Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Nihal Bengisu'dan Özkök'e sarsıcı cevap!

10.04.2010 02:07
Nihal Bengisu Karaca'dan Ertuğrul Özkök'e yüksek standartta bir cevap geldi: Statükocu aydının bayatlamış sözlüğü

Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca'dan Ertuğrul Özkök'e yüksek standartta bir cevap geldi. Özkök geçtiğimiz gün kaleme aldığı yazıda "Liberal aydının ekşimiş sözlüğü" başlıklı yazısında statüka karşıtı liberal aydınları eleştirmişti. Nihal Bengisu da Özkök'e anlayacağı dilden bir cevap vermiş. Alternatif bir sözlük de Nihal Bengisu kaleme almış: Statükocu aydının bayatlamış sözlüğü

Statükocu aydının bayatlamış sözlüğü
Ertuğrul Özkök, "Liberal aydının ekşimiş sözlüğü" diye yazmış. Bazı maddelere katılmadım desem yalan olur. Yine de bu girişimi fazlasıyla "cesur" buldum, çünkü Özkök'ün tüm yakınmalarına rağmen liberallerin hiç değilse bir sözlüğü var. Kendisini keskin biçimde liberal aydınların karşısında konumlandıran kesimin ezberinde ise "hâlâ" sağdan bak "Cumhuriyet elden gidiyor", soldan bak "Cumhuriyet elden gidiyor" dışında pek bir şey yok.

Hadi geniş gönüllü davranalım ve eninde sonunda hep "Cumhuriyet elden gidiyor" korkusuna çıkan; bu korkuyu tüm özgürlükçü taleplerin karşısına diken o kıt kanaat dünyadan bir sözlük de biz yapalım.

- Laiklik elden gidiyor

"Cumhuriyet öğretmenine türban dayağı", "Öğrenciye türban ve namaz şartı iddiası", "Türban takmayan eşine boşanma davası açtı", "Kısa etekli öğrencilere kezzap paniği", "Tesettür faciası" gibi gazete başlıklarıyla kışkırtılan; kimi zaman asparagas, kimi zaman müstesna şuursuzluk örnekleri üzerinden koparılan vaveylanın adıdır.

Memlekette dini rejim isteyen oranı % 9'u geçmedi, ama "liberal olmayan aydınlar" bu sakızı çiğnemekten bıkmadı, usanmadı.

- Yargı bağımsızlığı elden gidiyor

HSYK'nın, Genelkurmay Başkanı'ndan talimat alarak savcı ihraç etmesinden memnuniyet duyanların paniğine denir. Aynı eğilimin sahipleri, Meclis bütün mahcubiyetiyle Anayasa Mahkemesi'ne sadece 3 -yazıyla üç- kişi seçiyor diye de endişelenmektedir.

- Koskoca Genelkurmay "Balyoz diye bir şey yok" diyor; o diyorsa yoktur!..

Daha hafif formunu söze, "Tamam, olmuş bir şeyler ama..." cümleciğiyle başlamayı gereksinenlerde görebileceğimiz tablonun vahim versiyonu. Ordunun siyasi mevziden askeri mevziye çekilmesi ve içindeki kumpasçılardan arınması talebini, "Orduyu bitirelim, dibine kibrit suyu ekelim" olarak anlamakta ısrar eden; demokratları ve liberalleri cemaate ya da iktidara biat etmiş olmakla itham eden antiliberallerin nereye biat ettiğini gösteren cümledir. "Eline silah teslim ettiklerimiz, dilediği gibi iç düşman tarifi yapsınlar, o düşman nasılsa biz olmayacağız, o halde bir sakınca yok" anlamına gelir.

- Vatan hainleri

Vatana duyduğu ilgi sadece, "Erzurum'da şarap içilecek tek mekân bile yok!", "Geçen gün Kayseri'de, içki satan bir yer bulamadım!" ile sınırlı olanların, memleketteki Müslüman çoğunluğun, gayrimüslim azınlığın ve Kürtçe konuşmak isteyen insanların sorunlarını dile getirenlere taktıkları isim.

- Sivil darbe

"Şeriatı getirecekler, irticayı hortlatacaklar" korkusundan bir derece daha gerçekçi olan, lakin gerçekleşebilmesi AK Parti'nin dört genel seçimden daha art arda % 47 almasına bağlı olan distopik yaklaşım. Bu vaklaşım, sivil darbe koşullarını hazırlayacak olguların, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olmasını sağlayacak düzenlemelerde değil, İzmir'de belediye otobüslerinde başörtülü kızlara Rosa Parks muamelesi yapılması gibi olaylarda aranması gerektiğini ihmal eder. (Duymadınız mı? İzmir'in zarif, nazik, şahane bir insan imajı veren CHP'li Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun döneminde başlayan uygulamaya göre otobüs "kamusal alan" sayılıyor ve başörtülü öğrencilere indirimli paso verilmiyor.)

- "Yandaş" medya kötü, kaka

"Resmi ideoloji" yandaşlarının, resmi ideolojide arayıp bulamadığı moral desteği entelektüel kalemlerinin "demokrasi" bagajında bulmuş olan medyaya attıkları çamurun adı. Bir görüşün taraftarlığını otomatiğe bağlamış olmak, bir medya açısından pek hayırlı bir tutum sayılmaz. Fakat bu suçlamayı yapanların da bir görüşün taraftarlığını otomatiğe bağlamış olmaları, dibi karayken başka tencereye dibin kara deme hürriyetini nereden buldukları sorusunu akla getirir ki, sorunun cevabı bizi maddenin başına götürür. Anahtar kavram "resmi ideoloji"dir.

• Gördüğünüz gibi, pek de zengin bir sözlük değil. Bir kenara not etmeniz de gerekmez, zira seksen senedir aynı şeyleri tedris ediyoruz, havayı koklayın yeter.

Bu haber toplam 1454 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri