Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Müftü Z.Beyaz'dan şovmen Z. Beyaz'a

21 Eylül 2008 / 06:45
Son yılların ramazan aylarının en çok konuşulan ismi Zekeriya Beyaz, FOX TV'den kovulması ile yine gündemde. Gerçek Hayat Dergisi yazarı Zeki Maruf'dan, Beyaz portresi
Zeki Maruf'un yazısı

İBİŞSİZ RAMAZAN OLMAZ!..

Ortaokuldayken, sınıfımızdaki ülkücü bir çocuk, 'Milliyetçiliğin' İslâmiliğini (?) ispat için bir kitap getirmişti bizlere…
'İslâm'a Göre Milliyetçilik' ti kitabın adı.

Şimdiki gençlere tuhaf gelecek ama o zamanlar, ortaokul öğrencileri bile muhakkak bir ideoloji sahibiydi ve ilginç tartışmalar olurdu bu yüzden.

İşte bu sınıf arkadaşımız da, 'Tekirdağ eski Müftüsü' tarafından kaleme alınmış bu kitabı, tartışmalara son noktayı koymak maksadıyla bir delil olarak sunmuştu tartışmanın taraflarına.

Doğrusunu isterseniz aradan geçen onca yıldan sonra neler tartıştığımızı hatırlamıyorum bile ama o eski müftünün adı hâlâ aklımda.

Yıllar sonra aynı sınıf arkadaşım, yakından tanıma şansı bulduğu o eski müftüyle ilgili, biraz da hayal kırıklığına uğramış bir biçimde, şu tanımlamayı yapmıştı:

'Kulaklarının arkasından cehennem görünüyordu!'
Açıkçası, bu tabire çok gülmüştüm ama gülüp geçtiğim adamın ne büyük bir cevher (!) olduğunu yıllar sonra anladım.

28 Şubat sürecinin en gürültülü günlerinden biriydi. Televizyon kanallarının birinde ilmi(!) ve entelektüel(!) kimlikleriyle maruf bazı zevat ile işbu eski müftü oturmuş tartışıyorlardı. Programın genel gidişatında, artık isminin önünde 'İlahiyatçı' unvanı bulunan eski müftünün i'rap ta mahalli bile yoktu. Yani anlayacağınız kimse adamdan saymıyordu…

Ne söylese, gülüşmelerle birlikte laf ağzında kalıyor, bir türlü duruma vaziyet edemiyordu. Birden ne olduysa oldu, programın ünlü konuklarından bay çıplak nezir (Y.N.Öztürk), devreye girdi ve diğerlerine çıkışarak; 'Bırakın canım! Adam söyleyeceğini söylesin bir!' diyerek eski müftüye arka çıktı.

Efsunlu bir söz söylenmişti sanki ve her ne hikmetse tartışmacılar hemencecik susuverdi.
Ve işte o suskunluk anından istifade eden eleman, eteğindeki bütün taşları dökme imkânı buldu. Gerçi anlattıkları sıradan bile değildi ama o, söyleyeceğini söylemişti.

İşte o gece anladım ki bu adamın geleceği parlak!.. Zira 28 Şubatın müftülüğü vazifesini bihakkın ifa etmiş olan bay çıplak nezir, boşu boşuna bir adama sahip çıkmazdı.

Ve yine o an anladım ki yeni ilahiyatçı, eski müftü, yetiştirilmek üzere bay çıplak nezirin yanına çırak verilmiş…
Sonrasında ustası gibi o da hızla yükselmeye başladı.

Konjonktür hazretlerinin kendisine sunduğu tüm imkânlardan istifade etmesini bildi. Mazlumların talihsizliği onun şansı olmuştu.

Daha yazının başlığını görür görmez Zekeriya Beyaz'dan söz ettiğimi anladığınıza eminim. Ama hemen başlarda isim vermemiş olmamı da mazur görün lütfen.

Böylesine çapsız ve böylesine düzeysiz bir adamın portresini yapmak kolay mı sanıyorsunuz?
Herkes böyle bir riski kolay kolay almaz ama ne yaparsınız ki, İbiş kılıklı bu Ramazan promosyonundan, alet edildiği İslâm düşmanlığı nedeniyle söz etmeden geçemedim…

Hatırlar mısınız bilmem, 'Arkadaşım Şeytan' isimli bir film vardı. Filmde Şeytan, maddi ve manevi ikbal karşılığında muhataplarının ruhunu satın alıyor ve artık beş para etmez o ruhu, bir yumurtada muhafaza ediyordu. Eğer bir gün adamı ona ihanet ederse, yumurtayı yere çarpıp işini bitiriyordu.

İşte bizim eleman da o türden birisi. Sahip olduğu formasyon, başka bir ülkede üniversite kapıcısı bile olmaya müsait değilken, bunu tutup dekan yaptılar. Söz konusu olan din ise ve bu din İslâm ise, ona hakaret etmek, aşağılamak ve bilumum tezvirata muhatap etmek için kiralanan adama dekanlık bile verirler tabii ki…
Tıpkı ustasına her kapıyı açtıkları gibi onun önündeki tüm kapıları da bir bir açtılar.
Görev basitti. Şeytanları bile kaçırtacak denli bet bir sesle bangır bangır bağırmak, İslâm'ın değer yargılarını hafife alacak iddialar serdetmek ve İslâm düşmanlarını memnun edecek fetvalar vermek…
Bir de, Ramazanları mahvetmek…

Dekanken, kız öğrencilerin başlarını açmaları gerektiğini, 'cariye' örneğiyle delillendirmişti bu kara vicdanlı şahıs.
Cem Yılmaz, kendisiyle yapılan bir söyleşide; 'dini konularda Zekeriya Beyaz'dan daha ciddiyim!' diye çok anlamlı bir söz sarf etmişti. Aslında portre yerine sadece bu sözü kullansaydık, emin olunuz ki, tamı tamına Zekeriya Beyaz'ı anlatmış olacaktık. Hatta bu sözün, Ramazan İbiş'ine on numara büyük geleceğini söylemek bile mümkün…

'Beyaz'ın, bir öznede böylesine çelişik durması, bir paradoks mu yoksa ironi mi, karar veremedim doğrusu. Ama şu bir gerçek ki, karanlık odakların tepe tepe kullandıkları bir malzeme olduğunda hiç kimsenin kuşkusu yok ve yine hiç kuşku yok ki, bir kimse Kur'an'a ihanet edince, işte böyle rüsvay olmaktan kurtulamıyor.
Bu mübarek günlerde yapıp ettikleriyle eski Ramazanlardaki çadır tiyatrolarının ünlü tiplemesi İbiş'i aratmıyor görüldüğü üzere…

Ve halkın dilindeki bir deyim, dramatik bir biçimde form değiştirerek “Vay, beyaz vicdanlı!” ya dönüşüyor...

Gerçek Hayat Dergisi

Bu haber toplam 1070 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri