Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mahmud Abbas direnişçi kesildi!

07 Şubat 2009 / 17:22
Ankara'da "Direnişçi" kesilen Mahmud Abbas, "işgal olduğu sürece biz direnişin gerekli ve makbul olduğunu söyledik" dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, Filistin Devlet Başkanı Abbas ile Çankaya Köşkü'nde baş başa görüştü. Görüşmeden sonra basın açıklaması yaptı.

Cumhurbaşkanı Gül, Çankaya Köşkü'nde Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, görüşmelerinde İslam dünyasının Filistin konusunda birlik ve beraberlik içerisinde olması gerektiğini konuştuklarını kaydetti.

ABD'de yeni bir yönetim ''iyi niyetlerle, diyalog anlayışıyla'' göreve başlarken, bütün Arap dünyasının, Filistinliler'in, birlik ve beraberlik içerisinde çözüm için hazır olmaları gerektiğini düşündüklerini belirten Cumhurbaşkanı Gül, ''Çünkü, acılar tekrar yaşanabilir, nasıl daha önce yaşandıysa...'' dedi.

''GÜVEN İÇERİSİNDE YAŞAYABİLMELERİ GEREKMEKTEDİR''

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, hiç kimsenin birbirini suçlamaya fırsat vermeden birlik ve beraberlik içerisinde olunması gerektiğini teyit ettiklerini kaydederek, ''Sayın Başkan da kendisine teşekkür ediyorum, Türkiye'nin bütün çabalarını, iyi niyetli olduğunu, güzellikler için uğraştığını, Filistinliler'in davasının güçlenmesi için uğraştığını bana söyledi'' diye konuştu. Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Şu bir gerçek ki bugün kalıcı bir barışın sağlanması ve kalıcı bir barışın sağlanması için de Filistin Bağımsız Devleti'nin kendi topraklarının üzerinde muhakkak kurulması ve ancak o zaman İsrail ile yan yana, güven içerisinde yaşayabilmeleri gerekmektedir.

Bugün için en acil olan mesele de tabii ki Gazze'deki bütün ambargoların ve kuşatmaların kaldırılması ve oradaki Filistin halkına yardımların en süratli, hızlı şekilde ulaşması ve yıkılan, yakılan bütün Gazze'nin yeniden imarıdır.

Türkiye, bu arzularla elinden gelen bütün çalışmaları yapmaya çalışacaktır. Türk halkı Gazze'de olup bitenleri yediden yetmişe adeta ayaklanarak telin etmiştir. Ve onun temsilcisi olarak da tabii başta hükümet olmak üzere, bütün bizler de hep beraber bu olup bitenlerin bir an önce durması için elimizden gelen bütün gayretleri gösterdik ve göstermeye de devam edeceğiz.

Bugün Sayın Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile bütün bunları çok geniş bir şekilde görüşmekten büyük bir memnuniyet duydum ve bundan sonra da yine çok yakın istişare içerisinde bütün bu çalışmalarımızı kararlı bir şekilde devam ettireceğiz.

Tabii, Türkiye'nin insani yardımları da nasıl Gazze'deki olaylar devam ederken başladı ve devam ediyorsa Türkiye bundan sonra da süratli ve yoğun bir şekilde Filistinli kardeşlerinin yanında olacaktır.''

Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini, ''Tekrar kendilerine ''hoş geldiniz'' diyorum ve kendilerine kolaylık diliyorum, başarılar diliyorum, Filistin davasının selamete çıkması, kanın durması ve Filistin devletinin kurulup bütün dünya tarafından tanınması yönündeki gayretleri için...'' diye tamamladı.

ABBAS: GAZZE'DE YAŞANANLAR AÇIK BİR CİNAYETTİR

Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ise konuşmasında "Gazze'de yaşananlar açık bir cinayettir, bütün dünya buna sessiz kalamaz. Bugün istediğimiz şey hızla ulaşacak yardımlardır. Bugüne kadar ulaşanlar halkımızın ihtiyaçlarının yüzde 20'sini karşılıyor. İlk olarak ablukanın kaldırılmasını, bütün sınır kapılarını açılmasını ve kalıcı bir ateşmesin sağlanmasını istiyoruz. Filistinliler arasında ulusal uzlaşı çok önemli."

Türkiye'nin sorunların çözümü için büyük çaba gösterdiği ve bunun için herkese çok teşekkür ettiklerini söyleyen Abbas şunları söyledi: "Biz biliyoruz ki Türkiye'nin gizli ajandası yoktur. Ben Türkiye tarafından atılan bütün adımları kutluyorum. Ve biliyorum ki Türkiye'nin iyilikleri büyüktür. Türkiye Filistin'e her alanda büyük katkı sağladı. Şunu da açıkça gördükte Türkiye, Arap barış planını açıkça desteklemekte. Üç tane seçeneğimiz var, birinci seçenek savaşsızlık ve barışsızlık durumu. ikinci seçenek ise savaştır, bunu da 60 senedir yaşayarak gördük ki istikrar ve çözüm getirmeyen bir seçenektir. Üçüncü seçenek ise barıştır."

Abbas, Arapların ve Müslümanların açıkça barışı istediklerini fakat, İsrail barışı reddederse dünyanın buna ne cevap vereceğini de merak ettiklerini sözlerine ekledi.

SORU-CEVAP BÖLÜMÜ:

CUMHURBAŞKANI GÜL: Filistin'in iç işlerine karşımayız. Filistin davası için hepsinin dayanışma içerisinde çalışması gerekir. Farklı grup ve partiler olabilir bu ayrı meseledir. Milli mesele söz konusu olunca Filistin Devletinin kendi topraklarının üzerinde kurulması söz konusudur. O halde bunun için birlik şarttır. Bu yönde katkımız olursa memnun oluruz. Bizim Filistin ile görüşmelerimiz bu çerçevededir.

Abbas: FKÖ 1964'te kuruldu çok sarsıntı geçirdi ama zeytin ağacı gibi dimdik ayakta durdu. Kesinlikle şunu kabul ediyoruz ki bölgede yaşanan konjonktür altında reforma ihtiyaç duyulmaktadır. Fakat yıkmak, başka bir yapıyı inşa etmek Filistin adına işlenebilecek bir cinayettir.

Abbas, "Gruplar FKÖ'de nasıl temsil edilecek" sorusuna şu cevabı verdi: "Ablukayla ilgili: İsrail'in sorumluluğundadır: Abluka İsrail tarafından uygulanıyor. İsrail'e abluka sürdürmesini temin edecek bir hükümet istemiyoruz. Hamas'a İsrail'i kabul et demiyoruz ki. Yapılanma ile ilgili: hükümet kurma çalışmaları ile çelişmez. FKÖ içinde temsil edilmeyen grupların temsil edilmesi için hızla hareket edilmesi gerekir. Birçok kuruluş FKÖ içinde temsil edilmiyordu bunlar sonradan dahil oldu, nasıl: "Her kuruluş FKÖ'ye katılmak istiyorsa önce taahhüt ve tüzüğünü kabul edecek. Kapımız herkese açıktır. FKÖ'ye girdikten sonra her kuruluş köklü değişiklik yapma şansına sahiptir. Çoğunluğu oluştururlarsa gelsinler tepeden tırnağa herşeyi değiştirsinler.

CUMHURBAŞKANI GÜL

ABD'deki yeni yönetimin barış için önemli bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. ABD'li Cheney'in Türkiye'ye gelmemesi ise teknik bir konudur. Gelmek istediği gün, hepimizle görüşmek istedi ama üçümüzün Ankara'da olması mümkün olmadı. Programları denkleştirmek için çok uğraştık mümkün olmadı.

FİLİSTİN LİDERİ ABBAS

(Konuşmanızda FKÖ'ye girmek isteyenlerin bazı şartlara tabi olduğunu söylediniz. Bu, arapların işini zorlaştırmıyor mu?) Direnişten bahsetmek istiyorsak bunu icat eden biziz. Akıntıya karşı kürek çekmeyi öğrenen ve öğreten ilk biz olduk ve bu konuda akım da yoktu. Ve işgal olduğu sürece biz her zaman direnişin gerekli ve makbul olduğunu söyledik. Fakat makbul ve istenilen direniş nedir, bunun kararını kim verir. Hiç kimse halkı ipotek altına koyarak peşimden gelin diyemez. Hiçkimse tek başına bunun kararını veremez. Bütün taraflar bir araya gelir ve karar verir: Bu yıl direniş şekli budur deriz ama kimse tek başına bunun kararını veremez. Şartlarla ilgili, bu şartları koyan ben değilim. Bu şartlar FKÖ tüzüğünde vardır. Kimse bunu değiştiremez. Halid Meşal'in dün bahsettiği ifadeleri yeni değil. Daha önce de söylüyordu. Bundan daha iyisini de söyleyebilirdi. Ben FKÖ'yü tanıyorum, bunun değişimi için çalışacağım diyebilirdi."

Kaynak: Ajanslar
Bu haber toplam 816 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri