Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

N. Kemal Zeybek Aleviliği Anlattı

02 Aralık 2008 / 22:23
Eski bakanlardan N. Kemal Zeybek Ayagazete'deki yazısında aleviliği açıkladı Alevilik dinmidir? Nerden Türemiştir İşte yanıtları..Tıklayın..
İŞTE O KÖŞE YAZISI:

"Alevilik dindir" diyenler var. Hem de "Anadolu kökenli dindir" diyorlar. Delillerin tamamı ayrıntılarla ilgili. O ayrıntılar sadece Anadolu’da değil, dünyanın her yerinde var. Saz mı? Sema mı? Yoksa Orta Asya da, Anadolu’dan mı sayılır oldu.
Bak ne diyor Ahmet Yesevi:
"Ruhların gıdasıdır Çeng ü rebab."
Yesevilik yolunda sema da var, saz da... Orta namazı da... Kadın-erkek birlikte ibadet de... Yesi, Anadolu da değil Asya’nın ortasında... Yani bu iddia kökünden yanlış, tutarsız ve delilsiz. Öyle olmasını isteyenlerin boş boş sözleri...
"Alevilik sadece kültürdür" diyenlere ne demeli? İslam’a ve onun bir türü olan Alevi İslam’a inanmayanların yakıştırmaları... Filin kuyruğunu yakalayıp onu fil diye tanımlayanların tutumları...
Bunlar gölün üzerindeki karpuz kabukları gibi görüşlerdir. Kimisi Alevi kökenli, ama Alevi olmayanların, kimileri de Sünni kökenli, ama inancı kalmayanların iddiaları...
Bir de büyük topluluk var. Ülkemizdeki milyonlarca inançlı Alevi’den söz ediyorum. Onlar dede-baba yolundan gidenler. Onlar biliyorlar ki Alevilik bir İslam yorumudur. Sünni İslam, Şii İslam gibi...
Alevilik evet ve elbette "Ali" ile ilgilidir. Zaman da ve mekân da bu söz değişik anlamlarda kullanılsa da, sonunda hepsi "Ali"ye nisbet edilerek anlaşılır. Bazen "Ali soyundan gelenler" anlamında kullanılmıştır. İran’da bugün de Alevilik ve Şia eş anlamlı kelimelerdir. Biri diğeri yerine kullanılabilir.
Türkiye´de ise bugün Alevi sözü Sünni ve Şii sayılmayan kimi Müslümanlar için kullanılıyor.
Aleviliği "Ali’yi sevmektir" hükmü ile anlamak olmaz. Sünni Şiiler de Aleviler "Ali’yi sevmekte birleşirler." Ali’yi sevmeden nasıl Müslüman olunur ki?
Peki kimdir Aleviler?
Sözü daha fazla dolaştırmadan hemen bir tanım yapalım: "Aleviler Ali’ye, Ehlibeyt’e ve 12 İmam’a bağlanan ve İslam’ı onların yolundan giderek yaşadıklarına inanan Müslümanlardır."
Burada hemen akla şu soru geliyor.
"Peki Şiiler de böyledir, aradaki fark nedir?" İşte cevabı:
Bugünkü ve Türkiye’deki anlamda Şiiler 12 İmam’ı fıkhi açıdan, şeriat yolundan takip edenlerdir. Aleviler ise tasavvufi anlamda yolun izleyicileridir. Şiiler de tasavvuf fıkhın içindedir, Aleviler de fıkıh tasavvufun içinde...
İster Hacıbektaş tekkesi, ister Erdebıbin Şeyh Safi tekkesi kaynaklı olsun, Türkiye’deki Alevilik tasavvuf kökenlidir ve Alevi-Bektaşi başlangıcı itibarıyla bir İslam tasavvufu akımıdır.
Bugün Alevi-Bektaşi akımına bağlı olanların cemlerde yaptıkları da tasavvufi anlamda bir ibadettir.
Bu kadar mı? Elbette değil!
Öncelikle bu akımın başlangıcında Türk kültürünün ve eski inançların etkileri vardır. Ülkelerin kültürlerinin etkilerinden doğan değişmeler ve gelişmeler vardır. Yolun büyüklerinin zaman zaman yaptıkları değişimler vardır. Toplum dokularındaki değişmelerin etkileri vardır. Ama işin kökeni bellidir ve açıktır.
Söz gelimi 50 yıl önceki "Cem" ile bugünkü aynı mıdır? Köylerde yapılanlarla şehirlerde yapılanlar?.. Bugün merak eden İstanbul’da Yeni Bosna’da Cem Vakfı Genel Merkezi’ne gidip Ahmet Yesevi Cemevi’nde ceme katılabilir. Ya da herhangi bir şehirdekine... Ya Şahkulu Dergahı´na, ya Karacaahmet’e ya da Ankara’daki Hüzeyingazi Cemevi’ne... Veya başkalarına... Eskiden bu olabilir miydi? Bu şehirleşmenin getirdiği bir değişmedir.
Bütün mezheplerde ve tarikatlarda olduğu gibi Alevi-Bektaşilik’te de değişmeler hep olmuştur, olmaktadır ve olacaktır.
Bugüne gelince... Bugün yaşayan Alevi-Bektaşilik tarikat değil; bir "yol"dur; bir "akım"dır. Dolayısıyla cemevleri tekke ve zaviye değildir. İlgili yasa kapsamına girmez.
İslam’ı kendi tarihi geleneklerine göre anlayan, yaşayan ve kendilerine "Alevi İslam" diyen Müslümanlara karşı dini anlamdaki ayrımcılığa son vermenin zamanı gelmiştir. Tam zamanıdır. Meclis içindeki bütün partiler bir araya gelmeli ve topluluğun önderlerinin görüşleri doğrultusunda konu çözülmelidir.
Tam zamanındayız!..
Bu haber toplam 942 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri