Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ölüyorum Sinan

23 Ocak 2009 / 09:28
“Ölüyorum Sinan, helikopter gelene kadar donarım. Yolu gösteren bir fişek de yok mu?”
Uludağ'da kaybolduktan sonra donarak hayatını kaybeden Bilkent Üniversitesi öğrencisi Ümit Özgen'in, olay sırasında bir arkadaşının cep telefonuna gönderdiği mesajlar, soğukla mücadele eden gencin son ana kadar kurtulma umuduyla helikopter beklediğini ortaya koydu.
Snowboard yaparken 19 Ocak Pazartesi günü saat 12.00 sıralarında kaybolan Ümit, arkadaşı Sinan Uçkan'ın cep telefonuna ilk mesajı saat 15.47'de gönderdi. Bu mesajında, oteller bölgesini bulabilmek için bir fişek atılmasını istediğini, "Ya fişek yok mu?" cümlesiyle aktaran Özgen, saat 17.03'te "Acil helikopter, hava kararmadan 1 saate donarım" diye yazdı.

BİR IŞIK GÖRÜYORUM

Sisin etkisiyle kaybolduğu bildirilen Özgen'in, soğuğa daha fazla dayanamadığı, saat 17.50'de gönderdiği mesajında açık şekilde yer aldı. Bu mesajında "Lütfen, donuyorum. Helikopter. Kendileri dedi. Ölüyorum Sinan" diye yazan Özgen'in son sözü ise, "Bir ışık görüyorum" oldu. Saat 18.20'de yollanan bu mesajdan 10 dakika sonra cep telefonunun şarjı biten genç, saatler sonra ekipler tarafından bulunmasına rağmen kurtarılamadı.

KOCA YERDE FİŞEK YOK MU

Arkadaşının ölümünden dolayı büyük üzüntü yaşayan Sinan Uçkan, "Akşam saat 19.00'a kadar olaya 'ciddi bir vaka' olarak bakılmadığını" iddia etti. Ümit Özgen'in, saat 12.00'de bir arkadaşıyla Maden pistine çıktığını anlatan Uçkan, "Arkadaşı, sis nedeniyle geri dönmek istemiş, ama Ümit kayarak ineceğine inandığı için devam etmiş. Kendisinin Uludağ'daki ilk günüydü. Bence otelin ne tarafta olduğuna emin değildi. Bizce piste değil, pistin arka tarafına doğru kaymış" dedi. Uçkan kaybolduğunu anlayan Ümit'in, bir süre sonra kendini arayıp durumu haber verdiğini belirterek, "Boardunu çıkarıp yürümeye başlamış. Kaybolduğunda beni aradı ve 'fişek yok mu' diye mesaj attı. Biz de arkadaşlarımızla beraber bazı kişilerle görüşerek fişek aradık. Ama maalesef koskoca Uludağ'da fişek bulamadık" diye konuştu. Mesajlaşmayı sürdürdüğü Ümit Özgen'in, bir ara şehri gördüğünü söylediğini ifade eden Uçkan, Özgen'in, iddia edildiği gibi bir kulübeye girmediğini, sadece yanından geçtiğini savundu. Uçkan, jandarmanın kulübeye dönmesini istediğini; ancak arkadaşının 'Bunun imkansız olduğunu belirttiğini" anlatan Uçkan, "O saatten sonra yapılan tek şey jandarma motorlarının sayısının artmasıydı. Maalesef farklı hiçbir şey yapılmadı" görüşünü öne sürdü.

YUNAN ADASI ÇIKTI

Arkadaşlarıyla birlikte Ümit'in kullandığı cep telefonu hattının bağlı olduğu GSM operatörünü aradıklarını ve yaklaşık 4 saat sonra bir sonuç alabildiklerini öne süren Uçkan, "Savcılık izninin ardından GSM yetkilileri yaklaşık 2 saat sonra yazının tamamlandığını, 20 dakikaya yanımızda olacağını söyledi. Yazının bize ulaşması 4 saatten fazla sürdü. Bildirilen koordinatlar da Yunan adalarında bir bölge çıkmış" dedi.


Bürokrasi yüzünden Ümit'i kaybettik

Görüşmeleri ve mesajlaşmaları sırasında Ümit Özgen'in yoğun bir şekilde helikopter talebinde bulunduğunu dile getiren Uçkan, bunun üzerine ulaşılan Bursa Valiliğinin konuyla yakından ilgilendiğini, ama sis nedeniyle helikopterin kalkamadığını söyledi. Uçkan, telefon konuşmalarında arkadaşının sesinin çok güçlü geldiğini ifade ederek, "Sesi sanki normal bir gündeymişiz gibi geliyordu. Çok güçlüydü.Kaymak için bile uygun olmayan giysiler vardı. Penye ve montu çok inceydi. Zifiri karanlıkta dereye düşünce üstündeki ince montun donduğunu ve bu yüzden üzerinden çıkarıp attığını da öğrendik. O kurum, bu kurum derken çok zaman geçti. Saat 12.00'de kayboldu, saat 24.00'te ulaşıldı. Bürokrasi yüzünden arkadaşımızı kaybettik" şeklinde konuştu.


Bu haber toplam 1034 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri