Kıbrıs’ta suikast düzenletti, ama kılpayı ıskalayan kurşun arkasındaki albayı şehit etti. ‘Bir ekibi’ tasfiye edildi."

"Belgeleri bana MHP'li vekil getirdi"

Arslan bütün bunları nereden bildiğine dair olarak şunları söylüyor: "Bunları nereden mi biliyorum? 17 Ağustos 2000’de, yani depremden tam bir yıl sonra ‘mahcup’ bir MHP milletvekili, elinde Nisan 1999 MGK’sının 8 sayfalık kararlarıyla Ankara’daki gazetemize geldi. Gazetem, ‘ordumuzu yıpratmayalım’ düşüncesiyle yayınlamak istemedi. Israrcıydım, “hiç olmazsa İran’a yaptırımlar kısmını belgenin sayı numarası ile haberleştirelim ki, elimizde olduğunu bilsinler” dedim. Haberi yaptım, hiç kimse yalanlamadı.

Yayınlanmayan 8 sayfada neler yoktu ki… Sanki bir darbe girişiminin yaptırım paketiydi. Bir maddesine çok gülmüştüm: Yeni cami ve Kuran kursu inşaatlarının ‘irtica faaliyeti’ olarak vali ve kaymakamlara rapor ettirilmesini anladım, ama ‘irticacı imamların memurluktan atılması’ mantığını kavrayamadım. Özel okullara el konulup devleştirilmesinden, cuma hutbelerinin MGK tarafiından yazdırılmasına kadar sivil hayata askeri müdahaleler vardı. Başbakanlık Başdanışmanı kisvesindeki Deniz Kuvvetleri eski komutanı Güven Erkaya ve Çetin Doğan, gemi azıya almışlardı. 130 bin memurun namaz kıldığı veya eşi başörtülü olduğu için, YAŞ kararları gibi yargısız infazla memurluktan atılmalarını hükümetten talep ediyorlardı. Bu atmosferde, 10 ile 17 Ağustos 1999’da Gölcükte yapılan ‘istihbarat semineri’ne Mossad ve CIA’dan üst düzey yetkililer katıldı. Deprem sayesinde fişler kayboldu, ancak uslanmadılar, bir sene sonra 30 bin memuru tekrar fişlediler. Temmuz 2000’de TBMM tatile girmeden Ecevit kabinesine çaktırmadan kanun hükmünde bir kararname imzalattılar. Bu belgeyi Ankara’daki ofisimize getiren başka bir ‘mahcup’ MHP milletvekiliydi. Pazar günüydü, nöbetçi gazete ekibi belgeye inanmadı. Ertesi gün, belgeyi merkeze faksladım ve haber sonraki gün ‘yargısız infaz kararnamesi’ diye manşetten girdi. Ecevit önce inkar etti, daha sonra üç bakanı itiraf edince kabullendi. Ancak Cumhurbaşkanı Sezer, kararnameyi imzalamadı. Ecevit hükümeti, Doğan ve Bir’in baskısıyla yeniden imzalayıp gönderdi, Sezer tekrar veto etti." dedi.

"Çetin Doğan’a son darbeyi Altay Tokat vurdu"

Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'e Başkent Hastanesi'nde komplo kurulduğunu yazan Arslan, Taraf Gazetesi'ne de sesleniyor: "Balyozculara bir kere daha balyoz inmişti. Batı Çalışma Grubu’nun adı ‘Cumhuriyet Çalışma Grubu’ olarak değiştirildi. 2000 ve 2001 ekonomik krizleri çıkartıldı. Ecevit Mehmet Haberal’ın Başkent hastanesinde sakatlandı, komplo kuruldu. Bir gecede Merkez Bankası’ndan 10 milyar dolar çekip yurt dışına transfer eden Bank of America, City Bank ve Deutsche Bank’ı ve halkı yüzde 50 fakirleştiren devalüasyon gecesinde para kaçırma furyasına katılan 38 İstanbul baronunun kimler olduğunu umarım ‘demokrasi kahramanı’ gazete Taraf yakında açıklar.

Doğan’a son darbeyi MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin danışmanı emekli Korgeneneral Altay Tokat vurdu. Bahçeli, Kıvrıkoğlu’nun görev süresini 1 yıl uzatmama tavsiyesini Tokat’tan aldı ve Doğan’a genelkurmay başkanlığı yolunu kapadı. Balyozcuların umutsuzluğa düşüp darbe olgunlaşmadan ‘acil çılgınlık’ peşinde oldukları anlaşılıyor. Özkök, Büyükanıt ve Başbuğ paşalar iyi idare etmişler. Bu süreçte Doğan, Haziran 2001 MGK’sından geçirttiği Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’yle (MGSB) meğer ‘darbe semineri’ne yasal kılıf giydirmiş. Bu tehditleri takip görevi Özal Harbçilerin…" diyor.

"Milli Güvenlik Siyaset Belgesinde cuntacılık suç değil"

Arslan Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ne de atıfta bulunarak "Bakanlar Kurulunun 10.07.2001 Tarih ve 2001/2717 Sayılı Kararı ile onaylanan MGSB’de tanımlanan iç tehditler şunlar: ‘Yıkıcı Faaliyetler; Bölücü Faaliyetler; İrticai Faaliyetler; Azınlık; Çıkar Amaçlı Suç Örgütü; Yolsuzluk; Kayıt dışı Ekonomi; Yasadışı Göçmen; Kara para; Kara paraya Öncül Suç; Mülteci; Sığınmacı; faaliyetler’ Yani cuntacılık suç veya tehdit değil. Bu belgeyi silbaştan düzenlenmeden, 28 Şubat sürecinde Doğan’ın zorla çıkarttığı polisin bölgesine askeri sokan EMASYA genelgesi iptal edilmeden, Anayasa’nın 145. ve 125. maddeleri değiştirilmeden, ‘askeri vesayeti’ arzulayan içimizdeki darbe hastalarından kurtulmamız zor. On sene öncesinden farklı olarak bugün aydınlarımız ve medya artık susmuyor ve halk sokaklarda darbecileri protesto ediyor. Tek yol referendumla anayasa değişikliği yapıp darbelerin önünü ilelebet tıkamaktır" diye yazdı.

FARUK ARSLAN KİMDİR

Karabağ, Çeçenistan ve Abhazya savaşlarını yakından takip etti. Hazar'ın enerji rezervleri ile ilgili yazdığı 3 binden fazla haber ve makale Türk ve yabancı basında yayımlandı. Azerbaycan Zaman Gazetesi'nde muhabirlik, haber müdürlüğü ve köşe yazarlığı yaptı. CHA Azerbaycan temsilciliğini 3 yıl yürüttü. 2 yıl süresince Türkiye'de yayımlanan Zaman gazetesinde Bakü Mektubu adlı köşeyi yazdı. Azerbaycan'da yayımlanan ilk çocuk gazetesi Tomurcuk'un kurucularından oldu. Zaman gazetesinde 2000 yılı sonuna kadar Ankara'da diplomasi, dış politika ve enerji muhabirliğini yürüttü. 14 ülkede basılan Zaman'lara yönelik özel araştırma dosyaları hazırladı ve Türk dünyası muhabirliği yaptı. Azerbaycan Gazeteciler Cemiyeti ve Ankara Diplomasi Muhabirleri Derneği üyesidir.
Kanada Zaman gazetesi temsilciği görevini üstlenirken, Toronto muhabiri olarak çalıştı. Kanada Türklerinin posta ile dağılan tek ücretsiz haber dergisi Sunrise'ı kurdu ve bir yıl boyunca editörlüğünü üstlendi.1998-2004 periyodunda Ali Alperen mahlasıyla sırasıyla Gündüz, Muhalif, Gelecek Gazetesi, Hür Gelecek gazetelerinde köşe yazdı. 2004 yıllarında Metafizik Magazin dergisinde yazıları yayımlandı. 2000-2005 yılları arasında www.sonsaniye.net de aralıksız köşe yazılarıyla internet haberciliğini sürdürdü.

11 Eylül 2001 faciasının perde arkasını anlatan ‘Matrix’in 11 Eylül Kurgusu’ kitabı Q-Matris yayınevi tarafından Nisan 2004 de basıldı. Aynı kitabın İngilizce versiyonuda bulunuyor. Hazar'da petrol savaşını anlatan 'Hazar’ın Kurtlar Vadisi: Petrol İmparatorluğunda Güç Savaşları’ kitabı Karakutu Yayınları tarafından Nisan 2005 de yayımlandı. Yazarın, ‘ Net Kırılma: Evenjelik Harbin Kurgusu’ adlı kitabı Ağustos 2005’de Karakutu’da basıldı. Yazarın ‘Petrol Satrancı’ ve ‘Kanada’ya Gelmenin Yolları- Kurtar Bizi Kanada’ adlı kitapları bulunuyor.Evli ve iki çocuk babası olan Arslan, Kanada göçmeni ve Kanada firması Astra Canada Pulses Inc. şirketinde İhracat müdürlüğü ve Astra Mart managerliği görevini, gazetecilik yaşamı ile birlikte yürütüyor. Arslan, iyi derecede İngilizce, Almanca ve Azerice biliyor.

Bu haber toplam 4804 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri