Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Milli Görüş'ü üzen İSTİFA

11.08.2010 22:30
Milli Görüş camiasının önemli isimlerinden Nedim Urhan Hoca PARTİ DELEGELİĞİ`NDEN ve YÜKSEK DİSİPLİN KURULUndan istifa etti.
 
Milli Görüş camiasının önemli isimlerinden Nedim Urhan Hoca PARTİ DELEGELİĞİ`NDEN ve YÜKSEK DİSİPLİN KURULU istifa etti.
Yoğun manevi baskılara maruz kaldığını ifade eden Nedim Urhan, bu sürecin tüm camiayı yıprattığını ve kardeşlikten uzaklaşıldığını vurguladı.İşte Nedim urhan Hoca`nın Milli Görüşçülere seslendiği mektubu ve istifa dilekçesi....

Muhterem Milli Görüşçü Kardeşlerim!


Zariyat Suresi 55.Ayetteki ilahi emir gereğince bazı hususları sizlerle paylaşmayı görev sayıyorum. Bu vesileyle hepinizi hürmetle selamlıyorum.

-Ey iman edenler : ”Allaha itaat edin. Peygambere ve sizden olan idarecilere de itaat edin. Bir şey hakkında çekişip anlaşmazlığa düştünüzmü eğer Allah’a ve Ahret gününe inanıyorsanız onu hemen Allah’a ve Peygamberine arz edin. Bu hem daha hayırlı hem de netice itibariyle daha güzeldir...” (Nisa suresi 59. ayet)

-“…Eğer bilmiyorsanız ehli zikre (bilenlere, âlimlere) sorun...” (Nahl suresi 43. ayet)

- “Müminler ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Ve Allah`a karşı takva sahibi olun. Umulur ki, böylece siz rahmet olunursunuz…” (Hucurat suresi 10.ayet)

-“ …fitne, öldürmeden daha şiddetlidir...” (Bakara suresi 192.ayet)

-“Sen af yolunu tut, iyilikle emret ve cahillerden yüz çevir!” (Araf suresi 199.ayet)

-“Müslüman, müslümanın kardeşidir; ona hıyanet etmez, yalan söylemez ve onu sahipsiz bırakmaz.  Müslümanın her şeyi; ırzı, malı, kanı müslümana haramdır. Takva işte burada (kalpte) dir. Bir kişiye, müslüman kardeşine hakaret etmesi, kötülük olarak yeter…” (Buhârî, Müslim)

-“Bulunduğu mecliste, din kardeşinin aleyhinde konuşulurken ona yardım etmeye ve onu müdafaa etmeye gücü yeterken, bu yardımda bulunmayan kimseyi Allah Teâlâ dünya ve âhirette zelil eder…” Ahmet b. Hanbel, Taberânî

Muhterem kardeşlerim;


   Ülkemiz insanının inançları doğrultusunda yaşamasının zeminini oluşturan, sosyal ve siyasi alanda çok güçlü bir değişim ve dönüşüm sağlayan, Milli Görüş hareketinin mensuplarının son birkaç gündür gündemlerini meşgul eden malum gelişmeleri endişeyle takip etmekteyim. Neler oluyor? Kim neler söylüyor? Acaba neler olacak? Nev’inden hiçbir soruya rağbet göstermeden günü doldurma duruşuma fırsat vermeden dört bir yandan, gerek telefonlarla ve gerekse ziyaretlerle gelen bilgileri ve yorumları dinledikçe hayretler içerisinde kaldım.

   Hz. Peygamber (S.A.V) insanların ıslahı iki zümreye bağlıdır. “Âlimler (bilginler) ve idareciler” diye buyurmuşlardır. Nerde bilgililer, âlimler ve becerikli otoriter idareciler? Şimdi milli görüş çözüm üretemiyorsa, birbirlerini anlamada zorluk çekiyorsa, başkalarına örnek olamıyorsa kimden ne isteyecek, ne bekleyeceğiz? Bir istişare heyetimiz var mı? “VAR” -var ama görevini hakkıyla yerine getirebiliyor mu?  “HAYIR” . İşte bu sebeple üretilen çözümler netice vermez herkes kendini savunur, netice müspet çıkmaz. Kendi durduğum noktadan gelişmeleri algılamaya fırsat bulamadan, kendilerini bizlere hakikati(!) anlatma görevi ile tecyiz etmiş bir takım insanımız, akla-hayale sığmaz bilgilerle o kadar çok baskı altında tuttular ki bizi… İfade etmekte güçlük çekiyorum. Mahrem konular ala meleinnas her türlü yöntemle ifşa edilirken, hak, hukuk ve ahlak ilkeleri tarumar edilmekte… Birbirimizle kardeş olmak, birbirimize hainlik etmemek, birbirimize hakaret etmemek,  birbirimizi sahipsiz bırakmamak ve birbirimize yalan söz söylememekten sorumlu olan Müslümanlar, gazete, internet ve televizyonlar vasıtasıyla, birbirleriyle mücadele sürecine girmiş durumdalar. Bizleri arayıp nasihat ve dua isteyen sesler, şimdilerde bizler üzerinden başka yerlere ses yetiştirme telaşındalar. Kardeşlerime sulhun hayr olduğu ayetini çok çok hatırlattım. Fitneden sakınmamız gerektiği ile ilgili hatırlatmaları ihmal etmedim. Hatırlatmalar, tavsiyeler ve nasihatlerde etkili olamadım. Kardeş olmayı beceremedik. Yeni ve adil bir dünyayı tesis etme gayesi ile koşturan biz Milli Görüşçüler, bu süreçte birbirimizi çok yıprattık. Tüm çalışmalarımızın Hakkın rızasına uygun olması gerçeğinden sanki uzaklaşır olduk. Tüm bu sebeplerden dolayı seçilmiş bulunduğum Yüksek Disiplin Kurulu üyeliğinden ve parti delegeliğinden istifa ettiğime dair dilekçemi bu yazı ekinde sunuyorum.

   Son Kırk yılını Milli Görüş davasına hizmet ederek geçiren bir kardeşiniz olarak, bundan sonraki ömrümde Milli Görüşçü duruşumu zerre sapmadan sürdürme kararlılığındayım. Ancak taraflara bölünme aşamasına gelen camiamızın hiçbir tarafında bulunmamakla ilgili kararlılığımı da sürdürmek istiyorum. Dualarınızdan unutmayın. Allah’a emanet olunuz…
 

                                            SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANLIĞI’NA
  ANKARA

 

11 Temmuz 2010 Pazar günü, yapmış olduğunuz olağanüstü kongrenizde, seçilmiş bulunduğum Yüksek Disiplin Kurulu üyeliği ve parti delegeliğinden istifa ediyorum.

Gereğini arz ederim. 10.08.2010    
Bu haber toplam 3578 defa okunmuştur

Etiket(ler): ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri