Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Raporları çöz çözebilirsen

14 Ekim 2008 / 11:14
YARSAV Başkanı Eminağaoğlu'nun askerlik durumu son raporlarla öyle bir hale geldi ki, işin içinden çıkana nobel ödülü vermeli. Buyrun siz çözün...

Bülent Korucu/Zaman

Ömer Bey mi çürük, raporlar mı? Kafam iyice karıştı


Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun çürük raporu alarak askerlikten muaf olması gündemi fazlasıyla meşgul etti.

Milli Savunma Bakanlığı'nın "Eski raporlar teyit edildi. Başkaca bir işlem yapmamıza gerek yoktur." açıklamasından sonra biz de "Raporlar sağlam, Ömer Bey çürük" diyerek konuyu kapamıştık. Gelin görün ki konu bir türlü kapanmıyor. Yargıtay savcısı olan Eminağaoğlu'nun askerlik meselesi dallanıp budaklanmaya devam ediyor. Her defasında 'bu son' dememize rağmen tövbemizi bozup tekrar yazmak zorunda kalıyoruz. Milli Savunma Bakanlığı, YARSAV, Gülhane Askerî Tıp Akademisi ve Askere Alma Dairesi (ASAL) gibi kurumların yaşaması muhtemel inandırıcılık sorunu bir vatandaş olarak elbette ilgilendiriyor. Ama kendilerini onlar düşünsünler, ben şahsi güven bunalımımı daha çok önemsiyorum. Yalancı çobana döndüm, 'Artık yazmayacağım' diyorum iki gün sonra ya bir rapor veya bir tanık çıkıveriyor. Hadi yazma da göreyim.

Eminim Milli Savunma Bakanlığı ve elbette ki Bakan Vecdi Gönül de en az benim kadar bu durumdan rahatsızdır. "Altına imza attık, kefil olduk ya Ömer Bey'in çürük olmadığı ispatlanırsa" diye kara kara düşünüyordur. Aynı huzursuzluğu GATA mensupları da yaşıyordur. "Nedir bu adam yüzünden başımıza gelenler" şeklinde hayıflanmaları için yeterince sebep var. 20 yıl önceki rapor didik didik edildi. Altında imzası bulunan emekli tabip subaylar, "Biz sağlam raporu verdik, üzerindeki el yazıları bize ait değil." beyanatı verdi. Raporlar harf harf irdelendi, bir sürü eleştiri mevzusu çıkarıldı. Bereket versin MSB yazılı açıklamayla raporları ibra etti! Halk nezdinde olmasa da hukuk önünde olay kapatıldı. Gerçi bakanlığın inceleyip teyit ettiği raporlar ile medyaya düşen aynı mı anlayamadık. ASAL başta olmak üzere, askeriyede birçok insanın bir kişi uğruna Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bu kadar yıpratılmasına öfkelendiğini de tahmin ediyoruz. Neden bu kadar tekellüflü yollara tevessül ediliyor? Şeffaf biçimde ve hiçbir imtiyaz intibaı oluşturulmadan sonuca gidilmemesi herhalde sorgulanıyordur.

Ömer Bey'in Tuğgeneral Tahir Ünal tarafından GATA'da bahçe kapısında karşılanması, rapora imza atacak alt rütbeli doktorlara baskı olarak yorumlandı. Nihayetinde mesleki hiyerarşisinin doktorluğun önüne geçebileceği bir alandan söz ediyoruz. Üst rütbeye yükselmeniz alacağınız sicile bağlı. Gerçi Vakit gazetesinin haberi doğruysa (dün akşam saatlerine kadar yalanlanmadı), doktorlar her şeye rağmen kendilerini garantiye almış görünüyorlar. Maalesef Ömer Bey yeniden sağlam çıkmış durumda. Gazete, tetkikleri yayınlamış, yorumları bilmiyoruz. Tetkikleri makineler yapıyor, onlar emir komuta zinciri içinde olmadığı için ne gördülerse yazmışlar. Doktorlar bu verilere rağmen Ömer Bey'e 'çürük' diyebilmişler midir? Pek ihtimal vermiyorum. Ama o zaman Milli Savunma Bakanlığı zan altında kalacak. Ömer Bey'in askerliğe elverişsiz olduğunu neye dayanarak açıkladılar? Kafam hepten karıştı dostlar.

Baştan birlikte özetleyelim.

Ömer Bey'e 20 yıl önce askerlik muayenesi yapılmış. Muayene sonucunda iki tabip doktor 'sağlamdır' kaşesi basıp göndermiş. Sonra o doktorların bile bilmediği birileri raporların üzerine el yazısı ile bir şeyler yazmış. Bir araya gelmesi zor pek çok maddi hata zincirleme olarak yapılmış. Ömer Bey çürüğe ayrılmış. Raporlar ve eleştiriler gündeme gelince Milli Savunma Bakanlığı inceleme başlatmış. Hem eski raporlar teyit edilmiş hem de yeni muayene çürüğü onaylamış. Eski raporlar zaten çürüktü, yeni raporlar sağlam diyor, o zaman MSB neye dayanarak, neyi teyit etti? Bu bulmacayı çözene Nobel matematik ödülü vermezlerse çürüğe çıkayım!

Bu haber toplam 764 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri