Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Perez Korktuğu için Özür Diledi

31 Ocak 2009 / 03:21
Bugün yazarı Nuh Gönültaş, Türkiye'nin İsrail'e değil, İsrail'in Türkiye'ye ihtiyacı olduğunu yazdı.
Doğrusunu isterseniz Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Davos'ta yaptığı konuşmayı duyunca nasılda heyecanlandığımı anlatmaya kalksam buna kelimeler yetmez!

Şimon Peres'in küstahça, sesini yükselterek, İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamı överek sürdürdüğü konuşmasına verilen cevap kelimenin tam anlamıyla "Tam yerine geldi manzara koyduk" tarzındaydı.

Gözlemim o ki, Tayyip Bey'in İsrail'e posta koyması Türk Milleti'nin içindeki, büyük devlet olma, etkin devlet olma, imparatorluk varisi olma duygularını ateşliyor. Bu konuşma İsrail kurulduğundan beri Türk milletinin hiç duymadığı bir sert çıkışı ifade ediyor.

Bu yüzden olacak millet, Davos dönüşü, hem de gece yarısında Başbakan'ı karşılamak için yollara döküldü. Binlerce İstanbullu gece yarısı saat 3'e kadar Başbakan'ı karşılamak için havaalanında bekledi. O saatte, trafiğin en sakin olduğu bir saatte E-5 karayolu tıkalıydı.

Türk bayrakları ile Filistin bayraklarını yan yana dalgalandırıyordu vatandaşlar. Pankartlardaki "Dünya böyle lider görmedi", "Başbakanın kralı, Kasımpaşalı", "Sana helal olsun Kasımpaşalı" gibi sözler halkın İsrail Cumhurbaşkanı'na atılan Osmanlı Tokatından dolayı coşkusunu, memnuniyetini yansıtıyordu. Herkes birbirine "İşte Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı böyle olmalı" diyordu.

Gerektiğinde yumruğunu masaya vuracak... Dik durması gerektiğinde dik duracak... Zalimin karşısında mazlumun yanında olacak...

Peki, Tayyip Bey'in o konuşmasından bir Osmanlı ruhu çıkar mı? Bunu önümüzdeki dönemde göreceğiz.

Ancak bu noktada şunu söyleyebiliriz: Türkiye Başbakanı'nın ilk defa masaya yumruğunu hem de çok sert bir biçimde vurması Türkiye dışında özellikle Ortadoğu'da Müslüman halklar arasında büyük dalgalanmalara yol açtı.

Arap dünyasının İsrail Devleti kurulduğundan bu yana sürekli kırılan gururu ilk defa Erdoğan'ın Davos'ta yaptığı çıkışla tamir oldu. Arap halkları memnun oldu, bu kesin de, Tayyip Erdoğan'ın bu çıkışı İsrail'den sonra en çok Diktatör Arap Liderlerin canını sıkmıştır.

İslam devleti adı altında Müslüman halkları çok ciddi baskı rejimleri ile yöneten diktatörler halkların bu coşkusu ve heyecanı karşısında direnme yeteneğini zamanla yitirmeye başlayacaktır.

İsrail de eskisi kadar saldırgan olamayacaktır. Gelelim Türkiye ile İsrail'in ilişkilerinin gerginleşmesinin Türkiye'nin ABD'deki Yahudi lobilerinin desteğini kaybedeceğine yol açacağı yorumlarına...

Dışişleri Bakanı Ali Babacan önceki gün ne demişti; "Türkiye'nin desteği olmadan İsrail'in bölgedeki varlığı da çok kolay olmayacaktır." Gerek başbakan gerek Türk Dışişleri ne yaptığının farkındalar.

Başbakan öyle Kasımpaşalı ruhuyla, kızgınlıkla hareket etmedi. Teatral bir gösteri yapmadı. Türkiye'yi yönetenler Türkiye'nin sıradan bir ülke olmadığını fark etmiş ve öyle davranmaya başlamışlardır.

Zaten İsrailli yetkililerin "Türkiye ile ilişkilerimiz sürecek" şeklinde "özür" babındaki açıklamaları da bunu gösteriyor. Türkiye İsrail'siz yapar ama İsrail Türkiye'siz yapamaz!
Kaynak:
Bu haber toplam 796 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri