Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Özkök Paşa Resmi Göreve Kimi Çağırdı?

03 Temmuz 2008 / 10:24
İşte akıllarda soru işareti bırakan çağrı;
Eski Genel Kurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün Ergenekon Soruşturması ve gündeme ilişkin değerlendirmeleri kafalarda soru işareti bıraktı. Özkök, yaşanan olayları değerlendirirken, sorunun çözümü için "resmi bir gücün devreye" girmesini istedi ve bu gücün arkasına halkı alması gerektiğine işaret etti. Özkök'ün, hükümete ilişkin değerlendirmelerinin satır aralarında yer alan ifadeler ise bir hayli ilginç.

Ergenekon'da asıl merak edilen şey askerin bu gözaltılar konusundaki yorumuydu. Bu konuda TSK'dan gelen iki önemli açıklamadan; ilki Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'un ağzından, diğeri de Genel Kurmay Başkanlığı'nın resmi web sitesinden geldi.

Her iki açıklama da adı üstünde resmi açıklamalardı ve sürece ilişkin resmi prosedürü yansıttı. Bu açıklamaları okumak, bugün Eski Genel Kurmay Başkanı Hilmi Özkök'e düştü. Özkök Paşa, sivil bir ağızla bu açıklamaları yapsa da askerin Ergenekon'la ilgili neler düşündüğünün de aslında ipuçlarını verdi.

Paşanın çağrısı ne anlam taşıyor?
Milliyet gazetesinden Fikret Bila'ya konuşan Hilmi Özkök, Ergenekon
Soruşturması'nın toplum nezdinde anayasal kurumlar arasında bir kargaşanın varlığına işaret etttiğini söyledi ve çözüm önerilerini sıraladı.Özkök'ün sunduğu çözüm önerisi ise kafa karıştıran cinsten. Özkök, sorunun çözümü için resmi bir aktörün devreye girmesini istiyor ama bu "resmi aktörün kim olduğu" konusunda bir açıklama yapmıyor. İşte Özkök'ün tartışılması gereken ve akıllarda soru işareti bırakan değerlendirmesi:

"Son zamanlarda ülkemizde cereyan etmekte olan olaylar halkta büyük bir endişe yaratmıştır. (...)Olup bitenler, halk tarafından anayasal kurumlar arasındaki güven ortamının sarsıldığı, aralarında nüfuz kavgasının yapılmakta olduğu, ülkenin bir kaosa doğru gitmekte olduğu şeklinde yorumlanmaktadır. Resmi bir aktörün, daha geç olmadan, ortaya çıkıp, ortalığa çekidüzen verecek bir hareketi, halkı da arkasına alarak, gerçekleştirmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Kurumlar arası tesanüdü kimin sağlayacağı Anayasa’da açıkça belirlenmiştir.”

“Kötüye gidişten halk acı çekiyor”
“Görünen o ki, içinde bulunduğumuz bu kaygı ummanında (denizinde), söz sükûta, kavga barışa, fevri hareketler itidale galebe çalmıştır. Sorumsuzca ve mesnetsiz ifadeler, hareketler, suçlamalar, örtbas etmeler, demagojik savunmalar alkış toplar hale gelmiştir.”

“Kaptanlara yardımcı olunmalı”
“Şayet durum sıhhatli eylemlerle düzeltilemez hale gelirse, olabileceklerin asıl sorumlusu hükümetimiz olmakla beraber, yapabilecek bir şeyi olup da yapmayan veya bilerek yanlış yapan herkes bu sorumluluktan pay alacaktır. Kaptanları beğenmeyenlerin esas görevi, onların gemiyi batırmasına değil, limana emniyetle sokmasına yardımcı olmaktır. Hepimiz aynı geminin yolcularıyız. Halk böyle düşünmekte, böyle istemektedir.”

Kaynak:
Bu haber toplam 998 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri