Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Müslümanlara Kimlik Oyunu

08.02.2010 14:30
Türkiye'de kimliklerden ‘İslam'ın çıkarılması yönünde karar alan AİHM, söz konusu Hıristiyanlık olduğu zaman, kilisenin talepleri doğrultusunda kararlar alıyor

İşte AİHM'nin ikiyüzlülüğünü ortaya koyan örnekler...

AİHM'in, kimliklerden "İslam”ın çıkartılmasını öngören son kararının ardından gündemde bir kez daha yer bulan soru:

AİHM BIR HIRISTIYAN KULÜP MÜ?..

Sadece Türkiye'den değil, dünyanın her bölgesinden Müslümanların yaptıkları başvurularda “davanın reddine” karar veren AİHM'nin, sözkonu edilen (muharref) Hıristiyanlık olduğunda bambaşka bir tavra bürünmesinin Mahkeme'nin hukukun değil, “Papazların” emrinde olduğuna dair iddialara kuvvet kazandırdığı ifade ediliyor.

Leyla Şahin'in temyiz başvurusunu inceleyen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), üniversitelerdeki başörtüsü yasağının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)'ne aykırı olmadığı yönünde karara vararak, yasakçılığın yanında yer almıştı.

AİHM'in, kimliklerden “İslam”ın çıkartılmasını öngören son kararı diğer kararlarıyla karşılaştırıldığında, AİHM'in “İslam karşıtlığı” yaptığına, en azından “etki altında kaldığına” dair iddialar kuvvet kazanıyor.

İşte bazı örnek davalar ve İşte AİHM'nin “yüz kızartıcı” çifte standartlarından örnekler:

1- ATEİST DE OLSA HIRİSTİYANLIĞI ÖĞRENMEYE MECBUR!

İsveç aleyhine AİHM'e yapılan bir başvuruda, inançsız bir anne olan Lena Angelini, kızının okulda Hıristiyanlık Din Bilgisi derslerine devama zorlandığını, bunun da sözleşmeyi ihlal ettiğini öne sürmüştü. AİHM Komisyonu; oy birliği ile “Herhangi bir okuldaki derslerde zorunlu Hıristiyanlık öğretimi verilmesinde sözleşmenin ihlali gibi bir durum olmadığına” karar vermiş ve başvuruyu reddetmişti. (Lena ve Anna Nina Angelini İsveç'e karşı 10491)

2- MÜSLÜMAN DA OLSA KATOLİK EĞİTİMİ ALMAYA MECBUR!..

Almanya'da bir Müslüman, Katolik bir eğitim kurumuna yerleştirilen ve vasisi olduğu yeğenlerinin dinleri olan İslam'dan uzaklaşacağı gerekçesi ile Komisyona başvurdu. Komisyon, başvuru sahibinin yeğenlerinin eğitiminde herhangi bir mağduriyetin ve ihlalin sözkonusu olmadığına, din özgürlüğünün ihlale uğradığını gösteren bir bulguya rastlanmadığına (!) hükmetmişti. (Alman Cumhuriyetine karşı 3310)

3- MÜSLÜMAN BİR MAHKUMUN İBADETİ ENGELLENEBİLİR!..

Müslüman bir mahkûm, bir İngiliz hapishanesinde ibadetlerini yerine getirememekten yakınarak komisyona başvurdu.. Komisyon; başvuruyu İngiliz hapishanesinin disiplin işleriyle ilgili bir mesele olarak değerlendirerek, reddetti. (Birleşik Krallık'a karşı, 5112)

4- PİSKOPOSLUĞA SORULUR, PAPAZ NE DİYORSA HUKUK ODUR!..

Çektiği filme Katolikliğe saygısızlık edildiği gerekçesiyle Avusturya tarafından el konulan Otto Preminger Instıtut'un başvurusunu değerlendiren komisyon, Avusturya'nın uygulamasının ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. maddeye aykırı olmadığına, vatandaşların dini duygularının rencide edilmemesi gerektiğine hükmetti. Komisyon bu kararını Katolik Kilisesi İnnsbruck piskoposluğundan istenen görüşe yaslanarak verdi. (Otto Preminger Instıtut Avusturya'ya karşı)

5- SÖZ KONUSU HIRİSTİYANLIKSA KORUMA ALTINDA

İngiltere'de Hıristiyanlığa saygısızlık edildiği gerekçesiyle bir filmin dağıtımına izin verilmemesinden dolayı, yapımcı Wingrow Birleşik Krallık'a karşı AİHM'e başvurdu. AİHM'in kararı; “Birleşik Krallık'ın haklı bir uygulamaya imza attığı yönünde” oldu. (Wingrow Birleşik Krallık'a karşı)

6- SÖZ KONUSU İSLAM İSE, HAKARET SERBEST!..

Konu hakkında derinlemesine çalışmaları bulunan Araştırmacı Yazar Akif Emre Öktem'in, “İslam dinini rencide edici yayınlar karşısında kayıtsız kalan sistem, Hıristiyanlığa yönelik iletişim araçlarını deyim yerindeyse ‘daha yumurtadayken' öldürmektedir” sözleriyle tenkit ettiği bakış açısının temsilcisi AİHM'in İslam dinine yönelik hakaretleri himaye ettiğini ortaya koyan bir başka karar: Müslüman başvuru sahibi, İslam'a, Hazret-i Peygamber'e (SAV) ve ailesine yönelik ağır hakaretlerin yer aldığı Salman Rüşdi'nin Şeytan Ayetleri adlı kitabı hakkında İngiliz mevzuatının dava açılmasına izin vermemesini AİHM'e başvuru konusu yapmış; AİHM de başvuruyu reddetmek suretiyle İslam karşıtlığını bir kez daha gözler önüne sermişti. (Choudhury 17439)

TUNA: AİHM'İN TARAFSIZ OLDUĞUNA DAİR İNANCIMIZI KAYBETTİK

AK Parti Konya Milletvekili ve Leyla Şahin Davası'nın avukatı Hüsnü Tuna, “AİHM'in Müslümanların ve diğerlerinin başvurularını farklı kriterlere göre değerlendirdiğine yönelik ciddi misaller var” dedi. Tuna şöyle devam etti: “Bizi en çok şaşırtan Leyla Şahin davası olmuştu. Bu davanın birinci derecedeki vekillerinden biriyim. AİHM'in din özgürlüklerine bakışındaki çifte standardı bu dava açık bir şekilde ortaya koymaktadır. AİHM'de Müslüman başvurucularına karşı aleyhe karar verme yönündeki eğilim bariz bir şekilde önümüzde durmaktadır. Leyla Şahin'in eğitim özgürlüğü açık bir şekilde ihlal ediliyordu. Ancak AİHM yaşananları ‘eğitim özgürlüğü ihlali' saymadı. Bundan sonra gelebilecek İslam'la bağlantılı bir şekilde başvurulara karşı bu önyargıların devam edeceğine ilişkin bir endişe de var. Refah, Fazilet, Leyla Şahin davalarındaki kararlar hep yanlıdır.”

 

Bu haber toplam 956 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri