Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mısır Gazze'ye İhanetle Suçlanıyor

30 Aralık 2008 / 08:37
İsrail'in Gazze'deki insanlık dışı saldırısı sonrası Arap dünyasında eleştiri okları Hüsnü Mübarek yönetimindeki Mısır'a çevrildi.
İsrail’in Gazze saldırısından 5 gün önce Başbakan Olmert Ankara’yı, Dışişleri Bakanı Livni ise 2 gün önce Kahire’yi ziyaret etti. ‘Saldırmayacağız’ garantisi alan Erdoğan bu yüzden kendisini aldatılmış hissetti ve İsrail’i saygısızlıkla suçladı. Mısır ise Arap kamuoyunu ikna edemedi.

Çünkü Mısır lideri Mübarek, Hamas’a ‘Livni söz verdi, 48 saat içinde saldırı olmayacak’ demiş. En çok kaybın verildiği polis okulundaki mezuniyet töreni bu güvenceyle düzenlenmiş, herkes işine gitmişti. Bu yüzden Arap dünyası, Mısır’ın Filistin’e ihanet ettiğini düşünüyor.

Hamas füzeleri

Ankara’ya gelen Mısır Dışişleri Bakanı Abu Al-Gayt ile basın toplantısı düzenleyen Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Türkiye’nin arabuluculuğunu yaptığı Suriye-İsrail barış görüşmelerinin bundan böyle devam etmeyeceğini ve Filistin’e saldıran bir İsrail ile bölgesel barışın gerçekleşmeyeceğini söyledi.

Babacan ve meslektaşı Abu Al-Gayt İsrail saldırısı öncesinde Ankara ve Kahire’nin tavrına açıklık getirmeye çalıştı. Çünkü bu saldırıdan 5 gün önce İsrail Başbakanı Olmert Ankara’da, Dışişleri Bakanı Livni ise saldırıdan iki gün önce Kahire’de idi. Mısır lideri Mübarek ve Başbakan Erdoğan, Olmert ve Livni’den aldıkları ‘saldırmayacağız’ garantilerini Hamas ve bölge liderlerine ilettiler. İşte bu nedenle kendini aldatılmış bulan Başbakan Erdoğan ilk tepkisinde İsrail’i saygısızlıkla suçladı.

Mısır ise tüm açıklamalarına rağmen Filistinliler ve genel olarak Arap kamuoyu tarafından ihanetle ve İsrail ile işbirliği yapmakla suçlanıyor.

Çünkü Mübarek; Hamas liderlerine ‘Livni söz verdi, İsrail 48 saat içinde saldırmayacak’ demiş. Ve Mübarek’e inanan Hamas liderleri polis okulunda mezuniyet törenini düzenlemiş ve herkes normal işine gitmişti. İşte bunu kollayan İsrail bildik saldrılarını yaparak Filistinlilere bunca zarar verdi.

İşte bu nedenle saldırının ilk anından itibaren benimle konuşan Arap radyo ve televizyonları Türkiye’nin tutumu ile ilgili olarak sorular soruyor ve Başbakan Erdoğan’ın İsrail ile ilgili ‘saygısızlık’ suçlamasının perde arkasını merak ediyor.

Yani daha açık bir ifade ile Arap kamuoyu Türkiye’nin İsrail’in oyununa gelip gelmediğini ve bundan böyle Ankara’nın Tel Aviv’e ne kadar güvenip güvenmeyeceğini merak ediyor.

İşte bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan ve Dışişleri Bakanı Babacan ve diğerlerinin tüm söylemleri son 5 yılda bölgede kazanılan Türkiye’nin prestij ve saygınlığı ve gelecekteki bölgesel rolü açısından çok önemlidir. Bu nedenle Türkiye son gelişmelerle ilgili olarak Mısır ile hareket ederken çok dikkatli olmalıdır. Çünkü bölgede hiç kimsenin saygı duymadığı, kendi halkının bile sevmediği ve 27 yıldır iktidarda bulunan Mübarek ile aynı çizgide görülmek bile Gül ve Erdoğan’a ve dolayısıyla Türkiye’ye çok şey kaybettirir. Unutulmamalıdır ki; herkes Türkiye’yi yakından takip ediyor ve Erdoğan’ın ilk tepkisini önemsiyor. Türkiye’nin tepkisel her adımı kendisine çok şey kazandırıyor, kazandıracak ama hiçbir şey kaybettirmeyecektir.

Tam tersine İsrail’e ve onun ABD’deki yandaşlarına güvenen ve onlara inanarak adım atan Türkiye hep yanılır ve kaybeder.

Tıpkı Olmert’in son Ankara ziyaretinde olduğu gibi.

İsrail’e inanarak onunla yola çıkmak ve devam etmek Türkiye’ye hiçbir şekilde yakışmıyor ve yakışmaz.

Türkiye’ye yakışan şey İsrail’e hak ettiği yanıtı vermektir.

Türkiye’ye yakışan şey kendisine saygısızlık yapan birine güvenmek ve onun ipi ile karanlık ve kanlı kuyulara inmemektir. Türkiye’ye yakışan, işbirlikçi Arap iktidarlarının yapamadığını yapmaktır.

Çünkü Türkiye farklı, onurlu ve vicdanının sesine kulak vererek son 5 yılda bölgede bunca prestij ve saygınlık kazanmıştır. Türkiye, Ahmet Yasin öldürüldüğünde İsrail’e ‘terörist devlet’ demekle bugün haklı çıkmıştır.

Türkiye, bölgede barış peşinde koşarak İsrail’e karşı olmadığı ama aynı zamanda İsrail’in de barıştan yana bir ülke olmadığını kanıtlamıştır.

Türkiye’ye yakışan şey, Filistin halkının % 65’nin oyunu alan Hamas ile işgalci ve saldırgan İsrail’i aynı kefeye koymamaktır.

İşte bu nedenle Hamas’ın İsrail’e fırlattığı roketleri son saldırıların bir gerekçesi olarak görmek ve göstermek Türkiye’ye yakışmaz. Bu roketler 3-4 yıldır kullanılıyor ve bu sürede 5 İsrailli öldü. İsrail işgali ise 41 yıldır sürüyor ve son saldırı benzeri onlarca saldırı ve katlaim yaptı, yapıyor. Tekerlekli sandalye ile cami çıkışı İsrail tarafından öldürülen Hamas lideri Ahmet Yasin, İsrail’e füze fırlatmadı ve o zaman da füzeler daha ortada yoktu. Bundan 7 yıl önce Yaser Arafat’ın konutunu kuşatan ve konutun duvarına işeyen İsrailli askerlere de kimse füze fırlatmamıştı. Peki ya Golan?.. 41 yıldır işgal altında bulunan bu bölgede yaşayan Suriyeliler işgale karşı hiçbir silahlı eylemde bulunmamış ve yalnızca gösterilerle karşılık veriyor. Peki İsrail neden buradan çekilmiyor
Kaynak:
Bu haber toplam 756 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri