Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kriz Büyük Şans Olabilir

13 Ekim 2008 / 14:12
Fettah Tamince, kimine göre kabus olan krizin ülke için büyük şans olabileceğini savundu.
Yaşar İliksiz ve Eyüp Ensar İhtiyar'ın haberi

Turizm sektörünün mevcut pastayı paylaşım kavgası verdiği süreçte yeni pazarlara yönelerek atağa geçen ve herkesin "Türkiye'de böyle bir yatırım parayı batırmak demektir" diye olumsuz tablolar çizdiği dönemde çok yıldızlı Rixos otelleri ile gücüne güç katan işadamı Fettah Tamince, kimi işadamlarının endişe ile takip ettiği sürecin de eğer gerekli imkanlar sağlanırsa Türkiye için büyük bir fırsata dönüşeceğine dikkat çekiyor.

"Birileri kaybediyorsa birileri kazanıyordur" felsefesi ile hareket ettiğini belirten Tamince, "Ülkenin Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en derin krizin yaşandığı 2001 faciasından dolayı bu krize hazırlıklı yakalandığını belirterek, servetlerin el değiştirdiği bu süreçte ülkemiz işadamlarının elindeki birikim belki dün çok şey ifade etmiyordu ama şu an çok büyük kıymet arzediyor. Eğer bu nakit birikimi iyi kullanılırsa Türk işadamları" krizden büyüme sağlayarak çıkabilir" diye konuştu.

50 YILDA BİR ELE GEÇEBİLECEK ÖNEMLİ BİR FIRSAT

Türkiye'de de 2001 tecrübesi nedeniyle hatırı sayılır bir birikim var. Bu birikim iyi kullanılırsa Türkiye bu krizden kazançlı çıkabilir. Dünya tarihinin en büyük krizinin yaşandığı bu günler Türkiye için `50 yılda bir ele geçirilecek önemli bir fırsat dönemi

Fettah Tamince'ye göre ekonomik krizin yarattığı tahrifatın boyutları tam olarak algılanmış değil. Dünyayı sarsan ekonomik krizin ne kadar tahribat yapacağını, hangi ülkelerde etkisini daha fazla göstereceğini bugün tam olarak göremesek de ilerleyen günlerde tablo net hatlarıyla ortaya çıkacak ''Tsunami denilen ekonomik kriz halen devam ediyor. Krizin derinliğiyle ilgili çok net bilgimiz olmadığı görülüyor ama görünen şu ki kriz Türkiye'yi de şu şa da bu şekilde etkilecek. Bu kriz 3-4 yıl sürebilir. Krizden kimileri az, kimileri çok etkilenecek. Türkiye şimdilik bu krizden nasibini almadı. Türkiye belki de bu krizden en az etkilenen ülke olacak. Ama buna güvenip tedbir almamak da yıkım getirebilir. Ama bu süreçte servetlerin el değiştirecek. Türkiye'de de 2001 tecrübesi nedeniyle hatırı sayılır bir birikim var. Bu birikim iyi kullanılırsa Türkiye bu krizden kazançlı çıkabilir. Dünya tarihinin en büyük krizinin yaşandığı bu günler Türkiye için `50 yılda bir ele geçirilecek önemli bir fırsat dönemi` dedi.

"BİZ BELİRLEYEN ÜLKE OLALIM"


Eskilerin `En büyük müdafaa sürekli taarruzdur.` dediğini hatırlatan Rixos Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince, `Ben diyorum ki krizde savunma pozisiyona geçmek yerine taaruz yapalım ve kazançlı çıkalım. Daha önceki krizdeki tecrübelerimle söylüyorum bunu. Devlet, millet elele, fırsatları değerlendirelim. Türkiye 2001 krizindeki tecrübesini müdafaada değil taarruzda kullanmalıyız. `Güç kaybeden rakiplere karşı bir atağa kalkabilir miyiz? bu soruya cevap arayalım. Tam da bunun konuşulması ve tartışılması gereken bir zaman dilimindeyiz. Rollerin yeniden yazıldığı bu dönemde rolü belirlenen değil, rol yazan olalım` şeklinde konuştu. .

KRİZ İÇİN TASARRUF TAKTİKLERİ


Kriz sürecinde kesinlikle personel çıkartmayı düşünmüyoruz. Personelden tasarruf sosyal yıkımlara yol açar...


Kriz dönemlerinde tasarruf tedbirleri alınmasının şart olduğunu ama tedbirlerin önceliğinin iyi belirlenmesi gerektiğini belirten işadamı Fettah Tamince, Türkiye'de malesef akla gelen ilk tedbirin personel kısıtlaması olduğuna dikkat çekti. Personel çıkarmanın en son düşünülmesi gereken tedbir olduğunu belirten Fettah Özince, kendisinin kesinlikle personel çıkartmak gibi bir düşüncesi olmadığının altını çizdi.

Kendi formülünün diğer işadamlarınca da uygulanmasının ekonomiye ve istihdama yara aldırmayacağını belirten Tamince, "750-1,500 YTL arasında çalışan bir elemanı işten çıkarttığınızı düşünün. Bu o kişi kadar, onun ailesi ve geçindirdiği insanlar içinde sosyal bir yıkım olur. Oysa onu çıkarmak yerine üst düzey maaş alan bir elemanınızın maaşından kısmayı düşünmek daha mantıklı. 10 Bin YTL alan bir personeliniz 8 bin TYL alırsa belki zorlanabilir ama bir sosyal yıkım yaşamaz. Bir arkadaşının işsiz kalmasına engel olacağı gibi onun işini de kendisi yapmak zorunda kalmamak için buna razı olur. Böyle bir tedbir bir personilizin işsiz kalmasına da engel olur. Türkiye'de bırakın insanların işinden olmasını, her yıl 500-600 bin insana yeni istihdam açmak mecburiyeti var. Bu yüzden işçi çıkaracağımıza tasarruf yapalım` çağrısında bulundu.

Rixos grubunun kriz sürecinde yöneldiği diğer tasarruf yöntemlenine değinen Tamince, "Yüzde 75 enerji tasarruflu ampulün peşine düşeceğiz. Bu sayede yüzde 30`ların üzerinde tasarruf sağlayabiliriz. Bundan sonra yöneticilerimiz business yerine ekonomik tarifede uçacak. Daha önce 3 saat mesai harcıyorsak 15 saat harcayacağız ama kesinlikle küçülmeyi düşünmeyeceğiz. Yurt dışındaki inşaat ve taahhüt alanında planladığımız yatırımlardan da vazgeçmeyeceğiz" dedi.

KENDİSİNE DE ÖZEL UÇAK VE YATI YASAKLADI

Şahsen ben de personelimden istediğim fedakarlıkları bizzat sergileyeceğim. Bundan sonra özel uçağımı ve yatımı mecbur kalmadıkça kullanmalacağım. Yurt dışına çıktığımda şahsi harcamalarımı kısacağım.



"DEV ŞİRKETLER UCUZA ALINABİLİR, YENİ PAZARLAR AÇILABİLİR"

Borsalardaki düşüşlerin dev yabancı şirketlerin piyasa değerinin üçte bire kadar gerilettiğine dikkat çeken Tamince, isim vermeden bir kaç şirketin ne kadar değer kaybettiğini ifade ettikten sonra, nakit birikime sahip Türk firmalarının birleşip yurtdışında şirket satın almasının tam zamanı olduğunu savundu. Kriz dönemlerinin özellikle turizm sektörünü yeni pazarlara yönelttiğini ve yeni servetler keşfettirdiğini belirten Tamince ` 2001 krizinden sonra Rusya Türkiye`ye en fazla turist gönderen ülkelerden birisi haline geldi. Yaşanan mali kriz nedeniyle Avrupa ve Rus pazarındaki daralma ihtimalini hesaplayarak Körfez ve Uzakdoğu ülkelerine yönelerek, bu ülkelerden gelecek turist sayısını artırabiliriz" dedi.

ANTALYA HAVALİMANI ÇÖZÜM KAPISI OLABİLİR

Turizm sektörünün önde gelen isimleri ve devlet yetkilileri ile bu konularda fikir alışverişleri yaptıklarını ve bunu sürdüreceklerini belirten Tamince, şu açıklamada bulundu: "Kriz sürecinde özel sektör ve devletin işbirliği içinde olması ve her iki kesimin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Bu süreçte Avrupa turist pazarı daralır ki zaten bize çok da getirisi olan bir pazar değil. Rus pazarı da mutlaka bu krizden dolayı daralacaktır. Düşünürsek, krizden en az etkilenecek olan pazar Ortadoğu'nun körfez bölgesidir. Biz de hesaplarımızı bunun üzerine kuralabilir ve işe bu pazardan başlayabiliriz.


Krizden en az etkilenecek olan pazar Ortadoğu'nun körfez bölgesi. Biz de turizm hesaplarımızı bunun üzerine kuralabilir ve işe bu pazardan başlayabiliriz. Ancak bunun için önce ulaşım kolaylığı sağlanmalı. Uçak seferleri için sübvansiyon sağlanmalı

Türk Hava Yolları bir şekilde sübvanse edilerek - ki bunun için de kaynak arayışı içindeyiz- zarar etme pahasına Antalya`dan Dubai`ye doğrudan seferler düzenlemeli. Bu aşamadan sonra Turizmciler olarak iş bize düşer ve `potansiyel müşterilere ulaşıp, "Bakın Türkiye'ye doğrudan uçuş yapan uçaklarımız var. Buyurun ülkemizdeki tatil imkanlarını kullanın, otellerimize gelin` diyebiliriz. Antalya Dubai gibi pek çok ortadoğu ve Afrika ülkesine doğrudan uçuş yapılabilen merkezi havalimanını daha verimli kullabilir. Duabi'ye sadece Hindistan`dan her gün 10 uçuş gerçekleşiyor. Havayolu şirketlerinin aktarma merkezi haline gelen Dubai`den direk uçuş konulması halinde Antalya`ya çok geniş cografyalardan turist çekilebilebilir. Bunun için acilen kriz masası oluşturulmalı. Yetkililer üzerine düşeni yapmalı.

"Antalya 10 milyon turist alan, dünyada örneği az olan bir şehir" diyen Fettah Tamince, Antalya'nın mevcut potansiyelini daha yükseklere taşımak için yeni projeler geliştirilmesi gerektiğini savunarak, 'Türkiye, turizm sektöründe çok genç bir ülke. Son 20 yılda turizm yapıyoruz. Bulunduğumuz nokta küçümsenmeyecek bir nokta. Altyapımız var, hava alanlarımız ve yollarımız modern bir ülkeyiz. Türkiye havayoluyla 3,5 saat ile gelişmiş 35 ülkeye uzakta olan bir ülke. Bu avantajlara sahip Avrupa'da bana bir ülke sayamazsınız. Bunu iyi değerlendirmeliyiz' ifadesini kullandı.

"ÇİN, TÜRKİYE'NİN PAZARDAKİ EN GÜÇLÜ RAKİBİ"

Biz bir yerde inşaat yaptığımız zaman adamlar bize standartları belirtiyorlar. Nereden alacağımızı ve kimin ürettiğini de söylüyorlar. Biz neden aynısını yapmayalım. Biz de o standartlarda üretimle karşı atağa geçmeliyiz`

Türkiye`nin dünyada güçlenirken rakip ülkelerin hesaplarını dikkate alması ve onlara karşı mücadele modelleri geliştirmesi gerektiğine dikkat çeken Tamince, "Yatırım yapmak isteyenlere Türkiye'nin kapılarını kapatmasının mümkün olmadığını belirtirken rakiplere karşı da strateji belirlemesi gerektiğini söyledi. Çin'in Türkiye'nin hedeflediği pazarlarda karşısındaki en güçlü rakip olduğunu söyleyen Tamince; "Çin`de gelecek dönemde inanılmaz kapasite artışı olacak. Çin ucuz işgücüne sahip olduğu gibi kasasında para da olan bir ülke. Çin Eximbank`ı yatırım yapmak isteyenlere diyecek ki; sana 10 vadeli kredi vereyim ama benim ürünlerimi kullan. Bunu daha agresif hala getirecek. Biz, bunun karşısında hep beraber çalışacağız. Çin`in bu modeline karşı biz de bir model sunmalıyız. Biz bir yerde inşaat yaptığımız zaman adamlar bize standartları belirtiyorlar. Nereden alacağımızı ve kimin ürettiğini de söylüyorlar. Biz neden aynısını yapmayalım. Biz de o standartlarda üretimle karşı atağa geçmeliyiz` dedi.

Dubai`de mart ayında açmayı planladıkları Ottoman Palace Oteli`nin inşatı sırasında benzeri bir açılım gerçekleştirdiklerini söyleyen Tamince, Türkiye'nin sadece inşaat sektörüne değil başka sektörlerine de pazar açtıklarına dikkat çekerek, "Türkiye`den inşaat malzemesi götürdük, Türk hamamı yapılacaksa bunu en iyi kim yapar, biz yaparız, mermer lazım, en uygun mermer nerede var bizde var. Biz götürelim dedik. Türkiye'den gıda maddeleri götürdük, gıda sektörüne katkıda bulunduk, Türkiye'den balık götürdük balıkçılık sektörüne hatırı sayılır katkı sağladık. İşçi götürdük, istihdam sağladık. Bunu biz olduğumuz için bizim ülkemizden götürmeyi başardık: başkası olsa kendi ülkesinden götürecekti. Bu nedenle Türkiye'nin dışarıda iş yapan isimlerinin, kendi ülkesinin başka sektörlerine de katkı sağladığını gözden kaçırmamak lazım. Bu tarz yatırım ve açılımları desteklemek gerekir" dedi.

YENİ OTELLERİN AÇILIŞI

Sorular üzerine devam etmekte olan otel yatırımlarına da değinen Fettah Tamince, dünyadaki ekonomik kriz nedeniyle 'bekle, gör' pozisyonuna geçtiklerini belirterek, ''Önce ayakta durmalıyız ki sonra da koşabilelim.'' dedi.

Önümüzdeki günlerde oteller zincirinin yeni halkalarını hizmete açmaya hazırlanan Fettah Tamince mevcut yatırım planlarında revizyona gitmediklerini vurgulayarak, Almaatı ve Dubai`daki otel yatırımlarının açılışını ertelemeyeceklerini belirtti.

Tamince, `Özsermaye ile finansı çözüyoruz. Para için bankalara gitmiyoruz. Zaten turizm sektörü bankacıların elini sıkı tuttuğu ve sıcak bakladığı bir sektör. Mümkün olduğunca onlardan kredi almamaya çalışıyoruz ama tabi mecbur kalırsak da kapılarını çalarız` ifadesini kullandı.

Tamince "Kriz nedeniyle henüz turizm sektöründe çok net yaşanılan bir gerileme yok. Hatta tam tersine bir önceki yıla baktığımızda satışlarımız daha iyi. Doluluk oranı da yüksek. Fiyatlarımız da yüzde 40'lara varan oranlarnda yüksek. Ancak bu şekilde çok iyi gidecek diyemeyiz. Birkaç gün içerisinde krizin etkisini göreceğiz. Umuyoruz ki alınaçcak tedbirlerle fiyatlarımızı geri çekme ihtiyacı hissetmeyelim" şeklinde konuştu.

Ottoman Palace Oteli`nin dışındaki yeni otellerinin belirtilen tarihlerde açılacağını ama kasım ayında açılmasını öngördükleri bu oteli ancak mart ayında açabileceklerini söyleyen Tamince, Lara bölgesine yapılması düşünülen ''Temalı Park'' projesinin yargıda olduğunun hatırlaılması üzerine bu konunun çok tartışıldığını da hatırlatarak, ''Bu konuyu tartışanlar, projeyle ilgili yeterince bilgisi olmayanlar. Biz yeşili koruyan bir oteliz. Yeşili korursak onu turizmde kullanabiliriz. Neden Antalya'da turizm var? Çünkü doğası, denizi, güneşi var. Bunu bilen turizmci oradaki alanda 'doğayı yok edeceğim' demez. Temalı parkı ben yaparım veya başkası yapar. Ancak çok önemli bir proje. Çünkü sezonu uzatmak istiyoruz. Sadece yaz sezonu olmasın istiyoruz. Turizmi aylara yaymak istiyoruz. Bu bir zorunluluk. Yapılacak projeyle doğayla ilgili yanlışın olmayacağını çok iyi biliyoruz. Tam tersine Antalya turizmine çok önemli bir değer kazandıracağız. Bu projenin mutlaka yapılması gerekli. Ürün çeşitlendirmeye ihtiyacımız var.'' dedi.

GÖZÜNÜ ENERJİ SEKTÖRÜNE DİKTİ, ORTAK ARIYOR


Geleceğin sektörü olduğu için enerji pazarda yer almayı istiyoruz. Rusya, Asya, Uzakdoğu ve Körfez bölgesinde gerçekleştirilecek işbirliklerine açığız. Öncelikle ilişkilerimizin iyi olduğu ülkelerde şansımızı deneyeceğiz

Fettah Tamince, turizm ve inşaat sektörü dışında büyüyen yeni alanlardaki iş fırsatlarını da takip ettiklerini söyledi ve yeni açılım hedeflerinin enerji sektörü olduğunu açıkladı. "`Enerji sektörü ile ilgili hazırlıklarımız var. Bu alanda sermayesi olan, tecrübeli yerli ve yabancı ortaklar arıyoruz. Paralı ve tecrübeli ortaklarla konsorsiyum oluşturarak enerji sektörüne girmeyi planlıyoruz ama tabi enerji sektörü çok geniş bir alan. Enerji denilince; bunun üretimi var, dağıtımı var, pazarlaması var, boru hattı var... Hangi alanda başarılı olacağımızı iyi hesap etmeliyiz. Ama geleceğin sektörü olduğu için bu pazarda yer almayı istiyoruz. Rusya, Asya, Uzakdoğu ve Körfez bölgesinde gerçekleştirilecek işbirliklerine açığız. Öncelikle ilişkilerimizin iyi olduğu ülkelerde şansımızı deneyeceğiz. Rusya ve Irak`ta büyük fırsatlar olduğunu düşünüyoruz` diye konuştu.

Kaynak:
Bu haber toplam 1156 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri