Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Önsavunma Anayasa Mahkemesi'nde

30 Nisan 2008 / 20:15
Ak Parti'nin, kapatma davasına karşı Anayasa Mahkemesi'ne verdiği ön savunmayı 'laiklik' temeline dayandırdığı öğrenildi.
AK Parti'nin, kapatma davasına karşı Anayasa Mahkemesi'ne verdiği ön savunmayı 'laiklik' temeline dayandırdığı öğrenildi. Savunmada AK Parti'nin laikliği zedeleyen bir parti değil, tam tersine güçlendiren ve laikliğin güvencesi olan bir parti olduğu vurgulanarak, Başbakan Erdoğan'ın zaman zaman laiklikle ilgili yaptığı açıklamalara yer verildiği kaydedildi.

GAZETE KUPÜRLERİNE KARŞI TEKZİP METNİ

AK Parti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın hakkında açtığı kapatma davasına karşı Anayasa Mahkemesi'ne kapsamlı bir ön savunma verdi. Alınan bilgiye göre, 'Laikliğin güvencesiyiz' vurgusunun yapıldığı savunma, iddianamedeki gazete haberlerine ait tekzipler ve mahkeme kararlarını da kapsıyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yasada yer almasına rağmen iddianamede adı geçen 71 kişiden hiçbirini uyarmadığı iddiasının yer aldığı öne sürülen savunmada, "Uyarılmadan kapatma davası açılması hukuki değil" görüşünün dile getirildiği bildirildi. Haklarında siyasi yasak istenen kişilerin beyanlarının ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilen savunmada, bu ifadelerin hiçbirinin suç niteliği taşımadığı bildirildi. Savunma dosyasında, 71 kişi hakkında iddianamede yer alan suçlamalar nedeniyle haklarında verilmiş bir mahkeme kararı olmadığının da dile getirildi öğrenildi. İddiaya göre AK Parti, 'Beraatla sonuçlanmış mahkeme kararlarına bile iddianameden yer verilmiş. Milletvekillerinin teklife imza atmış olması dava konusu yapılamaz' diyerek Başsavcının iddialarını çürütmeye çalıştı.

VENEDİK KRİTERLERİ ÜSTÜNDÜR

Anayasanın 90. maddesinde 2004 yılında yapılan değişiklikle getirilen 'Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır' hükmünün savunmanın ana eksenini oluşturduğu bildirildi. AK Parti'nin, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile birlikte siyasi partilerin kapatılmasıyla ilgili olarak Venedik Kriterleri'ni de benimsediğini, Venedik Kriterleri'nde ancak şiddet ve teröre bulaşmış ya da şiddet ve terörü doğrudan veya dolaylı olarak destekleyen partilerin kapatılmasının öngörüldüğü vurgulandı. Savunmada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin, "Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve vermek özgürlüğünü de içerir. Bu madde, devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine bağlı tutmalarına engel değildir. Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasayla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir" hükmünü düzenleyen 10. maddesi ile "Herkes asayişi bozmayan toplantılar yapmak, demek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar kurmak ve sendikalara katılmak haklarına sahiptir. Bu hakların kullanılması, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla ve ancak yasayla sınırlanabilir. Bu madde, bu hakların kullanılmasında silahlı kuvvetler, kolluk mensupları veya devletin idare mekanizmasında görevli olanlar hakkında meşru sınırlamalar konmasına engel değildir" düzenlemesini içeren 11. maddesi de hatırlatıldı.

LAİKLİĞİN GÜVENCESİYİZ

Savunmada AK Parti'nin laikliği zedeleyen bir parti değil tam tersine güçlendiren ve güvencesi olan bir parti olduğu vurgulandı. Bu bağlamda Başbakan Erdoğan'ın zaman zaman laiklikle ilgili yaptığı açıklamalara yer verildi. İddiaya göre, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal başta olmak üzere eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e kadar bütün siyasetçilerin türban sorununun çözümüne yönelik açıklamalarına yer verildi. İmam-hatip liseleriyle ilgili olarak ise AK Parti hükümeti döneminde imam-hatip lisesi açılmadığı, en çok Süleyman Demirel döneminde açıldığına vurgusunun yapıldığı kaydedildi. İddianamedeki ana suçlama konusu olan anayasanın 10 ve 42. madde değişikliklerinin ise türban için değil, özgürlükleri genişletmek amacıyla yapıldığı ifade edildi. Türbanla ilgili anayasa değişikliği konusunda Yüksek Mahkeme'nin henüz karar vermediği de hatırlatıldı.

GÜL DE EVREN GİBİ YARGILANAMAZ

İddiaya göre, AK Parti'nin savunma dosyasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yargılanamayacağı belirtilerek, Kenan Evren örneği verildi ve savunma dosyasına, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in yargılanamayacağına ilişkin Yargıtay hükmü de eklendi. Savunmada, "Yüksek Mahkeme üyelerini Cumhurbaşkanı atıyor. Kendi atadığı mahkeme heyetine karşı savunma yapamaz" ifadesinin yer aldığı öğrenildi. Yürütmenin işlemlerinden partinin sorumlu tutulamayacağına da dikkat çekilen savunma metninde, eski Meclis Başkanı Bülent Arınç'a atfedilen iddialar konusunda da 'Meclis Başkanlığı dönemine ait suçlamalar AK Parti'yi bağlamaz" ifadelerinin yer aldığı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 1994 ve 1995 yıllarındaki açıklamalarının iddianamede yer almasının da zaman aşımı bakımından eleştirildiği iddia edildi.

DAVA SÜRECİ

AK Parti yetkilileri, parti hakkındaki kapatma davasında ön savunmayı Anayasa Mahkemesi'ne sundu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile AK Parti Grup Başkan Vekilleri Sadullah Ergin ve Bekir Bozdağ, partinin 6 klasörden oluşan ön savunmasını saat 18.20 civarında Anayasa Mahkemesi'ne verdi.

AK Parti hakkında açılan kapatma davasında, Anayasa Mahkemesi, tensip tutanağı ile birlikte iddianameyi 2 Nisanda AK Parti'ye göndermişti. AK Parti'nin, tebliğden itibaren 1 ay içinde ön savunmasını vermesi gerekiyordu. Buna göre ön savunma süresi 2 Mayıs Cuma günü sona erecekti.

Ön savunmanın verilmesinin ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, esas hakkındaki görüşünü bildirecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının esas hakkındaki görüşü AK Parti'ye gönderilecek, AK Parti de esas hakkındaki savunmasını yapacak.

Daha sonra belirlenecek bir tarihte Yalçınkaya sözlü açıklama, AK Parti yetkilileri de sözlü savunma yapacak. Bütün bu aşamalarda istenebilecek ek süre taleplerini de Anayasa Mahkemesi değerlendirecek. Bu sürecin ardından, davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak.

Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, gerekse davalı AK Parti ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek. Raporun, Anayasa Mahkemesi'nin 11 üyesine dağıtılmasının ardından, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bir toplantı günü belirleyecek.

Üyeler, belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacaklar. AK Parti hakkındaki kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlayacak. Asıl üyelerden herhangi birinin bulunmaması veya emekliye ayrılması halinde 4 yedek üyeden en kıdemlileri heyete katılacak.

Anayasa'ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesi'nin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekecek.

Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 69. maddesine göre, "temelli kapatma" yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre "Hazine yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakma" kararı da verebilecek.

SAVUNMA 98 SAYFA

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, AK Parti hakkındaki kapatma davasına ilişkin ön savunmanın 98 sayfadan oluştuğunu belirterek, "Ayrıca 3 klasör de eki var. Bunlardan ikişer suretini Genel Sekreterliğe teslim ettik. Bundan sonrası Anayasa Mahkemesinin işi" dedi.

Fırat, AK Parti hakkındaki kapatma davasında ön savunmanın sunulması sonrasında Anayasa Mahkemesinde ayrılırken yaptığı açıklamada, savunmanın verilmesi için son günün 2 Mayıs Cuma günü olduğunu, ancak savunmanın bitirildiği için bugün Yüksek Mahkeme'ye sunulduğunu ifade etti. Fırat, "98 sayfadan ibaret bir savunmamız var. Ayrıca 3 klasör de eki var. Bunlardan ikişer suretini Genel Sekreterliğe teslim ettik. Bundan sonrası Anayasa Mahkemesinin işi" dedi.

Teslim edilen savunmanın bir suretinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına Mahkeme kanalıyla gönderileceğini, bundan sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın vereceği cevabın Parti'ye tebliğ edileceğini anlatan Fırat, bunun ne zaman yapılacağını bilemediklerini söyledi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının cevabından sonra esas hakkındaki savunmalarını vereceklerini ifade eden Fırat, sürecin devam ettiğini kaydetti.

Gazetecilerin soruları üzerine savunmanın "bireysel savunmalardan çok hukuki savunmalardan" oluştuğunu belirterek, bu konudaki detayın ancak Mahkeme'den ya da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından alınabileceğini bildirdi.

Bir gazetecinin "Sayın Cumhurbaşkanın da adı vardı iddianamede. O'nunla ilgili bir savunma verdiniz mi?" sorusu üzerine Fırat, savunmanın hepsini kapsar nitelikte olduğunu söyledi.

Fırat, bir başka soru üzerine haklarında siyasi yasak istenen kişilerin sabıka kayıtlarının savunmaya eklenmediğini, sabıka kayıtlarının kendileriyle ilgili değil, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından istenen evrak arasında olduğunu kaydetti.

Yeni Şafak - Ajanslar

Bu haber toplam 4294 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri