Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

M.Haberal hakkında şok bilgiler

12.05.2009 00:21
Haberal, sevgilisinden olan çocuğunu, eşi Meryem hanımın üzerine kaydettirmiş. 1994 yılında Meryem hanımı boşamış, sekreteriyle yaşamaya başlamış.Sonra
Ergenekon terör örgütü soruşturmasının 12. dalga operasyonları kapsamında tutuklanan Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın, aynı zamanda akrabası olan eşi, üç çocuğunun annesi Meryem Haberal'dan 1994 yılında boşandıktan sonra Meryem hanımı maddi olarak ihmal etmesine rağmen, özel sekreteri ve sevgilisi Sibel Akyel'e hastanelerinin yöneticiliği dahil pek çok imkan sağladığı ortaya çıktı.

Sibel Akyel'in ise müdiresi olduğu Zübeyde Hanım Hastanesi'nin içini boşaltarak, 5 trilyonluk yolsuzluk yaptığı, üstelik bir de Haberal'ı "Ne yaptımsa onun bilgisi dahilinde yaptım" diyerek mahkemeye ihbar ettiği ortaya çıktı.

İBRETLİK BİR OLAY

Meryem Haberal'dan biri kız ikisi erkek üç çocuğu olan Mehmet Haberal, sevgilisi S.K'dan olan ilişkisinden doğduğu iddia edilen oğlu Kemal Murat Haberal'ı da, eşi Meryem Haberal üzerine kaydettirdi. Buna rağmen hiç sesini çıkarmayan Meryem Haberal, 1994 yılında Mehmet Haberal'dan boşandı.

Meryem hanım, boşandıktan sonra Mehmet Haberal'dan hiçbir şekilde maddi imkan talebinde bulunmadı. Haberal, daha sonra özel sekreteri Sibel Akyel ile yakınlık kurdu. Haberal'ın hastanelerinin sorumluluğunu devralan Akyel, kısa sürede hastanelerin içini boşalttı ve inanılmaz yolsuzluklara imza attı. İzmir Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan ve hapis yatan Sibel Akyel, Haberal'ın kendisine sahip çıkmadığını iddia ederek, yolsuzlukların Haberal'ın bilgisi dahilinde olduğunu söyledi.

YARGITAY'A DA BİLDİRDİ

Sibel Akyel, konuyla ilgili 1 Aralık 2008 tarihinde Yargıtay 11. Ceza Dairesi'ne yazdığı dilekçede; Haberal'la olan gönül ilişkisini bitirdikten sonra kendisine sahip çıkılmadığını iddia ederek, yapılan yolsuzluktan Haberal'ın da bilgisinin olduğunu, yolsuzluğa konu olan harcamaların ekstrelerinin Haberal'a her ay gönderildiğini, bu belgelerin kurumun muhasebe kayıtlarında bulunduğunu ve savcılık makamına da verildiğini açıkladı.

İŞTE ESKİ SEVGİLİNİN İNTİKAM DİLEKÇESİ

Sibel Akyel, konuyla ilgili 1 Aralık 2008 tarihinde Yargıtay 11. Ceza Dairesi'ne yazdığı dilekçede şu ifşaatlarda bulundu:

- Başkent Holding'in pek çok harcaması Başkent Hastanesi'nce ödendi ve bunlar dışarıdan temin edilen faturalarla muhasebeleştirildi.
- Hapse girmemden sonra Holding kapatıldı ve tüm personel hastane kadrosuna alındı.
- Holding çalışanları mahkeme safhasında da Günlük Hastane Kasa Raporları'nda ve Mizanlarda (orijinal evrak) yer alan hususları tüm çabalara rağmen inkar edemediler.
- Hastanede kullanılan Avicena isimli sisteme dışarıdan elle müdahale edilebilir ve bu sayede kayıtlar değiştirilebilir. Kayıtları sadece muhasebeden sorumlu müdür yardımcısı Filiz Tuzcu kendi el yazısıyla bir defterde tutuyor, bu çeklerle yapılan alımlar yolsuzluktur.
- İmzaladığım çeklerin üzerini Filiz Tuzcu dolduruyor ve kayıt-takip işlerini Tuzcu'nun akrabası Mali İşler Daire Başkanı Mahmut Akın yapıyordu. Tüm bu işlemler Rektörlük ve Genel Sekreterlik tarafından onaylanıyordu.
- Benim ceza almama sebep olan alımlar nizami olarak raporlaştırılıp Genel Sekreter ve Rektör'e sunuluyordu. Bununla birlikte alımlar sadece benim imzamla değil birçok yöneticinin imzasıyla yapılıyor, ancak yargı önüne yalnızca ben çıkarılıyorum.
- Başkent Hastanesi'nin ISO 9001'e geçerken İzmir muhasebesi bunun dışında tutuldu, ancak bunlar, hastaneden atılan bir başhekimin öç alma maksadıyla Maliye'ye ihbarda bulunmasına kadar yıllarca fark edilmedi.

İZMİR DEVEDE KULAK, ASIL YOLSUZLUK ADANA VE ALANYA'DAKİ HASTANELERDE

- Üniversite Genel Sekreteri Hayri Öztürk bana müstehzi bir tavırla "Bu İzmir olayı devede kulak, Adana ve Alanya'dan (Haberal'ın diğer hastaneleri) çok daha fazla pis kokular geliyor; salt bu yıl için 300 trilyon hesabı olmayan para var" dedi.
- Benim bu duruma düşmemin nedeni Haberal ile olan özel ilişkimi bitirmem ve elle tutulan hesapların fazla kabarması ve tüm yolsuzlukları savcıya anlatmakla tehdit etmemdir.

ÜST DÜZEY ŞAHISLARA HABERAL'IN KARTIYLA VERİLEN HEDİYELER

- Üst düzey şahıslara Haberal'ın kartlarıyla gönderilen hediyeler, iş seyahatine giden araçların masrafları, hatta yolda yenen yemekler bile beni suçlamak adına kullanıldı.
- Maaşım prim ve mesailer dışında 8 milyarı aşıyordu, buna rağmen çok düşük gösteriliyordu.
- Çalışanlar Mali Şube'de verdikleri ifadede benim suçsuz olduğumu söylediler ancak işten atılmaları üzerine kendilerine ezberletilen ifadeleri verdikten sonra tekrar işe alındılar.
- Bana yapılan zimmet suçlamalarının tamamı Haberal'ın bilgisi dahilindedir ve Hastanece yapılan alımlardır.
- Tüm bu usulsüzlükleri çeşitli defalar bildirmeme rağmen kurum hakkında bir tek dava bile açtıramadım, aksine tüm yolsuzlukların tek sorumlusu olarak ben gösterildim.

AKYEL HABERAL'I PERİYODİK OLARAK BİLGİLENDİRİYORMUŞ

Şubat 2004'te İzmir'in Karşıyaka ilçesinde, mal almadıkları halde 5 trilyonluk naylon fatura kullanarak kendisine çıkar sağlamakla suçlanan ve tutuklanarak cezaevine konulan Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Hastanesi Müdürü Sibel Akyel, henüz bu skandal yargıya intikal etmeden önce de kurum içinde kendisi aleyhine hazırlanan denetim raporuna karşı üniversitenin rektörü Mehmet Haberal'a gönderdiği savunma yazısında, çok ilginç ifadelere yer veriyor. Sibel Akyel'in Haberal'a gönderdiği imzalı yazı, yargıya da intikal etti
Kaynak:
Bu haber toplam 10596 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri