Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kuran'ın indiği mağarada Türk izi!

02.09.2009 14:19
Taraf Hürriyet'ten erken davrandı. Yazarını kutsal topraklara yolladı. İzlenimleri Özkök ve Hakan'dan daha farklı.
Taraf gazetesi elini çabuk tuttu ve umre izlenimlerini Hürriyet'ten önce okurlarına duyurdu..

"En hakiki umre Taraf'ta" sürmanşetiyle okurların karşısına çıkan gazete Hürriyet'e gönderme yaptı.

İhrama giren ve hacıların arasına karışan Taraf yazarı Turgay Oğur'un Mekke gözlemleri ilginç.

Umreye magazin penceresinden bakmayan Turgay Oğur'un çektiği en sıradışı fotoğraf "Oflu Yunus" adlı duvar yazısı oldu.

Kuran'ı Kerim'in indiği Hira dağındaki mağaranın duvarına yazılan "Oflu Yunus" yazısı Türkler'in burada ne kadar derin izler bıraktığının en çarpıcı kanıtı oldu!..

Turgay Oğur gezdi, gördü ve kendi kendine oto-röportaj yaptı. Eleştirel ve gerçekci bir dil kullanıyor gözlemlerinde.

Allah neden Mekke gibi şehre kutsallık atfetmiş?

Dünya adına hiçbir güzelliği olmaya şehir. Ağacı bırakın bir tek ot yok. Bu soruya bir kaç cevap buldum. İnsanlar Mekke'ye sadece Allah'ın istediği için gider. İbadet ile niyetlerinin arasına hiçbir şelale , hiç bir tarini eser, altın kaplama anıtlar, göz kamaştrıcı çiçek bahçeleri girmez. Mekke güzel bir şehir olsaydı, tarih boyunca zengin müslümanlar bu şehri parseller ve yerleşirlerdi. Gelen gitmeyince de durmadan devam etmesi gereken insan döngüsü kilitlenirdi. Şmdi ise ibadetini eden dönüş yolunu gözlüyor.

Kabe'yi gördüm ama büyülenmedim? Bende mi bir eksiklik var?

Evet Kabe kendi başına büyülenecek bir bina değil. Allah'ın evi dünyada olabilecek en sade en sıradan geometrik bir forma sahip. Siyah örtüyle kaplı içi boş bir küp. Aslında Kabe soyut olanı kavramakta güçlük çeken insanlar için sadece bir nişan işaret. Büyüleyici olan Allah'a misafir olma hissidir. Bu hisse ilk görüşte de sahip kapılabilirsiniz sonra da. Hiçbir şey hissetmeden dönenler de olabilir ama bu kişilere ödedikleri paraları geri vermiyor.

Türk hacılar neden valizleriyle dolaşıyor?

Onlar valiz değil seyahat acentalarının dağıttığı eşantiyorn çantalar. Ancak hacıların taşıdığı bu kocaman çantalar görenleri aklına; Türkler hacca m geldi yoksa dünya tıp kongresine mi takılıyor. Bizimkiler de bu sekizgözlü çantalara bir seccade, bir takke koyup omuzlarına çapraz asıyorlar. Çektikleri ağırlık kendilerine ama namaz kılarken yandakinin kafasına düşmesi fena.

Neden etraftaki otelleri metro ile kabeye bağlamıyorlar?

Hacılar en çok yürüyen merdivenlerde kaza geçiriyorlarmış. Suudi yetkililer 'paramız var metro yaparız ama bu şehirde metro olsaydı her gün ölümlü kaza olurdu' diyorlar. Mekke'ye dünyanın her yerinden müslümanlar geliyor ve sahip oldukları kent kültürü de birbirinden farklı.

Umreye hacca gidenler içkişi bırakır, cami cemaati olur. Aynı şey bize de olur mu?

İstemezseniz olmaz. İçkiyi kumarı bırakıp beş vakit namaza başlamak Mekke'nin tozunu yutmakla otomatikman olmamaktadır. Hacca gidinceye kadar işleyebildiğin kadar günah işle, gözün toprağa bakmaya başladığı zamanda hacca gidip bir tövbe edersin tertemiz dönüp caminin erkeği çocuklarının babası olursun bir Anadolu açgözlülüğüdür.

Sonuç olarak

Umre yaşamaya değer bir deneyimdir. Araplar pis değildir. Arapça 'ayva, mafiş, yallah'tan oluşan bir dil değildir. Türkiye'den olmak ayrıcalık görme nedenidir.

Bu haber toplam 1284 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri