Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Maaşın böylesi

12 Temmuz 2008 / 15:14
Melih Cevdet Anday ömrünün son yıllarını Muğla"nın Milas İlçesi"ne bağlı Ören beldesinde geçirdi. Üstadı Ören"e çeken şey beldenin güzelliği kadar, kentin tarihi dokusuyla uyumlu kültürel iklimiydi.
Öncelikle Ören"de çevreci bir belediye başkanı vardı. Kazım Turan Ören"in Belediye haline gelmesinden itibaren (1989-1994-1999-2004) bütün yerel seçimleri kazanmış bir sandık şampiyonudur!

Melih Cevdet Ören"de huzur bulmuşsa bunda Kazım Turan"ın da hatırı sayılır bir payı olduğu inkar edilemez. Unesco tarafından 1971 yılında Cervantes, Dante, Tolstoy ayarında bir edebiyatçı olarak kabul edilen Anday"a hak ettiği toplumsal saygı Ören"de sunuldu.

Ören"in Anday"a olan saygı ve sevgisi edebiyat devinin ölümünden sonra da sürdü. Kentin ortasına bir Melih Cevdet heykeli yerleştiren Ören, üç yıldır da onun adıyla şenlik düzenliyor.

Melih Cevdet Anday Şiir Günleri ve Kültür Şenliği 11-12-13 Temmuz"da Cuma,Cumartesi, Pazar günleri yapılıyor.

Ören bu hafta sonu sanat ve kültürle nefes alacak.

***

Şenlik gündeme gelince ben Melih Bey"in Paris"teki köşe yazısı macerasını hatırlıyorum. Üstat Paris"in ünlü kafelerinden birine oturmuş Cumhuriyet gazetesinde yayınlanacak yazısını kaleme alıyor. Kağıt kalemini hazırlayıp bir de kahve siparişi verince, garson önerisini yapıyor:

-Efendim kahvenizin yanına bir konyak ister misiniz?

Melih Bey, “Teşekkür ederim daha erken” diyerek konyağı geri çeviriyor:

-Kahve ve su getirin lütfen.

Garson kahve ile birlikte küçük sürahi ile su getiriyor. Melih Bey yazısına dalıp kağıtlarla boğuşurken küçük sürahiyi yere düşüyor. Garson gelip yerdeki cam karıklarını toplarken Melih Bey kendini çok mahcup hissederek defalarca özür diliyor. Garson “aman efendim hiç önemli değil” dedikçe Melih Bey:

-Çok zahmet verdim size diye üsteliyor.

Fransız garson işini bitirip ayağa kalkınca yüzüne hınzır bir gülümseme oturtup Melih Cevdet"de dönüyor:

-Efendim görüyorsunuz ki, su size yaramıyor!

***

Ören"in yakın tarihinde de böylesi komik hikayeler vardır.

Yıl 1999, Kazım Turan ikinci defa Belediye Başkanı seçilmiştir. İstanbul merkezli büyük bir gazetenin manşeti Turan"ın “zenginliğini” ifşa etmektedir:

-Sihirbaz başkan!

Nedir sihirbazlık hüneri?

Mal varlığını 10 yılda 1000 kat arttırmıştır!

Turan siyaset girerken “mal varlığım yok” demek yerine “1 Milyon Lira” varlık beyanında bulunmuş. 10 yıl sonra ise eşi ve kendi üzerine iki daire olduğunu beyan edince, büyük gazetenin büyük yöneticisi “habere” balıklama atlamıştır. Çünkü iki daire 5"erden 10 milyar lira etmektedir.

Bir başkan 10 yılda 10 milyar “servet” edinmiş!

O tarihte bu haberi yapan gazetenin genel yayın yönetmeni ne kadar maaş alıyordu dersiniz?

Tam 30 milyar lira…

Dolara göre ise yaklaşık 60 bin dolar!

Bir başka anlatımla ayda 30 milyar alan kişi, 10 yılda 10 milyarlık serveti(!) manşete çekecek kadar büyük haber görebiliyordu.

Melih Cevdet"in Fransız garsonu Türkiye"de olsaydı, büyük gazetenin yöneticisine dönüp her halde şöyle derdi:

-Efendim görüyorsunuz ki, 30 milyar maaş sizin gazeteciliğinize yaramıyor!

Ören, Melih Cevdet Anday Şiir Günleri ile şenleniyor.



Kaynak:
Bu haber toplam 910 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri