Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Livaneli CHP' ye Verdi Veriştirdi

01 Temmuz 2008 / 11:24
CHP'nin bir dönem ağır toplarından olan ve CHP Genel Başkanı olması için baskı yapılan Zülfü Livaneli, "CHP, Ya olduğu gibi görünsün ya göründüğü gibi olsun" dedi.
Zülfü Livaneli'nin köşe yazısı

CHP’nin, Sosyalist Enternasyonal çevrelerinde büyük bir huzursuzluk kaynağı olduğu uzun zamandır biliniyordu. Bu huzursuzluğu anlamak da mümkündü. Çünkü her birlik gibi Sosyalist Enternasyonal’in de bir takım temel ilkeleri vardı ve ne yazık ki CHP bu kriterlerden giderek uzaklaşıyordu.

Sonra iş tırmandı ve kriz noktalarına geldi.

Benim şaşırdığım; CHP yönetiminin bu durumdan rahatsızlık duyması oldu.

Zaten parti, liderlik kadrosunun bilinçli seçimiyle uzun zaman önce sağa doğru kaydırılmamış, sağ politikaları benimsememiş, sağ politikacıları transfer etmemiş miydi?

Solla ne ilgisi vardı ki CHP’nin?

Soldaki herkese sırtını dönüp, sağın simge isimleriyle kol kola giren bir CHP’nin solculukta ne gibi bir iddiası olabilirdi?

Dikkat ederseniz, bu sözlerim bir suçlama ya da yargılama tonu taşımıyor.

Genel başkanlar, sağ ve sol kampların eridiğine inanarak, partilerini bambaşka bir ideolojik çizgiye taşıyabilirler. Delegeleri de bu değişime onay verdiği sürece mesele yoktur.

Burada garip olan “sol gösterip sağ vurma” taktiğidir.

CHP yönetimi çıkıp açık açık “Ben sol politikalarda bir yarar görmüyorum. Milliyetçi bir çizgide yer alıyorum. Hatta Sosyalist Enternasyonal’den de kendi rızamla ayrılıyorum!..” dese mesele kalmayacak, taşlar yerli yerine oturacak.

Ama öyle olmuyor: CHP bir yandan yazarlar yargılanırken onların yargılandığı 301’e sahip çıkıyor, beş yıldan bu yana orduyu durmadan Kuzey Irak’a kalıcı olarak girmeye teşvik ediyor, savaş kışkırtıcılığı yapıyor, yabancılara mülk satışının önüne geçiyor, ana dilde yayına karşı politikalar üretiyor, bu düzenin kurbanlarıyla dayanışma içine girmiyor sonra da kalkıp dünya solu kendisini eleştirdiği zaman kızıyor.

CHP ekonomik anlamda hangi sol politikayı uyguluyor, hangi yoksul ve ezilen kesime sahip çıkıyor ki “sol” sayılabilsin.

Zaten AKP’nin varoşlarda ve yoksul kesimlerde başarı kazanması, CHP’nin sağa kayması ve bu alanı tamamen terk etmesi yüzünden olmadı mı?

CHP hangi sendikalarla kol kola, hangi sivil toplum örgütleriyle dayanışma içinde?

Biraz önce belirttiğim gibi bütün bunlar bir tercihtir.

Deniz Baykal partiyi soldan değil, yükselen milliyetçilik dalgasının üstüne binerek yönetmeyi tercih etti. Örgütü de buna onay verdi. Yani alan razı, veren razı; buna söyleyecek bir sözümüz yok.

Ama hem bunları yapıp, hem de “Biz soluz!” dediğiniz zaman işler karışıyor.

CHP, bugün milliyetçi bir merkez sağ partidir.

Bu kabul edildiği gün işler rahatlayacak ve Türkiye’de sol kanadın boş, hem de bomboş olduğu gerçeği, sistemi yerli yerine oturtacaktır.

***
Bir kez da önemle vurguluyorum: Bu satırlarım CHP’yi hiçbir biçimde suçlamıyor, onu yermiyor.

Sadece diyor ki: “Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol!”

Not: Bir zamanlar bu partiden milletvekili olduğum hatırlatmak isteyenlere şimdiden söyleyeyim: Boşuna zahmet etmeyin. Ben CHP’nin sol, çağdaş, dayanışmacı ve barışsever bir parti olması için mücadele ettim. Kararlı bir biçimde sağa yelken açtıklarına ve bu yoldan dönmeyeceklerine inandığım gün de istifamı sundum.
Bu haber toplam 1886 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri