Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ölümüne destek!

26 Mayıs 2008 / 10:07
Sigara Yasağı hakkında Mehmet Şeker'in yorumu

Balık hafızalıymışız gibi davranmanın âlemi yok. Daha yakın zamana kadar, açık alan kapalı alan ayrımı yapmaz, her yerde sigara içerdi yurdum insanı. Taksi dolmuş fark etmezdi.

Ulaşım araçlarının her biri sigara içmek için en uygun yerdi.

Vapurda, trende, uçakta; evet hepsinde içilirdi.

* * *

Şehirler arası otobüslerde giderken, arkasına yaslanan çıkarıp tellendirirdi.

Yanda yaşlı varmış, önde çocuk varmış, hastalar varmış kimsenin aklına gelmezdi.

Muavin su getirir, ağzında sigara. Şoför direksiyon sallar, elinde sigara.

Milletin ağzından burnundan gelirdi sigaranın dumanı.

İçmeyenlerin itiraz etme hakkı olduğunu çok geç öğrendik. O yıllarda bilmiyorduk.

* * *

Bu sahnelerden daha beteri vardı. Hastanelerde bile içiyorduk. Adam ameliyat olmuş, hasta ziyaretine gitmişler, oda kalabalık... İçlerinden biri çıkarıp sigarasını yakar, tüttürürdü.

Doktor hemşire gelirse, en fazla ters ters bakardı. Çünkü doktorun da elinde sigara olurdu çoğu zaman.

Ters bakma şu anlama geliyordu yaklaşık olarak: “Ben doktorum, bütün gün buradayım, işimi yaparken içiyorum. Sen ziyaretçisin, beş dakika beklesen de dışarı çıkınca içsen olmaz mı?”

* * *

Devlet dairesinde, okullarda, işyerlerinde, lokantalarda, cami avlusunda, mezarlıkta...

En fazla içenler doktorlar, gazeteciler, polisler, öğretmenler şeklinde sıralanmaktaydı meslek grupları.

Bugün için anlattıklarımız şaşırtıcı gelebilir bilmeyenlere.

19 Mayıs'ta başlayan kapalı alanlarda sigara içme yasağı, aslında onbeş yıl önce başlayan kısıtlamaların genişletilmiş halidir.

Arada tek tük itirazlar olsa da bu yasaklar da uygulanacaktır.

Yalnız, tiryakilerin de sigara içme özgürlüğüne saygı duymak gerekir. Başkalarına zarar vermeyecek şekilde şartlar bulunuyorsa, bırakınız içsinler, bırakınız geçsinler demek en doğrusu.

* * *

Şu son günlerde Ankara'da bildiri savaşları sürerken, bizim gazetede de benzer bildirilere rastlamaktayız.

İdarenin bilmem kaç sayılı kanun gereğince diye başlayan bildirisi herkesin gözüne gözüne sokuldu. Millet nasıl içsin? Ortada küllük bile kalmadı.

Bir de sonunda ceza ödemek var. Üç günde bütün maaşı yatırmayı kim kaldırabilir?

* * *

Bina içinde sigara içmek yasaklanınca, dışarıya çıkılmaya başlandı.

Kantinde bir kişi bile kalmadı.

Görevliler habire temizlik yapıyor, paspas çekiyor, boş masaları silip duruyorlar.

İdarenin bildirisine karşı bildiri kaleme almaya hazırlanan ak saçlı tiryakiler, bu işin gazete çapında değil, bütün ülke çapında olduğu hatırlatılınca vazgeçtiler.

Dışarıya bir iki masa atıldı. Yanına birkaç sandalye çıkartıldı. Yine de kurtarmıyor. Ve millet soruyor birbirine: “Şimdi havalar iyi, idare ediyoruz da kış gelince ne olacak? Bunun yağmuru var, karı var!”

* * *

Tam o sırada patron katından, dışarıdaki masa etrafında toplaşanlara bir çiçek geldi, masaya konuldu.

Mustafa Albayrak'tan gelen hediyeyi büyük jest olarak görmeye niyetlenenler, çiçeğin üstüne iliştirilmiş kartta yazılanları okudular:

“Ölümüne destek!

Özgürlük savunucusu Yeni Şafak, siz sigara dostu, hayatlarının düşmanı çalışanlarının, bir an önce ölme özgürlüğüne anlam veremese de destek veriyoruz. Açık hava cafeniz hayırlı olsun.”

Kaynak:
Bu haber toplam 710 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri