Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Krizcilerin yeni malzemesi

08 Ağustos 2008 / 07:57
Krizcilerin yeni malzemesi okulda ibadet özgürlüğü
Edibe Sözen'in hazırladığı "Gençleri Koruma Yasası"nda Avrupa'daki gibi okullarda ibadethane açılması kısmını öne çıkartıp, kaşıyayarak krize dönüştürmek isteyen zihniyet yasayı bu maddeye indirgerken, okullarda ibadet hakkının Türkiye'de uygulanamayacağını savunanlar da var. Sorun da size komik gecelecek ama kabaca özetlersek, "abdest ve Namaz'ın Avrupa Standartlarında bir ibadet olmaması".

Nagehan Alçı'nın köşe yazısı

Muhafazakâr bir toplumuz. Daha doğrusu geleneklerimize bağlıyız. Din bir çoğumuzun hayatında önemli bir yer tutuyor. Ancak buna rağmen AKP Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen'in hazırladığı 'Gençleri Koruma Kanun Tasarısı' epey gürültü çıkaracak gibi görünüyor.

* * *

Öncelikle kısaca meseleyi hatırlatalım: Efendim, Edibe Sözen bir yıl boyunca uğraşmış, didinmiş, Almanya'daki yasaları incelemiş ve bir tasarı hazırlamış. Bu tasarıyı önceki gün Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu'na sundu. Tasarının çok tartışılacak maddeleri var. Bunların içinde en önemlisi okullarda, farklı inançlara uygun ibadethaneler açılması.

* * *

Kahvaltıda laiklik kaygısı içip, akşam yemeğinde şeriat kâbuslarını ısmarlayanlar için biçilmiş kaftan bir madde bu. Şimdi tüm 'laikiz ve laik kalacağız' andı içenler bu maddenin üzerine klasik argümanları ile gidecek ve yine hükümetin popülist argümanları ile geri püskürtüleceklerdir. Oysa meseleye öncelikle biraz evrensel bakmakta fayda var.

* * *

Okullarda ibadet meselesi Batı dünyasını da uzun yıllardır meşgul ediyor. AB ülkelerinde özellikle son yıllarda Müslüman göçmenlerin seslerinin daha çok çıkması ile 'okullarda namaz kılınabilir mi?' tartışması başladı. Almanya'da geçtiğimiz yıl içinde bir öğrenci ibadet etme hakkını istediği gerekçesiyle mahkemeye başvurdu. Mahkeme öğrencinin, okulda günde bir kez olmak koşuluyla namaz kılabileceğine, okul yönetiminin kendisine yer göstermesi gerektiğine karar verdi. Normalde Almanya'daki devlet okullarında öğrenciler için ibadet saati bulunmuyor.

* * *

Diğer AB ülkelerine bakarsak... Fransa, İsveç, Lichtenstein, Estonya, İzlanda, İtalya ve Portekiz'de okullarda ibadet edilmiyor. Malta, Yunanistan, Avusturya, Kıbrıs Rum Kesimi ve İngiltere'de ise eğitim süresi içinde okullarda dua vakitleri var.

* * *

Ancak konu hala birçok Avrupa ülkesinde büyük tartışmalara yol açıyor. Örneğin 1995'te Almanya'nın Karlsruhe kentinde mahkeme, okullarda haç takılmasını yasakladı. Gerekçe olarak da haçın öğrencinin iç dünyasını etiketleyeceği gösterildi. Ancak aynı Alman yargısı 2003'te bir Müslüman öğretmenin okulda türban takma isteğini kabul etti. Gördüğünüz gibi dinin okullarda yaşanması ve yansıtılması konusunda bir fikir birliği yok.

* * *

Gelelim Amerika'ya... Orada da tartışma sürüyor. 1948'de ABD Temyiz Mahkemesi 'devlet ve din işlerinin birbirinden ayrılması' prensibini gerekçe göstererek okullarda duayı kaldırdı. 1962'de bu kararını 'okullarda ibadet anayasaya aykırıdır' diyerek pekiştirdi. 1963'te okullarda İncil okumak yasaklandı.1980'de ise mahkeme Hıristiyanlığın 10 Emrini okul duvarlarına asmayı anayasa ihlali gördüğünü açıkladı.

* * *

Amerika'daki devlet okullarında durum böyle. Bu yüzden muhafazakârlar arasında ateşli tartışmalar sürüyor. Bir kısım çevreler çocuklarını istedikleri gibi bir inanç eğitimi almaları için özel okullara yolluyor. Bu tepkilere ise liberal çevreler karşı çıkıyor ve okullarda inanç ibrazı ve uygulanmasının etiketleme olduğunu, dolayısıyla insan haklarına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürüyorlar.

* * *

Edibe Sözen'in Türkiye'deki okullarda ibadethane açılmasını öngördüğü kanun tasarısını bu karşılaştırmalar eşliğinde tartmakta fayda var.

* * *

Öncelikle hatırlayalım: Yukarıda bahsi geçen ülkelerin tümünün halkı Hıristiyan. Tabii ki göçmen olarak gelen ya da kuşaklardır oralarda yerleşik diğer inanç grubunda insanlar da bu coğrafyalarda mevcut ancak çoğunluğu göz önünde bulundurmamız gerek. Hıristiyanlıkta dua İslam'da olduğu gibi günde 5 kez, belli saatlerde yapılmıyor. Saatleri esnek, abdest-namaz gerektirmiyor. Kısacası salt pratik açıdan baktığımızda Müslüman öğrencilere ibadet imkanı sağlamak daha çetrefil.

* * *

Her şeyden önce ibadet imkanı sağlamak 5 vakit (okul vakti içindeki süreye göre 1-2 kez) namaza müsamaa göstermek demek. Bu da ders saatlerinin altüst olması anlamına gelir. Yalnızca bu kadar da değil. Zaten etnik ve geleneksel baskının altında büyüyen, bu ülkenin vatandaşı olan ama Müslüman olmayan ya da Müslüman bir aileden bile gelse ibadet etmeyen öğrenciler namaz vakitlerinde ne yapacak? Kendilerini yalnız hissetmeyecekler mi? Bu psikolojik bir baskıya yol açmayacak mı?

* * *

Peki ya abdest meselesi? Okul tuvaletleri ayaklarını lavaboya sokan öğrencilerden geçilmezse ne olacak? Bir süre sonra ayakkabıyı, çorabı çıkarmak zor deyip terlikle okula gelmeye kalkan olursa okul yönetimi 'abdest var ama terlik yok' mu diyecek?

* * *

Kısacası Sözen'in önerdiği ve bazı Hıristiyan ülkelerde çok daha rahat uygulanır olan ibadet meselesi zaten başından beri din ile bir türlü doğru elektriği yakalayamayan bizim toplumda iyice gerginlik yaratır. Bari laiklik, türban derken elektrik teli gibi gerilen yetişkinlerin arasına çocukları da katmayalım...

* * *

Bütün ülke din motifli iç sıkıntılı meselelerden fenalık geçiriyor. Üniversitelerin türban nedeniyle yaşadıkları ortada. Şimdi sıra çocuklara mı geldi? Siz hiç alenen dinin girdiği ve politikleştirilmeyen bir alan gördünüz mü? Hayal kurmayı bırakın!

nagehan@nagehanalci.com

Kaynak:
Bu haber toplam 710 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri