Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Abdullah Öcalan neden asılmadı?

24.06.2010 11:41
O dönemde MİT, Öcalan'ın asılmasının ters sonuçlar doğuracağını anlatan brifing vermişti

Milliyet'in usta kalemlerinden Taha Akyol Abdullah Öcalan'ın neden asılmadığını bugünkü yazısında sorguladı. Yazısında çarpıcı bilgilere yer veren Akyol MİT'in Öcalan'ın asılmasının ters sonuçlar doğruracağına dair brifing verdiğini hatırlattı.

İşte Akyolun çarpıcı analizlerin yer aldığı köşe yazısı...

 

 

Taha Akyol / Milliyet

 

12 Eylül'ün yaptığından daha fazla kuvvet kullanılabilir mi? Ama 12 Eylül, yok etmeyi amaçladığı ayrılıkçı unsurları büsbütün körüklemekten başka sonuç vermedi.

Kökleri 12 Eylül öncesinde oluşan PKK, 12 Eylül uygulamalarıyla geniş taban kazandı!

Bugün de "OHAL ilanı, idam cezasının geri getirilmesi" gibi öneriler, korkarım ki benzer sonuçlar doğurabilir!

 

Onun için, Genelkurmay bile talep etmiyor bunları.

Meseleyi böyle anlatmak varken Başbakan'ın "Sen niye asmadın?" polemiğine niye girdiğini anlamıyorum. Hem "Açılımı bitirmek teslimiyet sayılır" demek, hem MHP'yi "Niye Öcalan'ı asmadın" diye eleştirmek çelişki değil mi?

 

Açılım ve idam

Bugün "açılım" hangi düşüncelerle savunuluyorsa, Ecevit hükümetince de aynı düşüncelerle idam edilmemişti.

Askerler de aynı düşüncelerle "asalım" dememişler, "Biz tarafız, görüş belirtmiyoruz" demişlerdi!

 

MİT, Öcalan'ın asılmasının ters sonuçlar doğuracağını anlatan brifing vermişti.

Dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'le dün görüştüm, şunu söyledi:

 

"Kesinlikle Öcalan bize 'asmayacaksınız' şartıyla teslim edilmedi. Üstelik o zaman ABD'nin yaptığı sadece Öcalan'ın Nairobi'de bulunduğu istihbaratını bize vermekti. O istihbarat üzerine bizim güvenlik timleri yakalayıp getirdiler..."

Asılmamasının hukuki sebepleri vardı, AİHM'nin tedbir kararı vardı, siyasi ve sosyolojik sebepleri vardı...

 

DSP, MHP ve ANAP'tan oluşan koalisyonda MHP idam için çok ısrar etmiş, fakat bu hukuki ve siyasi sebepler karşısında idam dosyasının Meclis'e sevk işlemini "erteleme" kararına imza atmış, sonra da Meclis'te MHP karşı çıktığı halde idam cezasını kaldıran kanun kabul edilmiştir.

Bugünkü Ak Parti'yi oluşturanlardan hiç kimse de o zaman Meclis kürsüsüne çıkıp "İdam edelim" diye konuşmamıştır!

 

Hangisi vatansever?

İdam isteyen Bahçeli de idamı kaldırtan merhum Ecevit de elbette vatansever insanlardır. Aralarındaki fark, hangi kararın ülkeye daha az zarar, daha çok yarar sağlayacağı konusundaki siyasi görüş farkıdır; vatanseverlik farkı değil.

Bugün de böyledir. Erdoğan ve "açılım"ı savunan herkes, uzun vadede bunun terör tabanını daraltacağını düşünerek, vatanseverce duygularla ve bu siyasi görüşle açılımı savunuyorlar.

Öcalan ise, tabanını genişletmek ve daha da militanlaştırmak için "açılım"ı kan ve ölümle sabote etti; kendisini denkleme almaya Türkiye'yi zorlamak istiyor.

 

Etnik milliyetçilik gibi çok zor ve çok karmaşık süreçlerde farklı görüşlerin ve öngörülerin olması kaçınılmazdır; üstelik hiçbir görüşün aritmetik kesinliği de yoktur!

En büyük mesele şudur: Eğer görüş farklarımız, "ortak akıl" üretemeyecek kadar kesinleşirse Türkiye karar alma yeteneğini kaybeder! İktidar ve muhalefet ilişkilerinin çok kavgalı olması, ülkenin karar alma ve uygulama yeteneğini zaafa uğratır.

Bunun örneği, hükümetin açılım politikasının zaafa uğramasında muhalefetin gösterdiği sert tepkinin rolüdür

Bu haber toplam 9534 defa okunmuştur

Etiket(ler): , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri