Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bahçeli'yi kızdıracak söyleşi

30.08.2010 00:27
MHP ve Türk Ocağı Kurucularından Sabri Öğe, anayasa değişiklik paketine MHP’nin “hayır” demesini çok sert sözlerle eleştirdi.

MHP ve Türk Ocağı Kurucularından Sabri Öğe, anayasa değişiklik paketine MHP’nin “hayır” demesini eleştirdi. “En ufak bir vefaları bile yok muymuş” diyen Öğe, “Değişiklik, darbecilerin yargılanmasının önünü açacak. Türkeş’e vefa için bile evet denmeli” dedi.

Geçmişte MHP lideri Devlet Bahçeli ile çok yakın dost olduklarını belirten Sabri Öğe, MHP’nin şimdiki siyasi tavrı ile ilgili çok sert açıklamalar yaptı. İşte o söyleşiden çarpıcı başlıklar…

MHP;

§ Gayri milli tehditlere, saldırılara uğramıyor, vermiş kurtulmuştur.

§ CHP’nin bir türevi şekline dönüşmüştür.

§ Ahmet Necdet Sezer’i cumhurbaşkanı seçtirerek bugünkü sıkıntılara zemin hazırlamıştır.

§ Eskiden başörtülülerin esas savunucusu iken bugün bu konu ile ilgilenmemektedir.

§ Taban isyanda. Referandumda evet oyu vereceklerini söylüyorlar.

§ Ecevit’i neden Başbakan yaptın dedim, verdiği cevabı insan hanımına bile söyleyemez. İktidar olmaktan ödü koptu.

§ Apo’yu idamdan kurtardı. MHP’nin günahları saymakla bitmez.

§ Kurduğumuz, emek verdiğimiz parti memlekete zararlı bir parti haline gelmiş.

§ Birbirimizi çok severdik, şimdi Devlet Beyi tanıyamıyorum…

Anayasa değişikliğine ilişkin referandumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Referandum sıradan bir olay değil, basit bir anayasa değişikliği hiç değil. Türkiye’nin şimdi geldiği durum İttihat Terakki’den çok önce başlar, ama şimdi cumhuriyeti konuşalım. Değişiklik, 150 yıldan daha fazla bir zamandan beri Türk milletini yönetmekte olan bir avuç despot oligarşinin yıkılması olayına kapı açma hareketidir. Bu bir avuç despot, “Türk milleti cahildir. Bunların yönetime ihtiyacı var. İnançları gericiliktir” diye düşünür. İnançları bakımından Türkiye’den ayrı düşünen batıperest diye düşüneceğimiz bir avuç sözde seçkinin despotik idaresi şeklinde Türk milleti adeta tutsak hayatı yaşıyor. Ayıplı bir idare altında yaşıyoruz. 550 milletvekili bir karar alsa Anayasa Mahkemesi’nden 11 kişinin 6’sı buna tavır aldığında millet iradesi sıfır oluyor. Bunları yaşadık. Demek ki milli irade diye bir şey yok. Adı demokrasi olan, ama son derece ikiyüzlü, utanmaz bir yönetim şekli altında yaşıyoruz. Millet bunun zincirlerini kırmak istiyor. Artık kendisinin sırtında saltanat süren bir avuç oligarşik mensubun inancına hakaret ederek bir düzen sürdürmesine karşı. Türk milleti bunu anladı. Anayasa değişikliği çok önemli pozitif kırılma noktasıdır.

Evet çıkarsa ne değişir?

Eğer kabul edilirse Türk milletinin zincirleri tamamen kırılmayacak, ama büyük bir ilerleme olacak. Mübarek bir gedik açılacak. Evet gelirse bir an önce anayasanın tümü değişecek. Türk milletinin önü açılacak. Bambaşka bir döneme girilecek. 550 milletvekili başörtüsü serbest olsun dese 6 kişi yok dese olmuyor. İşte bu yıkılacak, bu önemli mübarek bir kapıdır. Buna hayır diyenler Türk milletinin esaretinin devam etmesini isteyenlerdir.

Ya hayır çıkarsa?

Hayır çıkarsa olay gecikecek ama geri dönmeyecek. Ak Parti’nin getirdiği bir mesele değil bu değişiklik. Türk milletinin yıllardan beri önüne gelen setlerden geçip, kendini hür ilan edeceği, bir avuç seçkini iteceği bir dalgadır. Bu insanlar İslam dinini her türlü geriliğin, kötülüğün kaynağı olarak görüyorlar. Buna karşı mücadele etmeyi kendilerine görev saymışlar. Dış destekleri var. Türk milletinin dinine, aslına dönmesini istemeyen dışarıda güçler var. Dışarıdan destek aldıkları için hayır cephesi çok güçlü, ama referandumdan hayır çıksa dahi bunun arkası kesilmeyecek.

MHP’nin kurucularından biri olarak, şimdiki parti yönetiminin referanduma yönelik sergilediği tavrı doğru buluyor musunuz?

MHP aslında milleti temsil eden bir partiydi. Ben de kurucularındanım. Biz bu partide on binlerce ülkücü eğittik. İslam ahlak fazileti ile eğittik. Şimdi görüyorum ki devlet tarafında, milletin özgürlüğüne karşı bir parti haline gelmiş.

Biraz açıklar mısınız?

MHP’nin hayır demesi kendi geçmişine, tarihine, gerçek zihniyetine aykırı. Evet diyecek olanları suçlamasının bir temeli yok. MHP zaten Devlet Bahçeli yönetimine geçtikten sonra çizgisini değiştirdi.

Devlet Bahçeli ile ne değişti sizce?

Daha önce karşı çıktığı her türlü zehirli zihniyetlere, emperyalist güçlere teslim olmuş görünüyor. Eskinin o muhteşem Türklüğünün şuuru ve İslam ahlakı, fazileti ile hiçbir ünsiyeti kalmadığı gibi bunların telaffuzundan kaçmakta, utanmakta temel hassasiyetlerinden vazgeçmiş, kendi gölgesinden korkar halledir. Gayri milli cepheden bolca takdir alıyor. Gayri milli saldırılara, tehditlere, saldırılara uğramıyor, vermiş kurtulmuştur. Devlet partisi haline dönüşmüştür. CHP’nin bir türevi şekline dönüşmüştür. Türk milletinin mukaddeslerini savunan MHP’den tamamen sıyrılmış, renksiz bir devlet partisi haline dönüşmüştür. Bugünkü bu davranışı onun bu çizgisinden sapmasının Türk milletine verdiği zararın son noktasıdır.

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin referandumda evet oyu kullanan ülkücüleri eleştirmesine ne diyorsunuz?

Devlet bey neden böyle yapıyor doğrusu anlayamıyorum. Yakın bir arkadaşımdı. Demek ki çok değişmiş. Bilhassa milletimizin mukaddeslerine karşı kayıtsız bir tavır sergiliyor. Neden devlet partisi oldu? Kesin bir şey söylemek istemiyorum hayretler içerisindeyim. Acaba statüko bozulmasın, bozulursa koltuğumdan olurum diye mi düşünüyor. Üzülüyorum da çok sevdiğim, saydığım yakın bir arkadaşımdı. MHP’nin tabanı da isyanda. Tabanının oyunu yanlış değerlendirmemesi lazım. Referanduma evet oyu vereceğiz, ama seçimde MHP’ye oy vereceğiz diyor taban. Seçimde MHP’ye vermeyenler de var. MHP’nin potansiyeli bu değil. İktidar olduktan sonra milletin bütün ümidini boşa çıkardı. Ahmet Necdet Sezer vardır bu sıkıntıların altında.

Neden?

MHP, iktidarı döneminde Türk milletine çok zararlı bir icraat içinde bulundu. Gerçek ülkücüleri hayal kırıklığına uğrattı. Eskiden başörtülülerin esas savunucusu iken bugün bu konu MHP’yi ilgilendirmiyor. İktidardayken 12 yaşından küçük olan evlatlarımızın Kuran öğrenmesini engelleyen kanunu çıkardı. İnanılmaz ve affedilmez katı solculuğu ile bilinen jakoben zihniyetli Ahmet Necdet Sezer’i cumhurbaşkanı seçtirerek ülkemizin bugün içinde bulunduğu başlıca sıkıntıların oluşmasına zemin hazırladı. MHP, 1999’daki seçimlerden sonra muazzam bir patlama yaptı. Şimdi çok rahat iktidar olabilirdi. Sağ oylar yüzde 80’di. Devlet Bey bir açıklama yaptı; Doğruyol ve Refah Partisi nadasa çekilsin dedi. Bunu demekle onları saf dışı bıraktı. Kendisiyle DSP kaldı. Kendisinin de iktidar olmaktan ödü koptu. Ecevit’i başbakan yaptı. Niye yaptın dedim bir insanın hanımına bile söyleyemeyeceği son derece sırlı bir cevap verdi. O derece dosttuk. Çok yadırgadım.

Neydi o sır?

Açıklayamam. Dostumdur, güvenmiş söylemiş. Dedim ya insan hanımına bile söyleyemez. Sonra Apo’yu idamdan kurtardı. MHP’nin günahları saymakla bitmez. MHP için çok canlar feda ettik, ailelerimiz dağıldı. Emeğimizin karşılığı memlekete zararlı bir parti haline gelmiş. MHP’liler, bizim klasik disiplinimiz sebebiyle bunları söylemekten imtina ediyorlar. Aşırı gereksiz bir sadakat kültürü var.

Arkadaşlar anlatıyor; köylerde yüzümüze tükürüyorlar, Devlet bey bizi perişan etti diye. Sonra bu arkadaşlar genel kurul gelince parti yöneticilerini alkışlıyorlar, böyle bir yapı var. Türkeş tarafından kurulmuş, yukarından aşağıya askeri disipline yakın bir yapı. Devlet bey gelince sivilleştirir ümidindeydik, şimdi daha kötü devam ediyor. Çıkıp da kimse MHP yoldan çıktı demiyor. Milletvekili arkadaşlar da ses çıkaramıyor. Şahsi hesapları bozulur. Devlet Bey bir daha onları milletvekili yapmaz diye korkuyorlar. Delegeyi genel merkez seçiyor tamamen. Ondan sonra o delegeler de genel merkezi seçiyor kongrelerde. Al gülüm ver gülüm. Aynı HSYK ile Yargıtay gibi birbirlerini seçiyorlar. Türkiye’de çok ahlaksız, ikiyüzlü bir oyun oynanıyor. Anayasa değişikliği ile bu yıkılacak inşallah.

12 Eylül deyince aklınıza nasıl bir hatıra geliyor?

Rahmetli Türkeş tutukluyken hastanede ziyaretine gittim. Ona davranışlarını bir görseydiniz. Sandalyeleri fırlatıyorlardı. Saygısızca, hoyratça davranıyorlardı. Çok zoruma gitmişti. Yunanistan’da anayasa değişti, darbeciler cezaevinde öldü, Şili’de de öyle. Bizim darbecilerin emirlerinde kendilerini korumakla görevli askeri birlik var, el üstünde tutuluyorlar. Bizim birçok arkadaşımızı cereyan verirken öldürdüler. Benim bir arkadaşım, ismini de vereyim Ziya Derya, bu vahşeti görünce yurt dışına kaçtı. Sonra teminat verildi, geldi, sorgu yaptılar. Bir hafta sorguda kaldı. Ne oldu diye sorduğumda “Eğer içerideki bir haftanın böyle geçeceğini bilseydim ömür boyu kaçardım” yanıtını verdi. Ben de diyorum ki; bu değişiklik, darbecilerin yargılanmasının önünü açacaksa Türkeş’e vefa için bile evet.

Başak Medya Ajans

Bu haber toplam 1892 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri