Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Obamadan Farklı Politika Beklemeyin

12 Haziran 2008 / 11:59
İlk ismi Arapça 'bareke' kelimesinden geliyor, ama bir Başkan Obama Ortadoğu için iyi olacak mı?
Khaled Diab*

Barack Obama'nın ismi ve farzı muhal Müslümanlığı rakipleri tarafından karalamak için kullanıldı. Tabii ki, Obama Müslüman olup olmadığı, teoride, Amerikan Anayasası değerleriyle ilişkisizdir ve bu değerler aykırıdır.

Böyle bir korku tellallığı karşısında, Demokratlar geçmiş olarak böyle alışılmadık birini öne sürerek gerçek bir kararlılık ve cesaret örneği gösterdiler. Ama Obama'nın 'yeni çocuk' profili Birleşik Devletlerin Ortadoğu'da sarf ettiği devasa çaba ve nüfuzu hesaba katılınca ilginç sorular uyandırıyor.

Başkan olabilirse, Amerikanın bölgedeki rolünü dönüştürebilecek ve Bush'un felaket yıllarının zararlarını tamir edebilecek mi? Ve bölgeye yaklaşımı mağlup rakibi Hillary Clinton'dan daha iyi veya kötü mü?

Ortadoğu'daki Amerikan müdahalesi ile hayal kırıklığına uğramış Araplar ön-seçimler olağandışı bir ilgi gösterdiler-ve bu ilgi Obama tarafından ateşlendi. Ancak konu üzerindeki düşünceler can alıcı bir şekilde bölünmüş durumda.

Illinois senatörü epeyce Arap fan kulübü edinmiş durumda.'' Fırsat verildiğinde Araplar ve Müslümanlar Obama'ya oy vereceklerdir. O bu iş için en iyi kişi-sadece Amerika Başkanlığı için değil Ortadoğu Başkanlığı için de'' Dubai temelli Khaleej Times'da Aijaz Zaka Syed böyle yazmış.

Bazı olağandışı çevrelerden bile destek topladı. Amerika'nın günlük hayatı yaşanmaz kılmasındaki rolüne karşın bir grup Gazzeli kısıtlı imkânlarını kullanarak Obama için destek istediler. Kaç seçmeni etkileyebilecekleri ise, tabii ki, tartışmalı.

Diğerleri daha kuşkucu.''Biz, Filistinliler, seçimlerle ilgilenmiyoruz, Amerika'nın Ortadoğu siyasetinin Filistinlileri nasıl hiçe saydığını biliyoruz.'' bir Gazze sakini el-Cezire forumlarında böyle diyor.

''Ben bir süper gücün dış siyasetinin stratejide sabit olduğuna inanıyorum.'' bir Bağdat sakini belirtiyor.''Bu yüzden seçim sonucunun Irak'a dair hiçbir şey değiştireceğine inanmıyorum''

Bir internet güncecisi, Kızgın Arap, ''Eğer Obama başkan seçilirse, ilk senesinde bir Müslüman veya Arap ülkesini bombalanmasını emredeceğine eminim… Gerçekten Müslüman olmadığını kanıtlamak için'' tahminini bile yapıyor.

İsrail'de, Obama'nın kampanyası, yakın vakte kadar, belli sağ çevrelerde muhalefeti çekti. Yaygın okunan günlük Maariv gazetesi Obama'nın Beyaz Sarayı siyaha boyadığı bir karikatürü bile yayınladı.

Yine de, ilerici İsrailliler Demokrat adayı bir değişim fırsatı olarak görüyor. ''İster siyasi ister rüşvet niyetli yardım paketleriyle bizi bu krizi barışçıl ve doğru bir şekilde sonlandırmaya zorlayacak herhangi bir ABD başkanı İsrail için iyidir.'' Bir İsrailli aynı el-Cezire forumunda böyle diyor.

Öyleyse, bu ayrı fikirler göz önüne alındığında, Obama'nın Ortadoğu siyaseti gerçekte nasıl olacak? Irak konusundaki tutumu G.W. Bush'tan daha akılcı ve H.Clinton'dan daha az saldırgan.

Irak Savaşı'na başından beri muhalif, bu krize askeri bir çözüm olmadığını ifade etmişti, Eylül 2007'de Amerikan mevcudiyetinin sonlandırılmasına yönelik planlarını yayımlamıştı. Fakat , İdari Emir 10303 gibi Irak'taki Amerikan şirketlerinin talanını yasallaştıran ruhsatlar konusundaki niyetini belirtmedi. Ayrıca İran'la diyaloga başlamayı öneriyor, savaşa karşı çıkıyor ve Tahran'a karşı 'sert yaptırımları' destekliyor.

Bush'un 'Terörle Savaşını' alaya alarak, 'sağlık ve eğitime ulaşımı, ticaret ve yatırımı' destekleyerek 'Ilımlı güçleri' güçlendirme seçeneği gibi daha mantıklı seçeneklere üzerine yoğunlaşmayı teklif etti.

Filistinlilere olan sempatisine karşın, adaylığının ilanından beri H.Clinton kadar İsrail yanlısı gözükmek için büyük çaba harcıyor. 'Obama yakında herkes kadar İsrail yanlısı olabileceğini kanıtlayacak' diye Haaretz'in Amerika muhabiri Shmuel Rosner isabetli bir tahminde bulunmuştu.

Müteakip ay, Obama 'İsrail'in güvenliğine olan açık ve güçlü bağlılığını' ve 'Hamas'ın yalnızlaştırılması' görüşlerini güçlü İsrail lobisi Aipac'da ifade etti. Bu, İran ve Suriye ile görüşmeler konusuna atfettiği önemle tutarsızlık yaratıyor.

Obama, Clinton'a karşı kazandığı zaferin ardından daha da ileri gitti. Aipac'da yaptığı 'Kudüs, İsrail'in başkentidir ve bölünmez olarak kalmalıdır' ilanı, Filistin siyasi grupları arasında şok etkisi yarattı.

İsrail barış içinde yaşamayı hak etse de bu tek taraflı yaklaşımlar soruna barışçıl bir çözüm olasılığını engelliyor ve Amerika'nın zaten bozuk olan 'dürüst arabulucu' iddialarını daha fazla zedeliyor.

'Başkan Obama' selefine göre bir gelişme gösterecek olsa da, İsrail ve Afganistan'a ve Pakistan'a askeri müdahale konularında Amerikan dış siyasetinde büyük değişimler yapacağına inanmak saflık olur. En iyi ihtimalle daha açılımlı ve daha az askeri bir yol izleyecektir.

Teoride, Amerikan başkanı yeryüzünde en güçlü adam, ama bu ona yetkisini kayıtsız şartsız kullanma yetkisini vermiyor, özellikle de dışarıdan bir adaysa. Dış siyaseti toplumun yaklaşımı ve fikir oluşturucular tarafından sınırlandırılmış durumda ve petrol fiyatlarının yükselişiyle özel çıkar gruplarına muhtaç bir halde.

Tehlikeli bir şekilde hem içerideki hem de dışarıdaki destekçilerinin Obama'nın Amerikan dış siyasetini büyük çapta dönüştüreceği beklentisi var. Muhtemelen, kendilerini gerçekleştiremeyen John Kennedy ve Jimmy Carter örneklerinde olduğu gibi hayal kırıklığına uğrayacaklar.


*The Guardian'dan Gazeteci Yazar



Çeviren: Harun Coşkun

Bu haber toplam 780 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri