Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

"G.Saray İngiltere'de olsaydı"

18.03.2010 00:03
Galatasaray'ın Avustralyalı savunma oyuncusu Lucas Neill, Galatasaray Televizyonu'nda yayınlanan “Son Pas” programına konuk oldu.

"G.Saray İngiltere'de olsaydı"

Galatasaray'ın Avustralyalı savunma oyuncusu Lucas Neill, Galatasaray Televizyonu'nda yayınlanan “Son Pas” programına konuk oldu.

Galatasaray'a geldiğin günden bu yana performansında büyük bir artış gözlemleniyor. Bireysel performansının yanında konuşmak istediğimiz öncelikli konu Galatasaray'ın oynadığı son karşılaşma olan Ankaragücü maçında alınan 3-0'lık galibiyet. Sen de bu mücadelede takımın bulduğu gollerden birinde başlangıcı yapan isim oldun. Bu karşılaşmayla ilgili düşüncelerin nelerdir?

Performansım her geçen gün daha iyiye gidiyor. Gösterdiğim performans takımın başarısı için yararlı olduğu sürece bu benim için çok daha iyi bir önemli. Burada kendimi evimde hissediyorum diyebilirim. Bütün takım arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum, çünkü buraya geldiğim ilk günden bu yana beni evimde hissettirmek için her türlü yardımı gösterdiler. Gösterdiğim performansta onların payı çok büyük.

İkinci yarının başıyla beraber Galatasaray formasını sırtına geçireli uzun bir süre oldu. Çok uzun zamandan beri sarı kırmızılı formayı sırtına geçiren bir oyuncu performansı sergiliyorsun? Adaptasyon sürecini nasıl geçirdin?

Burada çok mutluyum ve kendimi bu ekibin bir parçası olduğum için çok şanslı hissediyorum. Çok iyi bir takıma sahibiz, çok iyi bir teknik direktörümüz var. Tercümanım ve takım arkadaşlarım da bana çok yardımcı oldular. Gelir gelmez ev bulundu, bu da ailemi yanımda getirme imkanı bulmamı sağladı. Adaptasyon sürecimi atlatma sürecim için bunlar benim için çok önemli etkenlerdi. Çok mutluyum ama 9 maçtan sonra daha da mutlu olacağımı tahmin ediyorum.

Takım arkadaşlarınla olan ilişkilerine değinmek istiyorum. Gözlemlediğimiz kadarıyla antrenmanlarda ve çalışmalarınızın ardından çok güzel vakit geçirme imkanı buluyorsunuz. Takımda daha önceden de tanıdığın isimler vardı, bu arkadaşlarının yanısıra sonradan kaynaştığın isimler de var. Bize arkadaşlarınla olan ilişkilerinden bahsedebilir misin?

Takım içindeki arkadaşlığın ve saygının son derece üst düzey olduğunu söyleyebilirim. Harry Kewell'ı uzun yıllardır, Elano ve Milan Baros ikilisini İngiltere Premier Ligi'nden tanıyordum. Bu isimlerin dışında kaptan Arda Turan ve Servet Çetin gibi arkadaşlarım ve diğer bütün arkadaşlarım da bana çok yardımcı oluyorlar. Bana karşı gösterdikleri saygı, benim onlara yaklaşımım oldukça iyi. Konuştuğumuz diller farklı olduğundan iletişimimizi zaman zaman kısıtlı hale getirse de ilişkilerimiz ne olursa olsun son derece üst seviyede. Arkadaşlarımla olan ilişkimi daha sağlıklı hale getirebilmek için Türkçe öğrenmeye çalışıyorum.

Bu adaptasyon sürecinin hızlı geçmesinde Avustralya insanının, Türk insanıyla ortak özellikler taşımasının, sıcak kanlı insanlar oluşumuzun etkisi olduğundan bahsedebilir miyiz?

Avustralya insanı ve Türk insanı arasında birçok ortak özellik var. Çok tutkulu olmamız, arkadaşlık ilişkilerinde sıcak olmamız, ailelerimize olan düşkünlüklerimiz çok benzer. Bu gibi özelliklerimizin ortak olması adaptasyon sürecini geçirmemde tabi ki önemli rol oynadı. Oynadığımız futbol iyi oldukça, takım iyi oldukça adaptasyon süreci büyük ölçüde hızlanır.

Türkiye Ligi'ni dışarıdan gören bir isimdin, şimdi bu ligin bir parçası oldun. Türkiye Ligi'nin şartlarına baktığında, rakip takımları incelediğinde Galatasaray'ın şampiyonluk şansını nasıl görüyorsun?

Tabi ki şampiyonluk yarışı oldukça zorlu geçiyor. Güç olarak birbirine yakın dört tane takım var. Şu anda Bursaspor lider, ama önemli olan Bursa ekibinin liderliğin getireceği baskıyı kaldırıp kaldıramayacağı. Şampiyonluk yarışısında mücadele eden her takımın üzerinde bir baskı var, ama Bursaspor lider olduğundan ötürü bu baskı onların üzerinde daha yoğun bir şekilde kendini gösterecektir. Ama bizim yapmamız gereken ne olursa olsun oynayacağımız bütün maçları final niteliğinde görerek hareket etmemiz. Şampiyonluk yarışında alabileceğimiz her sonuç kendi elimizde. Kalan 9 finale elimizden geldiği kadar iyi konstantre olmamız gerekiyor. Çok iyi bir takıma ve teknik ekibe sahibiz. Bizimle her zaman beraber olan inanılmaz bir taraftar grubu tarafından destekleniyoruz. Kalan maçlarda da yanımızda olsunlar, bizim yanımızda olsunlar. Şampiyonluk yarışı bizim elimizde.

Ülkemize yeni gelen bir yabancı oyuncu olarak, ligimizi nasıl bir kategoriye koyarsın? Deplasmanları, yolculukları, ligde mücadele eden takımları gördün. Türkiye Ligi'ni nasıl değerlendiriyorsun?

Türkiye Ligi bence çok kaliteli bir lig ve burada mücadele eden birçok oyuncu Premier Lig'de oynayabilecek kapasiteye sahip. İngiltere Ligi dünyanın en önemli liglerinden biri ama Türkiye Ligi'de bence Avrupa Ligleri arasında önemli bir yerde. Galatasaray taraftarından da ayrıca bahsetmek istiyorum. Bize 12. adam olarak çok önemli bir destekte bulunuyorlar. Takım kazansa da kaybetse de devamlı takımın arkasındalar. Hem ligin kalitesi, hem de taraftar açısında ligi çok kaliteli buluyorum.

Galatasaray'ı kulüp yapısı açısından nasıl değerlendiriyorsun? İngiltere'de çok sayıda takımda oynadın ve takip ettiğin kadarıyla oradaki kulüplerin yapılarını biliyorsun. Galatasaray'ı Premier Lig takımlarıyla kıyasalayabilir misin?

Galatasaray tarihiyle, başarılarıyla çok büyük bir camia. Galatasaray, İngiltere Lig'inde mücadele etse sahip olduğu taraftar potansiyeliyle en önemli kulüplerden biri olurdu. Galatasaray orada mücadele etse ligi kaçıncı sırada bitirebilirdi hiçbir fikrim yok, ama yurt dışında oynayabilecek kapasitede oyuncularımız var. Galatasaray tarihiyle, başarılarıyla, sahip olduğu kadroyla ve teknik direktörüyle çok önemli bir camia. O yüzden Galatasaray İngiltere'de olsaydı çok önemli bir yere sahip olurdu.

Galatasaray'a gelmen iki sezondur gündemdeydi. Neden bu transfer daha önce gerçekleşmedi? Harry Kewell'ın, Haldun Üstünel'in buraya gelmende payı nedir?

Galatasaray Kulübü'nün Haldun Bey'in aracılığıyla beni transfer etmek istediğini biliyordum. Bu sezon başında ailemle konuşup bir karar verdik. Sezon sonunda Galatasaray'a geleceğimi düşünüyordum. Transferin daha önce gerçekleşmemiş olmasının en önemli sebebi çocuklarım. Onlar daha çok küçüklerdi, bebekti. Onlar daha bebekten başka bir ülkeye gitmek, oraya adapte olmak zor görünüyordu. Galatasaray'a transferimi sezon sonunu düşünerek planlıyordum ama Haldun Üstünel devre arasında araya girerek çok önemli bir işin altına imza attı. Devre arasında buraya geldim ve ailem de tıpkı benim gibi burada çok mutlu. Uzun yıllar Galatasaray'da kalmak istiyorum.

İstanbul'daki yaşantınla ilgili bize neler söyleyebilirsin? Burayı sevdiğini biliyoruz. Özel yaşantınla ilgili neler söylemek istersin?

İstanbul gerçekten mükemmel bir şehir. Burada yaşadığım için inanılmaz mutluyum. Tabi ki bu adaptasyon döneminde de çok önemli bir etken. Çünkü İstanbul'da mutlu olmamın en büyük nedeni bana Sydney'i hatırlatması. Sanki Avustralya'da yaşıyor gibiyim. Sahil şehri olması, denizi olması çok büyük bir etken. O yüzden çok mutluyum. İnanılmaz güzel restaurantları var. Yemekler çok güzel, insanlar dost canlısı, bir yere gittiğiniz zaman size çok sıcak yaklaşıyorlar. Onun haricinde ailem, arkadaşlarım buraya geliyor. İstanbul'da yaşamaktan gayet mutluyum. Burada hayat çok güzel.

Burada oynadıktan sonra Avustralya'ya dönmeyi düşünüyor musun? Futbolu nerede noktalayacaksın?

Benim de planım Avustralya'ya dönüp orada oynamak. Kariyerimi orada noktalamak istiyorum. Ama sonuçta bununla ilgili yüzde yüz emin konuşamam. Ne olacağını bilemiyorsunuz. Şu an için benim odaklandığım Galatasaray'ın başarısı ve şampiyonluğu. Biliyorsunuz önümüzde bir Dünya Kupası var. Burada şampiyonluğu kazanarak o güvenle Dünya Kupası'na gitmek istiyorum. Kariyerlimle ilgili dediğim gibi yüzde yüz konuşamıyorum ama kafamdaki şu İngiltere'de edindiğim deneyimleri Avustralya'ya dönüp bir iki sezon oraya aktarmak. Futbolu bıraktıktan sonra da futboldan ayrılmayı düşünmüyorum. Futbolun içinde olacağım ve hayatımı o şekilde devam ettireceğim.

Dünya Kupası'nda Avustralya'nın şansını nasıl görüyorsun?

Bizim için çok güzel olacak. Grupta ilk Almanya maçı, sonra Gana, sonra da Sırbistan maçı var. Kağıt üstünde bakarsanız dördüncü gibi durabiliyorsunuz. Ama ne olursa olsun biz Avustralyalıyız. Ne olursa olsun cesur olduğumuzu, o ruhu sahaya yansıttığımızı ve kararlı olduğumuzu kimsenin unutmaması gerekiyor. Son kupada insanları şaşırtmıştık. Şimdi daha güzel şeylerin olacağını düşünüyorum. Şimdiden itibaren özellikle fiziksel olarak kendimizi oraya iyi hazırlamamız lazım. Herkes ne olacağını görecek.

Premier Lig kariyerine Millwall'da başladın. Daha sonra Liverpool yerine Millwall'ın ezeli rakibi olan West Ham United'ı tercih ettin. Bu seçiminde taraftar önemli bir faktör mü?

Millwall benim için profesyonelliğe atılmış çok önemli bir adımdı. Sizin de söylediğiniz gibi inanılmaz bir taraftara sahipti. Orada oynamam bana şöyle bir tecrübe kattı. İngiliz insanının futbola bakış açısını, nasıl tutkulu olduklarını gördüm. Benim için çok büyük bir tecrübeydi. West Ham'ın da inanılmaz bir taraftarı var. Bence aynı Türk taraftarlar gibi kaybetseniz de kazansanız da devamlı size destek veriyorlar. Takımın amblemini, dövmelerini yaptırıyorlar. Taraftar mutlaka çok önemli ama futbolcuların, teknik direktörün takım seçmede daha büyük bir önemi var. Taraftar da çok önemli bir bonus.

Ali Sami Yen'deki taraftarla aranda müthiş bir elektrik var. Taraftarlar sanki yıllardır burada oynayan bir Türk oyuncu gibi çok seviyorlar seni. Galatasaray seyircisiyle ilgili görüşlerini alabilir miyim?

Galatasaray taraftarı mükemmel bir taraftar. Nereye gitsek mutlaka Galatasaray taraftarı var. Madrid maçına gittiğimizde o kalabalığı görmek beni çok etkiledi. Dürüst olmak gerekirse Galatasaray taraftarı sizi futbolcu olarak özel hissettiriyor. Ali Sami Yen'deki maçlarda yarattıkları atmosfer süper ve bu bizi inanılmaz motive ediyor. Az öncede söylediğimiz gibi önümüzde 9 tane finalimiz var. Taraftarımızın yine bu atmosferi yaratacağından hiçbir şüphem yok. Bunu yaratsınlar ve biz de onlara en güzel cevabı sahada vereceğiz.

Savunma da Emre'yle mi, Servet'le mi oynamak istersin?

İkisi de çok önemli futbolcular. Bunun cevabını bir isimle kısıtlamak çok doğru olmaz. İkisiyle de çok güzel bir ilişkim var. Soyunma odasında çok iyi bir ilişkimiz var bu da otomatikman sahaya yansıyor. Emre Güngör genç ve öğrenmeye açık bir futbolcu. Her geçen gün bir şey öğrendiğini düşünüyorum. Servet çok tecrübeli bir futbolcu. Ben de Servet'ten çok şey öğreniyorum. İkisi de milli takım oyuncusu. Bu iki oyuncuyla birlikte oynadığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Gökhan Zan da aramıza katıldı. Daha büyük bir mücadele olacak. Kesinlikle üçü de çok kaliteli oyuncular.

Stoperde görev yapmana rağmen, daha önceki takımlarda sağbekte de oynadın. İdmanlarda da seni bu bölgede görebiliyoruz. Bazen önliberoda da görebiliyoruz seni. Acaba ilerleyen zamanlarda başka mevkilerde de görebilecek miyiz Neill'i ?

En önemlisi benim oynamam ve takımın başarısı. Sizin de söylediğiniz gibi birçok farklı pozisyonda oynadım. İngiltere'de ilk başladığım zaman orta saha, daha sonra hem sağ hem sol kanatta da oynadım. Daha sonra sağ bek ve stoper oynadım. Ama önemli olan hocanın düşüncesi. Hocanın beni hangi pozisyonda istediği, takımın bana hangi pozisyonda ihtiyacı olduğu. Şu anda burada stoper oynamaktan gayet mutluyum. Ama geçen maça baktığımızda Sabri yoruldu ve beni sağ beke çektiler. Bu olabilir. Ama önemli olan hangi pozisyonda bana ihtiyaç olduğu ve benim orada oynamam
 

 
Kaynak : Sporx.com
Bu haber toplam 636 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri