Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Neden o mahkeme seçildi?

20 Ağustos 2008 / 16:57
İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne yapılan savcı 'baskın'ı ardında birçok soru işareti bıraktı.
Neden Fatih Sulh Ceza Mahkemesi?

İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne yapılan savcı 'baskın'ı ardında birçok soru işareti bıraktı. Olayı kısaca hatırlamakta yarar var.

Olay, Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt'ün eşi Ferda Hanım'ın, Ankara Tenis Kulübü önünde bekleyen bir polis arabasına düzenlediği 'baskın'la başladı. Kendilerini takip ettiğini ileri sürdüğü sivil polis arabasına müdahale eden Bayan Paksüt'ün haksızlığı kısa sürede ortaya çıkmıştı.

Bölgede organize suçlarla ilgili bir operasyonu yürüten araç deşifre olduğu için geri çekilmek zorunda kaldı. Operasyonun akıbetini bilmiyoruz ama Paksüt'ün paniğinin sebebi hemen anlaşıldı. Ergenekon kapsamında aranırken yurtdışına kaçan eski milletvekili Turan Çömez'le yenilen yemeğin sızma ihtimali Bayan Paksüt'ü fevri hareketlere yöneltmişti. Osman Paksüt, Emniyet Müdürlüğü'nün ikna edici açıklamalarından sonra davacı olmamıştı. Kamu davası boyutunu ihmal etmeyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise soruşturmaya devam etti. Ankara'nın talimatıyla Fatih savcılarının yaptığı şok baskın, Ferda Hanım'ın baskınından daha fazla ses getireceğe benziyor. Ferda Hanım'ın heyecanı mazur görülebilir, ancak yeni baskın sorgulanmayı hak ediyor.

Neden İstanbul Başsavcılığı ya da özel yetkili savcılar eliyle değil, Fatih Sulh Ceza Mahkemesi üzerinden gidildi? Emniyet Müdürlüğü'nün bulunduğu ilçe gerekçesi makullükten uzak, zira bu herhangi bir dava olmadığı gibi, basılan yer de basit bir mesken değil.

Baskın Başsavcılığa ya da özel yetkili savcılara güvensizlik izharı anlamı taşıyorsa bu hepten yanlış. Savcıların denetleme mekanizması, bakanlık müfettişleri veya Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'dur. Bir savcı meslektaşının alanına giremez, hele hele onu denetleme anlamına gelecek icraatlar yapamaz.

Ankara'da ikamet eden bir kişiyi izlediği gerekçesiyle İstanbul Emniyeti'ne baskın yapmak ne kadar tutarlı bir davranış? Önce garaja gidilerek araçlar incelenmiş. Burada suç unsuruna rastlanmayınca şubeye geçilip Ergenekon'la ilgili bütün belgeler kopyalanmak istenmiş.

Biz, Osman Paksüt'le Ergenekon arasında bir ilişki olmadığını biliyoruz. Baskına giden savcılar farklı bir bilgiye mi sahip ki Ergenekon belgelerini de incelemek ve kopyalamak üzere harekete geçiyorlar?

Bayan Paksüt bir operasyonu deşifre etmişti, son baskın da az daha Ergenekon'un gizliliğine halel getirecekti. Bilirkişilerin varlığı, belgelerin mahremiyetini ortadan kaldırabilirdi.

(Bülent Korucu/Zaman)
Bu haber toplam 648 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri