Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

PKK ve Türkiye silah bırakmalı

16.08.2009 22:11
PKK'nın Kandil'deki elebaşısı şok açıklamalarda bulundu
FRANSIZ Le Monde gazetesinin İstanbul muhabiri Guillaume Perrier, PKK olarak nitelediği terör örgütünün Kandil Dağı'ndaki elebaşlarından Murat Karayılan ile röportaj yaptı. Gazete, PKK ve Türkiye'nin silahları bırakması gerektiğini yazdı.

Gazete muhabiri Perrier, Karayılan ile görüşürken, “Ankara tarafından yapılan açılım Kürt problemine bir çare getirebilir mi?” diye sordu. Karayılan, sorunu çözmenin iki yolu olduğunu öne sürerken, şöyle dedi: “Birincisi Kürtleri ezeceksiniz, bugüne kadar kullanılan bu metod sonuç vermedi. Ya da diyaloğu başlatacaksınız. Bugün Türk devletinin yaptığı budur. Fakat Türk devleti sorunu tek başına çözmek için çaba harcamaktadır. Biz bunun uluslararası kamuoyunu yanıltmak için yapılan bir manevra olduğunu düşünüyoruz, böylece başkanımızın hazırladığı ‘yol haritası'nın etkisini azaltmayı istiyorlar. Bu safhada Amerika ve Avrupalılar'ın baskılarını arttırmaları lazım. Kürt sorununun çözümü ihtiyaçtır. ABD askerlerinin Irak'tan çıkmaları sorunun boyutlarını değiştiriyor. Türkiye, Nabucco enerji hattı sözleşmesininde gösterdiği gibi, bir enerji koridoru konumuna girdi, Batının bölgede stabiliteye ihtiyacı var.” Murat Karayılan, ‘Yol haritasının' 3 yıl yürürlükte kalan 1921 Anayasası'na dayandığını, ‘vatandaşlık' kavramının daha geniş anlatımını içerdiğini savundu. Terör örgütü elebaşlarından Karayılan, Kürt kimliğinin tanınmasının ve kültürel ve siyasal hakların gerekli olduğunu, Türkiye için de yeni bir toplum projesi gerektiğini ileri sürerken şöyle konuştu: “Bugün Türkiye sadece neler yapılmaması gerektiğini anlatıyor; ‘Öcalan çıkamaz.' ‘Kürt dilinde eğitim yapılamaz,' ‘otonomi olamaz...' Neden Kürtler kendi dillerinde eğitim alamazlar? Biz o coğrafyanın tekrar çizilmesini istemiyoruz. Biz ayrımcılığı bırakalı 10 sene oluyor. Çare bugünkü sınırların içinde. Bu da sadece Türkiye’nin Avrupa standartlarına uymasına bağlı. Her iki tarafın da silahları bırakmaları lazım. Devlet bizim hareketimize saldırmak için ABD, İran ve Irak ile gizli görüşmelerini sürdürüyor, bizim istediğimiz davranışlarda samimiyet, eğer Türkiye eski metodlarını uygulamaya kalkarsa hem sosyal yönden hem de askeri alanda kendisine cevap veririz.” Karayılan, PKK'ya af konusunda bir soruyu yanıtlarken, “Kim için af? Kim kimi affedecek? Kim gizli saldırganlar tarafından öldürülmüş 17 bin insandan bahsedecek? Şehirlerin göbeklerinde öldürülmüş doktorlardan, avukatlardan, iş adamlarından, sendikacılardan, öğretmenlerden söz edecek, Her iki taraf da affedebilmeli. Önce Türk devleti özür dilemeli, Güney Afrika modeli bu konu için iyi bir örnek olabilir, bir barıştırma ve gerçekleri arama komisyonu kurulmalı” iddialarında bulundu.

Murat Karayılan, Batılı ülkelerin, 1999 yılında Abdullah Öcalan'ın yakalanmasından sonra örgütün 6 ay içinde dağılacağını düşündüklerini, geçen süre içinde yok edilmek istendiklerini, hiçbir ülke yardımı olmadan bugüne kadar geldiklerini iddia etti. PKK'lı terörist sayısının 7-8 bin olduğunu bunların yarısının Kuzey Irak'ta, diğer bölümünün Türkiye'de bulunduğunu söyleyen Karayılan, “1984 yılında ‘Kürdüm' demek suç sayılıyordu. 1980'de yapılan faşist askeri darbe kültürel soykırım yarattı, Türk devleti Kürtler'i reddetmek için ‘bilimsel' bir gerekçe hazırladı. Bizi ‘Dağ Türkleri' olarak tanımlıyorlardı, ‘Kürt' kelimesinin karlı dağda yürürken çıkan ‘kart, kurt' sesinden geldiğini anlatıyorlardı. Verdigimiz savaş sayesinde Kürtler kimliklerine tekrar kavuştu. Yaptığımız direnç devletin bir evrim geçirmesine sebep oldu. Bugün Kürt meselesinin olduğunu kabul ediyorlar, şimdi bir çözüm öngörülebilir” diyen devam etti.

Karayılan, Almanya ve Fransa'nın Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesine karşı olduklarını, Türkiye'deki çatışmaların sona ermesine yardımcı olacak çarelere destek olmadıklarını söyledi. Bu ülkelerin Türkiye'nin PKK ile mücadelesini AB adaylığını red edecek gerekçe olarak kullandıklarını belirtirken, “Halbuki sorunu halletmiş bir Türkiye AB ye çok daha rahat girecektir. Bu sebepten dolayı biz Türkiye’nin AB’ye giriş sürecini destekliyoruz. Nicolas Sarkozy'nin cumhurbaşkanı seçildiğinden beri Fransa değişti, ‘terörist aktiviteler' yüzünden şu anda Fransa'da 26 Kürt politikacı tutuklu durumda, bizim ‘ateşkes' ilan ettigimiz şu zamanlarda Kürt organizasyonlarına saldırarak Fransa savaşın devamını arzulayan taraflara bir mesaj göndermiş oluyor, eğer Kürtler'e karşı bir düşmanlığı yoksa Fransa politikalarını değiştirmek zorundadır” dedi.

Kaynak:
Bu haber toplam 920 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri