Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ramazan'ın Huzur İklimine Hazır Olun

10.07.2009 17:18
Recep, Şaban ve Ramazan'dan oluşan mübarek ayların içindeyiz.
Üç aylar olarak adlandırılan bu günlerde huzuru bulmanız, yapılan ibadetlere, edilen dualara, yediğiniz yemekten içtiğiniz suya, aile içi iletişiminizden sosyal hayatınıza kadar her şeye sirayet etmeye bağlı.



Zaman Gazetesi Cuma Eki'nin haberine göre, Yapılan bir iyiliğe on, hatta yüz sevap verildiği bu dönemde, üç aylardan istifade etmesini bilenler büyük kazanç sağlayabilir. Bir yandan ibadetlerinizi yapabilir, vaktinizi ilim ve tefekküre vakit ayırarak değerlendirebilirsiniz. Diğer yandan da eş, dost, konu komşuyla ilişkinizi gözden geçirir, sadakanızı verir, ihtiyaç sahiplerine yardım eder, kötü laf ve davranışta bulunmamaya özen gösterebilirsiniz.



Bol bol Kur'ân-ı Kerim okumalı. Peygamber Efendimiz (sas)'in şefaatini ümit ederek, O'na salât ü selâmlar getirmeli. Kaza veya nafile namazlar kılmalı. İşlediğimiz günahlar için bu bereketli günlerin yüzü suyu hürmetine samimi bir biçimde tövbe ve istiğfarda bulunmalı. Bir dua listesi oluşturarak sevdiğimiz insanlara bol bol dua etmeli. Geceleri değerlendirerek haftanın belirli günlerinde teheccüd namazı kılmalı. Tutabildiğimiz kadar oruç tutmalı ve elimizdeki imkânlar nispetinde muhtaç olan insanlara maddi yardımlarda bulunarak onları sevindirmeli.




Prof. Dr. Ali Akyüz (Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis ABD Başkanı)


Peygamber Efendimiz (sas)'in hayatının tümünde bir düzen, tertip ve devamlılık vardı. Efendimiz bu aylarda ne ise diğer aylarda da ibadetler, insani ilkeler ve prensiplere uyuyordu. Ancak üç aylarda ümmetine örnek olma hususunda ve kendini yenileme adına biraz daha duyarlı davrandığı da bir gerçek. Recep ve Şaban ayının diğer aylardan öne çıkan en belirgin özelliği Peygamberimiz'in diğer aylardan –Ramazan hariç- daha fazla oruç tutması. Kur'an-ı Kerim okumak ve bilgilenmek konusunda hayatının tamamında var olan ibadet anlayışı bu aylarda daha bir kendini hissettirirdi. Bu zamanlarda ümmetine nezaket ve zarafeti ihmal etmemeleri konusunda sıklıkla uyarıda bulunurdu. Özellikle ibadet mekânlarında çirkin söz söylememeleri ve cömert olmaları konusunda tavsiyede bulunurdu.



Üç aylarda sosyal hayat nasıl şekillenmeli?


Süleyman Sargın (Zaman Kürsü sayfası editörü)


Üç aylar vesilesiyle belli kararlar alınabilir. Mesela her insan, mutlaka çevresiyle selamlaşmayı kendine âdet edinebilir. Komşusuna, iş arkadaşına, yolda karşılaştığı bir dostuna, hatta tanımadığı bir insana bile selam vermeli ve iyi dileklerini paylaşmalı. Çünkü Sevgili Peygamberimiz "En güzel Müslümanlık, tanısan da tanımasan da insanlarla selamlaşman ve onlara yemek yedirmendir." buyurarak insanlar arasında güçlü bağlar oluşturacak iki vesileyi bize öğretmiştir. Taviz verilmeden uygulanabilecek bir diğer husus da, "herkese güleryüz gösterip tebessüm etmek" olmalı. Çünkü Peygamber Efendimiz "Kardeşini güleryüzle karşılamayı sakın küçük bir iyilik zannetme!" diyerek bize bir altın öğüt daha vermiş. Bunların akabinde cami ve türbe ziyaretleri, Bursa, Konya, Urfa, İstanbul gibi şehirlere geziler gerçekleştirilebilir. Toplumda karşılıklı sevgi ve güven duygusunu oluşturacak hediyeleşme, yemek verme, iş arkadaşlarımıza ve komşularımıza mutlaka kandil tebriklerinde bulunma gibi faaliyetler yapılabilir.



Aile hayatında üç aylar iyi değerlendirilmeli


Efkan Yeşildağ (Aile Danışmanı)


Üç aylar kandillerle süslendiği için uzun süredir farkına varmadığımız yardımseverlik, paylaşma, diğergamlık, merhamet gibi insani duyguları yeniden hatırlamamızı sağlar. Özellikle aileler çocuklarla birlikte inançlarımıza uygun faaliyetler geliştirmeli. Çocuklarımızın sağlıklı bir kişilik geliştirebilmesi için öncelikle iyi bir kimliğinin oluşması gerekir. Bu da nereye ve hangi inanca ait olduğunu bilmesi ile gerçekleşir. İnsanda fıtraten böyle bir boşluk ve ihtiyaç vardır. Eğer biz manevi değerleri ona yüklemezsek fıtrat boşluk kabul etmeyecek ve medya veya dış dünya aracılığı ile o boşluğu bizim istemediğimiz şekilde dolduracaktır. Bu nedenle bu zaman dilimlerinde ailece ihtiyaç sahiplerine sadaka vermeli, evde yapılan tatlılar, lokmalar, kandil simitleri çocuklar kanalıyla komşulara ulaştırılmalı. Belirli bir yaşa gelen çocuğunuzun tuttuğu orucu onu öperek, kucaklayarak, sırtınızda gezdirerek teşvik etmek gerekir.



Vücudumuz Ramazan'a hazır olmalı

Dr. Ender Saraç (Uzman Doktor)


Recep ve Şaban aylarında vücudumuza bol su depolayarak Ramazan hazırlığına başlayabiliriz. Bunun yanı sıra A, B, C ve D vitamini, kemikleri güçlendirmek için yeterli oranda kalsiyum ve mineral takviyesi almalıyız. Kan şekerini dengelemek için fazla tatlı ve hamur işi yiyeceklerden uzak durmalı, aksi halde oruç tutmaya yoğunlaştığınız dönemde şoka girebilirsiniz. Fazla kilosu olanlar ve vücudunda gerektiğinden fazla yağ deposu bulunan kişiler bunlardan kurtulmuş olarak Ramazan'a girerlerse çok rahat eder. Bedeni çok kuvvetli olmayan, yaşlı olan ve büyüme çağındaki kişiler ile vitamin ve kansızlık sorunu yaşayanlar Recep ve Şaban'da fazla oruç tutmasınlar ki esas güç ve enerjilerini Ramazan'da kullanabilsinler.

Bu haber toplam 1358 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri