Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Devrim Süreci İçersindeyiz!

18.04.2010 00:11
Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Doç. Dr. Osman Can, ''Bir devrim süreci içerisindeyiz. Türkiye, tarihinde ilk defa 1789 sürecini başlatmış durumdadır'' dedi.

Hukukçular Derneğince Ensar Vakfında düzenlenen ''Hukuk Ödülleri'' töreninde, Türkiye'nin gerçek anlamda demokratik bir hukuk devleti olması için yaptığı hukuk mücadelesi ve özgün akademik çalışmalarıyla ''Yılın Hukukçusu'' ödülüne layık görülen Can'a, Hukukçular Derneği Başkanı Kamil Uğur Yaralı tarafından ödülü verildi.

Törende konuşan Can, ''Yılın Hukukçusu'' ödülünü almayı hak edip etmediğini bilmediğini, ancak bundan yıllar önce Türkiye'de cesur adımlar atanlar bulunduğunu söyledi.

Türkiye'nin çok ciddi ve tarihi bir süreçten geçtiğini kaydeden Can, sürecin, toplumsal dinamiklerin siyaseti belirlemeye başladığı bir dönem olduğunu kaydetti. Toplumun tüm farklılıkları ve renklerinin sürecin içinde bulunduğunu ve yer edinmeye çalıştığını ifade eden Can, ''Bir devrim süreci içerisindeyiz. Türkiye, tarihinde ilk defa 1789 sürecini başlatmış durumdadır. Biz Türkiye'nin çok daha farklı bir gelecek üzerine inşa edildiğini görmekteyiz. Bunu okumaktayız. Bunun aydınlık bir gelecek olması için de mücadele etmekteyiz'' diye konuştu.

Can, bu mücadelede çok ortakları ve gönül verenleri bulunduğunu ifade ederek, ''Türkiye'nin topyekun harekete geçmiş durumda olduğunu, sadece Ankara'nın durduğunu'' ifade etti. Can, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Türkiye hareket ediyor. İşte devrimin adı bu. Bu devrimin sahibi bütünüyle halk, sadece bir kesim değil. Ama, Ankara bu devrimi okumaktan oldukça uzak bir durumda. Devrim sürecindeyiz. Bu egemenliğin, sahipliğin el değiştirdiği anlamına geliyor. Egemenliğin sahipliği el değiştiriyorsa, bu ülkede hukukun sahipliği de el değiştirmeye başlamıştır. Hukuk ilk defa efendilerin hukuku değil, halkın hukuku haline gelmeye başlamıştır. Bu süreç artık durdurulamaz. Hukuk, efendilerin iradesinin bir ürünü değil, halkın iradesinin bir ifadesi ve yansıması haline gelmiştir.''

Demokrasi mücadelesinin kolay olmadığına, engellemelerle yürüyen bir mücadele olduğuna işaret eden Can, bu mücadelenin bedeller gerektirdiğini belirtti. Doç. Dr. Can, ''Bu ödülü, demokratik bir hukuk devletinin inşası sürecinin dinamiği olan halk, Demokrat Yargı Derneği mensupları, meslektaşlarım ile özgürlüğünden ve kararlılığından taviz vermeyen, karşısına çıkan tüm engelleri aşarak yıl kaybetmeksizin hukuk eğitimini tamamlayarak aramıza meslektaşımız olarak katılan, verdiğim tüm sıkıntılara rağmen bana destek sunan yaşam arkadaşım eşim ve şahsında onurlu tüm Türk kadınları adına alıyorum'' diye konuştu.

Törende ayrıca, ''Cesaret Ödülü''ne layık görülen Sacit Kayasu, ''Kararlılık Ödülü''ne değer görülen avukat Fatma Benli ve ''Onur Ödülü''ne layık görülen avukat Necati Ceylan'a plaketleri verildi.

GÜLNUR CAN, SORULARI YANITLADI

Bu arada, Doç. Dr. Osman Can'ın eşi Gülnur Can, törenin sonunda bir gazetecinin, ''üniversitede öğrenciyken aldığı iddia edilen disiplin cezasına'' ilişkin haberle ilgili sorusu üzerine, eşinin hedefte olduğunu ve bu durumun eşine karşı bir saldırı anlamını taşıdığını savundu.

Kendisi için bu konunun kadına yönelik bir saldırı olduğunu kaydeden Can, sözde ''modern kadının'' arkasında olduğunu söyleyen medyanın bu haberle ''kadına karşı bakış açısını da gösterdiğini'' ifade etti.

Can, kadının medyada dahi bir birey olarak algılanmadığını, nesne olarak görüldüğünü belirterek, böyle bir zihniyetin ürünü olan haberler karşısında başka bir şey söylemeyeceğini kaydetti.

Bir gazetecinin, ''Konuyla ilgili hukuki girişimleriniz olacak mı?'' sorusuna karşılık olarak da Can, şu anda adliye stajını yaptığını, kendisinin ve Ankara Barosundaki bazı avukatların bu konuda çalışmaları bulunduğunu söyledi.

Gerek haber, gerekse haberle ilgili yorumların bulunduğunu aktaran Can, bunlarla ilgili yasal süreci başlatacaklarını kaydetti. Cezai ve hukuki boyutlarıyla başvuru yapacaklarını ifade eden Gülnur Can, ''Kendi adıma ve çocuklarım adına hukuki olarak tazminat davaları açmayı düşünüyorum. Kendi adıma açacağım davayı kazanırsam tazminatı kadın derneklerine vereceğim. Çocuklarım için açacağım davayı kazanmam halinde de kızlarımın kedileri çok sevmesinden dolayı hayvan derneklerine bağışlayacağım. Hukuki olarak mücadele edeceğim'' dedi.

Gülnur Can, haberle ilgili kendisinin aranmadığını ifade etti.

Osman Can ise bu konuda çok fazla spekülasyon yapıldığını, ancak bu durumun kadına yönelik saldırı olduğunu söyledi.

''Törene birlikte gelişiniz bir cevap niteliğinde mi?'' sorusu üzerine de Osman Can, birçok mekana ve etkinliğe birlikte gittiklerini kaydetti.

Bu haber toplam 1256 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri