Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Millet çetelerin avukatı değildir

22 Ağustos 2008 / 18:20
Erdoğan, "Bu ülkede millet iktidar belirliyor. Birileri çetelerin avukatlığına soyunabilir. Bu önemli değil. Asıl olan milletin ne dediğidir" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ülkede "hortumların kesildiğini, mafyalar, çetelerin iktidarı belirlemediğini" ifade ederek, "Bu ülkede millet iktidar belirliyor. Birileri çetelerin avukatlığına soyunabilir. Bu önemli değil. Asıl olan milletin ne dediğidir" dedi.
Rize'de bulunan Erdoğan, Güneysu'da vatandaşlara hitap etti. Erdoğan, son 5 yılda Türkiye'de ve ve Rize'de ne denli bir açılış furyası olduğunun bilindiğini ifade ederek, Türkiye'nin bir dönüşümün içerisinde adeta kendini yeniden bulduğunu, tarihiyle adeta yeniden buluştuğunu söyledi.

Bu yükselmenin 3 temel unsuru bulunduğunu, bunların da yolsuzlukla, yasaklarla ve yoksullukla mücadele olduğunu belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Daha iyiye ulaşacağız. Daha güzel günlere kavuşacağız. Bunun için de gayret, dayanışma gerekiyor. Hortumlar, hamdolsun büyük ölçüde kesildi. Bu ülkede mafyalar, çeteler iktidar belirlemiyor. Bu ülkede millet iktidar belirliyor. Ha, birileri çetelerin avukatlığına soyunabilir. Bu önemli değil. Asıl olan milletin ne dediğidir. Millet ne derse, bu ülkede o olur. Tarihte o oldu, bundan sonra da o olacak. 'Demokrasi' diyorsak, eğer demokrasiye inanıyorsak, o zaman milletin dediğine saygı duyacağız. Bazı seçkincilerin, belirleyicilerin, çeteyle, onla bunla yaptıklarını duyuyorsunuz, görüyorsunuz. Bu mücadelede, devlet millet dayanışması olduğu sürece, arzuladığımız yarınlara ulaşacağız. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın."

Erdoğan, milletin herkesi layık olduğu yere getirdiğini, eğer getirmezse sandığa gömdüğünü ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bundan önce gömdükleri gibi. Kimse buralarda, bu makamlarda kalıcı değil. Ben de kalıcı değilim. Gün ola, biz de buradaki görevimizi milletimizin talimatıyla bitireceğiz. Belki artık 'yetti, git' diyecekler. 'Yüzünü görmekten bıktık' diyecekler. Olabilir, diyebilirler... Kimse buraya çivi çakmıyor. Böyle bir hakkımız yok. Bu demokrasinin güzelliği. Yeter ki bu rekabet içerisinde olanlar ortada olsun. Çıksınlar ortaya ve hakikaten desinler ki, 'biz bu yarışta varız'. Bu yarışta olanlara, 'siz niçin bu yarışa girdiğiniz' biz demeyiz. Bu ülkede kim taş üstüne taş koyarsa başımızın, gözümüzün üstünde yeri vardır. bu anlayışımızı da burada, özellikle vurguluyorum. Yeter ki olumlu olan tekliflerle bize yardımcı olunsun. Biz onları alalım, değerlendirelim."


"Ciddi adım attık"


Türkiye enerjisinin yüzde 52'sinin doğalgaz, termik santrallerinden karşılandığını belirten Erdoğan, "yükselen petrol ve doğalgaz fiyatlarıyla birlikte elektrik fiyatının da çok ciddi manada arttığını" söyledi.

Erdoğan, 5 yıldır elektriğe zam yapmadıklarını ifade ederek, "Buna dayandık ama bu bizim cari açığımızı arttırıyor. Buna sürekli olarak dayanmak, tahammül etmek mümkün değil. Bunu da aşacağız. Burada bizim bir tedbir almamız gerekiyor. Hidroelektrik, termik, rüzgar enerjisi santrallerini arttıralım, nükleer enerjiden de istifade edelim ki, elektriği ucuza mal edelim, halkımızı da ucuz elektrik verelim" dedi.

Erdoğan, bu konuda yeni bir adım attıklarını belirterek, "Su akar Türk bakar diye bir söz var. Bizim de sularımız hep akmış gitmiş, biz de bakmışız. Ne bu suları evlere taşımızı, ne de bu sulardan enerji elde etmişiz. Onun için Türkiye genelinde, hidroelektrik santrallerinden küçük olanlarına yönelik bir çalışma başlattık. Dereler üzerinde bu ufak çaplı santral kurma kararı aldık. Bu kararlar bugünün değil, yıllar öncesinden beri konuşulur ama adım atılmazdı. Şimdi ise biz ciddi bir adım attık" diye konuştu.

Terör konusuna da değinen Erdoğan, bu konuda bazı spekülasyonlar yapıldığını vurgulayarak, "Sanki terörün bir tarihi var. Sanki, şu, şu işleri yaparsan, terör biter. Hayır, terörün sıfırlandığı dünyada hiçbir ülke yok. Hiç kimse kalkıp da şu sıfırlamıştır diyemez" dedi.

Erdoğan, zaman zaman muhalefet çıkıp "iktidar ne yaptı" diye sorduğunu dile getirerek. şöyle konuştu:

"İktidar ne yapmadı ki... Her şeyi yapıyoruz. Yapmamız gereken ne varsa yapıyoruz. Bu işi en iyi bilen kimdir, güvenlik güçleridir. Hep kendilerine şunu söylüyorum; 'bir isteğiniz var mı, bizden ne istiyorsunuz, ne isteğiniz varsa söyleyin biz bunu size vermeye hazırız.' Aklınıza ne gelirse... Ama terör bir adi suç değil, ne zaman kimi, nasıl vuracağı belli olmuyor. Onun için maalesef zaman zaman şehitlerimiz geliyor. Ciğerparemiz bunlar. Ama terör denilen bu bela ile mücadelemiz sürecekse, maalesef bunun bu yönü de var. Temenni ederim ki, inşallah bunun kökünü kazıyalım. Ama bunu şu zamanda sıfırlayacağız dersek sizlere yalan söylemiş oluruz. Bunu da çok açık, samimi olarak söylüyorum. Ama bu mücadele kararlılıkla, sonuna kadar devam edecek."


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, nükleer enerji konusundaki çalışmalara karşı çıkan çevrecileri eleştirerek, dünyanın nükleer enerjiyi savunduğunu, çevrecilerin tam aksini savunduklarını vurguladı.

Güneysu'da halka hitap eden Erdoğan, santral çalışmalarına karşı çıkan çevrecilere yüklendi. Erdoğan, "Türkiye şu anda enerjisinin yüzde 52'sini doğalgaz çevrim santrallerinden temin ediyor. Yükselen petrol fiyatlarıyla birlikte, doğalgaz fiyatlarıyla birlikte elektrik fiyatı da çok ciddi manada artıyor. 5 yıl elektriğe zam yapmadık. Hep buna dayandık. Ama bu bizim cari açığımızı artırıyor. Buna sürekli olarak dayanmak, tahammül etmek mümkün değil. Onun için bunu da otomatiğe bağlamak durumunda kaldık. Şimdi bizim burada bir tedbir almamız gerekiyor. Dedik ki, hidroelektrik santrallerimizi artıralım. Termik santrallerimizi artıralım. Rüzgar enerjisinden istifade edelim. Güneş enerjisinden istifade edelim. Ve en son nükleer enerjiden de istifade edelim ki, elektriği ucuza maledelim ve halkımıza da ucuz elektrik satalım. Fakat bu konuda, biliyorsunuz dünyanın değişik yerlerinde çevreciler var. Bunlara sorarsanız, ne yapıyorsunuz, inanın, ele avuca gelecek hiçbir işleri yok. Sadece boş vakitlerini değerlendirmek için yaptıkları iş budur." şeklinde konuştu.

Asıl çevrecinin kendisi olduğuna dikkat çeken Erdoğan, şöyle devam etti: "Ta belediye başkanlığımdan beri çevrecilik noktasında neler yaptığımı, özellikle İstanbul'da yaşayanlar çok iyi bilir. İstanbul nasıl ağaçlandı, İstanbul'da yaşayanlar çok iyi bilir. İstanbul susuzdu, 180 km'den İstanbul'a su getirdik, o çevreciler o zaman da karşımızdaydı. Ne dediler, bunlar ağaçları söküyor dediler. Yapılanı görmüyorlar. Dürüst olun biraz. Bu ülke bizim. Bakarsın, medya bu 50-60 kişinin yanına yığılır. Onlarla beraber gösteri yaparlar. Yürüdüler. Sanki millet yürüdü. Hatalar var doğrudur. Onlar giderilir. Ama yapılan iş doğru mu değil mi, önce ona bakacağız. Yani bu fikir temelde doğru mu değil mi. Yarın elektriğin olmadığı zaman kime yuh olsun diyeceksin. Hükümete. Tamam da hükümet nereden elektrik bulacak. Ya sudan elektrik üretecek, ya kömürden elektrik üretecek, ya rüzgardan elektrik üretecek, ya petrolden, doğalgazdan elektrik üretecek. Mazottan fueloilden elektrik üretirsin, havayı kirletir. O zaman neden yapacaksın. Şimdi nükleer enerji konuşuyoruz, gittiler Sinop'ta gösteri yaptılar."

Dünyanın nükleer enerjiyi savunduğunu, çevrecilerin tam aksini savunduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi: "Türkiye teknolojide önemli adımlar atıyor. Sanayide önemli adımlar atıyor. Elektriğe ihtiyacımız çok. Onun içi bu kaynakları en iyi şekilde değerlendireceğiz. Aynen petrol boru hatları gibi. Doğalgaz boru hatları gibi, biz de su taşıma hatlarını kuracağız. Su olmayan yerlere su taşıyacağız. Bu oyunları hep beraber bozacağız. Bilesiniz ki bu iktidar çevreci bir iktidardır. Bunlar bu noktada samimi değildirler. Kyoto Protokolü'ne de hiçbir iktidarın cesaret edemediği imzayı biz attık. Kalkıp bunu söylüyorlar mı? Bu iktidara Kyoto Protokolü'ne evet dedikleri için teşekkür ederiz dediklerini hiç duydunuz mu? Bunlar bu noktada samimi değiller. Fakat biz yolumuza devam edeceğiz. Kervan yoluna devam edecek."
Kaynak:
Bu haber toplam 784 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri