Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Pazar'lı Rektöre Günah Çıkarttılar!

08.03.2009 21:18
Genç Rektöre yapılanlar acaba Rizeli olduğu için mi?
Böyle gazetecilik ancak Türkiye'de olur dedirtir türden bir röportaj, bu sefer Türkiye'de adı sayılı rektörler arasında geçen Pazar'lı rektör Muhammed Şahin ile yapıldı. Röportajdan ziyade günah çıkartmaya benzeyen sorular yönelterek üniversite alemini tatmin edecek cevaplar aldılar. İşte çarpıcı röportajın ayrıntıları...

Nuran ÇAKMAKÇI - İkinci sıradayken rektör olarak tercih edilmesi, atanmasıyla birlikte çoğu yönetici 12 öğretim üyesinin tepki olarak istifa etmesi, Başbakan Tayyip Erdoğan’ı üniversiteye davet etmesi ve son olarak cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le birlikte Suudi Arabistan’a giden tek rektör olması nedeniyle AKP yanlısı olarak çok eleştirildi. 236 yıllık köklü üniversitenin en genç (44) rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin’e siyasilerle ilişkisini, özel hayatını ve projelerini sorduk.

Rektörlük seçim sürecinde sizi en çok ne rahatsız etti?

-Hak etmediğim suçlamalar... Muhafazakar olduğum, Ak Parti’ye yakın olduğum söylendi...

Değil misiniz?

-Tabii ki değilim. Ben sosyal demokratım; Atatürkçü laikim. Ailecek öyleyiz. Oysa eşimin kapalı olduğu bile söylendi.

Niye bu söylentilere sessiz kaldınız?

-Projelerimle, yaptıklarımla bir süre sonra nasılsa beni tanıyacaklardır diye düşündüm. Beni tanıyanlarda önyargılar kalktı. İzmir Mezunlar Derneği o dönem benim seçilmemem için çok çaba harcamış, Ankara’yı faks yağmuruna tutmuştu. Onlarla sonradan tanıştım. Yaşlı başlı insanlar, "Biz utanıyoruz, keşke o faksları çekmeseydik" dediler.

Tepkiler karşısında üzüldünüz mü?

-Hak etmediği bir şekilde suçlanmak insanı üzer tabii. Beni bir gün caminin önünden geçerken yakalasalar, tamam diyeceğim... Halbuki benim duruşum belli. İçki içerim, hayatım boyunca hiç oruç tutmadım.

İkinci sıradayken rektör olarak atanmanız sizi rahatsız etmedi mi? Kendinizi atanmış mı, seçilmiş mi hissediyorsunuz?

-Seçimden önce burada demokratik bir ortam olmadı ki. En fazla oyu merkez kampusta aldım, birinci oldum. Çünkü buradakiler beni tanıyordu, iftiralara inanmadı. Ama, şehir kampusundan sadece 15 oy aldım, orada propaganda etkili oldu. Bana "Muhammed, Rizeli, Başbakanın arkadaşı" dediler. Öyle ileri gittiler ki... Ben İngiltere’de beş yıl kaldım. Cumhurbaşkanı da kalmış. Ben onun İngiltere’den arkadaşıymışım! Oysa Cumhurbaşkanı 1980’de gitmiş, ben 1982’de liseden mezun oldum.

Rektör atanınca size tepki olarak 12 öğretim üyesi istifa etti...

-Üçü rektör yardımcısı, 7’si dekan, 2’si enstitü müdürüydü. Rektör gidince yöneticiler de gider. Bir dekanımız militanca aynen şunu söylemiş: "Muhammed Fetullahçı..." Buna karşı çıkanlara ise: "Onlar hedefe ulaşıncaya kadar gerekirse oruç tutmaz, içki de içer..." Ben zaten böyle birini orada tutmazdım.

BAŞBAKAN’I ÖNCEDEN SADECE RİZELİLER GÜNÜ’NDE GÖRDÜM

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la bir yakınlığınız yok mu?

-Başbakan’la 2 yıl önce Dünya Rizeliler Günü’nde ayak üstü tanıştık. Tüm üst düzey Rizeliler davet edilmişti. Başka hiçbir yerde görmedim.

Rektör olunca onu üniversiteye çağırdınız; söylentiler iyice pekişmedi mi?

-İTÜ’nün birçok işi var ve bunların çözümü de Ankara’da. Burayı bilmeyen bize yardım etmez. Ben Başbakan’ı getirmeseydim, esas o zaman takiye yapmış olacaktım. Benden önce de Marmara Üniversitesi rektörü davet etti, onunla ilgili bir şey söylenmedi. O davet edince ben de davet ettim..

Ya Cumhurbaşkanı ile Suudi Arabistan gezisi? Rektör olarak tek siz davet edildiniz...

-Suudi Arabistan’a beni Suudi İş Konseyi Başkanı meslektaşım davet etti. Oradaki King Saud (Kral Suud) Üniversitesi’nin 40 Nobel ödüllü hoca ile anlaşması var. YÖK de bu üniversiteyi tanıyor. Bizden teknokent hizmeti almak istediler. 2 milyar dolar bütçe ayırmışlar. Onlarla iyi niyet anlaşması yaptım. Şu anda Batı’da ekonomik kriz var, kaynak Ortadoğu’da. Nisan’da anlaşmayı imzalayacağız.

KIZIM DEFNE REKTÖR OLDUKTAN SONRA DOĞDU

Nasıl bir aileden geldiniz?

-İşçi emeklisi, marangoz bir baba ile ev kadını bir annenin 5 çocuğundan biriyim. En büyük ağabeyimi 12 Eylül öncesi olaylar sırasında kaybettik.

Parlak bir öğrenci miydiniz?

-Liseyi Rize’de okudum. Derslerin yarısı boş geçiyordu. Bizim orada 12 Eylül öncesi bir taraf ağırlıklıydı. Ağabeylerimiz "boykot" deyince hepimiz boykota gidiyorduk. Ama üniversitede çok parlak bir öğrenciydim. 1987’de Jeodezi Mühendisliği’nden birincilikle mezun oldum, Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla yurtdışına gittim. İngiltere’de de birincilikle master ve doktoramı yaptım. Amerika’ya çağrıldım ama Türkiye’ye döndüm. İTÜ’de araştırma fonundan sorumlu koordinatör oldum. Gülsün Sağlamer’in rektör danışmanlığını yaptım. O dönem üniversiteye yılda 5 trilyonu geçen destek aldım.

Sonra rektörlüğe aday oldunuz...

-İlk olarak 2004’te rektör adayı oldum, düşük oy aldım. Yeni seçilen rektör bana hiç görev vermedi. Ben de zamanımı bilimsel çalışmalara ayırdım.

Siz rektör olunca Rize’de büyük sevinç yaşandı.

-Memleket deyince, diğer herşey bitiyor. Orada siyasi yelpazenin her tarafından destek aldım. İznimin bir haftasını mutlaka orada geçiririm. Anne babam da orada yaşıyor.

Eşiniz akrabanızmış?

-Evet, Neşe dayımın torunu. Marmara Güzel Sanatlar’dan mezun. Ben İngiltere’den döndüğümde 30 yaşındaydım. İngiltere’den yeni gelmiş bir yardımcı doçenttim, parlaktım. Birçok talibim vardı. Onlar arasında eşim de bulunuyordu. 1.5 sene beraber olduk, sonra evlendik.

Yeni yılda bir çocuğunuz olmuş...

-Evet. 7 yaşındaki oğlum Efe birinci sınıfta. Rektör olduktan sonra 1 Ocak’ta da bir kızım oldu. Adı Defne.

HEDEFİM HARVARD İLE YARIŞMAK

á Üniversiteyi özerk yapıya kavuşturacağız. MIT, Harvard ile yarışacağız.

á Maslak’ta metro çıkışında 24 katlı bina projesini bıraktık; yerine belediye bize 15 bin metrekarelik alanda yurt yapacak.

á Maslak kampusunda 500 yataklı otel ve kongre merkezi yapacağız.

á Maçka’daki arazimizin en değerli yeri şu anda otopark. Oraya kongre merkezi ve otel yapacağız.

BU ÜÇ KELİME SİZE NE İFADE EDİYOR?

Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olmadan önceki haliyle şimdiki hali çok farklı. Eğer siyasi kimliği gibi hareket etseydi, rektörlüğe beni seçmezdi. Siyasi anlayışımız farklı. Kendisine yakın aday çıkarabilirdi. Nasıl olsa 6’ncı adayı bile atayabilir. Benim görüşlerimi bildiği halde atadı.

CEMAAT Hiçbir cemaatle hiçbir zaman ilgim olmadı.

TÜRBAN Hiç ilgim olmadı, bizim ailede de hiç yok. Üniversitede şu anda yasalar neyi gerektiriyorsa biz onu uyguluyoruz. Türbanla içeri giriş yasak. Bu konuda tartışmak doğru değil. Bunu bu noktaya getirenlerde hata var.

Bu haber toplam 1216 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri