Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Resmi yazıyla suikast timi

26 Ocak 2009 / 17:13
Tutuklanan özel harekât amiri Kaynak: Eski Özel Harekât Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin aradı, 'Dış görev var, ekibini kur.
Tutuklanan özel harekât amiri Kaynak: Eski Özel Harekât Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin aradı, 'Dış görev var, ekibini kur, geçici görev ve onay yazılarınız da gelecek' dedi.
Şahin’e bağlı suikast birimi oluşturmakla suçlanan Elazığ Emniyeti Özel Harekât Şube Müdürü Ayhan Atabek, Antalya Özel Harekât grup amiri Servet Kaynak ve sekiz özel harekâtçı polis Ergenekon sanığı olarak tutuklandı. Atabek ve Kaynak mahkemede verdikleri ifadede şimdiki Daire Başkanı Behçet Oktay’ın Şahin için özel ilgi istediğini anlattılar. Kaynak, Şahin’in kendisine “Ekibini kur, dış görev var, yazınız gelecek” dediğini de söyledi

Ergenekon terör örgütü ile ilgili son operasyonda gözaltına alınarak tutuklanan özel harekatçı dokuz polisin ifadelerinin Ankara’da bir alışveriş merkezine bombalı saldırı ile bazı Ermeni cemaati temsilcileri ve Alevi önderlere yönelik suikast hazırlığı iddialarını doğruladığı öğrenildi. Ergenekon operasyonu kapsamında halen tutuklu bulunan eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili ve Susurluk olayının önde gelen isimlerinden İbrahim Şahin’in sözkonusu polislerle bu konudaki telefon görüşmelerinin teknik takibe takıldığı anlaşıldı. Kayda alınan telefon görüşmelerinden halen Özel Harekat Daire Başkanı olarak görev yapan Behçet Oktay’ın da İbrahim Şahin ile sıkı diyalog içinde bulunduğu belirlendi. Şahin’in kendisi hiçbir resmi görevde bulunmadığı halde “dış görev var” diye teklifte bulunduğu özel harekatçı polislere “geçici görev ve onay yazılarınız yakında gelecek” diye güvence verebilmesi de dikkat çekti.

Tutuklanan polislerden Antalya Özel Harekat’ta grup amiri olarak görev yapan Servet Kaynak’ın, suikast listesinde adı geçen Ermeni Patriği Mesrob II Mutafyan’ı tanıdığı da ortaya çıktı.

“Görev var, sağlam adam bul”

Antalya Özel Harekat Şube Müdürlüğü’nde grup amiri olarak görev yaparken gözaltına alınan Kaynak, önceden tanıdığı İbrahim Şahin’in 4-5 ay önce kendisini arayarak “Çocuklarından uzak kalabilir misin? Dış görev var” dediğini ve kendisinden “görev yapabilecek sağlam beş kişinin daha” ismini istediğini söyledi. Tutuklanan özel harekat polislerine Ankara Eryaman’da bir alışveriş merkezine yapılacak bombalı saldırı, Mutafyan, Ali Balkız ve Kazım Genç ile ilgili olarak eylem planları ve, 9. dalga operasyonu kapsamında tutuklanan Üsteğmen Muhammet Sarıkaya başta olmak üzere muvazzaf subayları tanıyıp tanımadıkları soruldu.

Emirle Şahin’e yakın ilgi

Kendisinin özel harekata geçtiği yıllarda İbrahim Şahin’in Özel Harekat Dairesi Başkan vekilliği yaptığını ifadesinde belirten Kaynak, “Bu nedenle kendisi ile sık sık görüşmem olmuştur. Meslek büyüğümüz olarak her zaman kendisine saygım eksik olmamıştır. Şahin’in başından geçen olaylar nedeniyle kendisi ile uzun süreden beri görüşmüyordum. 2002-2003 yıllarında Daire Başkanı Behçet Oktay beni arayarak İbrahim Şahin’in Antalya’ya geleceğini, kendisiyle ilgilenmemi istedi. Ben de Oktay’ın talimatı doğrultusunda İbrahim Şahin ile ilgilendim. Bundan sonra görüşmemiz olmadı” dedi.

“Göreve her zaman hazırım”

İbrahim Şahin’in isteği üzerine verdiği sağlam isimleri açıklarken şunları söyledi: “Güvendiğim polis memurları Bülent Güngördü, Zerrar Atik, Fahri Süslü, Mehmet Dalagan, Kemalettin Balcı’nın isimlerini verdim. Ben de bu arkadaşlara ‘5-6 ay sürebilecek bir görev var gelmek istermisiniz’ diye sordum. Mahiyetini sordular. Ben de ‘bilmiyorum’ dedim. Arkadaşlar herhangi bir sakınca görmedikleri için kabul ettiler. Kabul ettik, çünkü hayatımız boyunca hiçbir illegal işe karışmadık” diye konuştu.

Mutafyan’a korumalık yapmış

Şahin’in S-1 oluşumundan ve eylem planlarından haberi olmadığını ileri süren Kaynak, şöyle devam etti: “Mutafyan’a ilişkin eylem planından haberim yoktur. Mesrob Mutafyan’ı tanırım. Beyoğlu İlçe Müdür yardımcısı olduğum dönemde 2006-2007 yıllarında resmi koruma olarak onların icra etmiş oldukları ayin sırasında bana teşekkür etmesi nedeniyle tanıyorum. Onun dışında başka bir görüşmem olmamıştır. Kazım Genç ve Ali Balkız’ı tanımıyorum. Eylem planına ilişkin herhangi bir bilgim yoktur. Alışveriş merkezine yönelik eylem planından haberim yoktur. Birlikte çalıştığımız için Ayhan Atabek’i tanırım. Askeri şahısları tanımıyorum.”

İbrahim Şahin ile yaptığı belirtilen telefon görüşmeleri ile ilgili olarak Servet Kaynak, bu görüşmelerin şaka içerikli görüşmeler olduğunu söyledi. Kaynak, kendisinde çıkan fotoğraflarla ilgili olarak da askerliğini jandarma istihbarat asteğmen olarak yaptığı döneme ait fotoğraflar olduğunu ileri sürdü.

“Rica edildi, ben de ilgilendim”

İbrahim Şahin’in Elazığ’a geleceğini ve onunla ilgilenmesi için Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay’ın kendisini aradığını ifadesinde öne süren Elazığ Özel Harekat Şube Müdürü Ayhan Atabek, “İbrahim Şahin 29 Ağustos 2009 tarihinde bir düğüne katılmak için Elazığ’a geldi. Şahin gelmeden önce daire başkanımız Behçet Oktay beni arayarak Şahin’in geleceğini ve kendisiyle ilgilenmemi istedi. Bana Şahin’in telefonunu verdi. Ben de nezaketsizlik olmasın ve daire başkanımızın ricası nedeniyle İbrahim Şahin ile düğün vesilesiyle ilgilendim. Kalacağı yere götürdüm. İbrahim Şahin benden adımı, soyadımı ve telefonumu istedi. Ben de bir kağıda yazarak verdim. Bana yeni bir ekip kurulduğundan bahsetmedi. İbrahim Şahin ile Ağustos 2008 tarihine kadar hiçbir şekilde görüşmedim” dedi.

Görevlendirme notu

Atabek, Ali Balkız’a yönelik suikast eylemi ile ilgili Şahin’de ele geçirilen planda “DDDD ve EEE’yi Ayhan Atabek görevlendirecek” notuna ilişkin “Benim bu bilgilerden haberim yok. Ne maksatla oraya yazıldı bilmiyorum. Böyle bir şey olsaydı benim bu şahıslarla bir şekilde temasım olması gerekirdi. Diğer eylem planları ile herhangi bir bilgim ve ilgim yoktur” diye konuştu.

‘Gözaltına alınırsın’

Antalya’da Özel Harekat polisi olarak görev yapan Fahri Süslü ise ifadesinde, amiri Servet Kaynak’ın kendisine bir dış görev olduğunu gitmek isteyip istemediğini sorduğunu belirterek, “Gidebileceğimi söyledim. Bana bir telefon numarası vererek aramamı söyledi. Ben de aradım ve gerekli bilgileri verdim. Ben konuşurken karşımdaki kişinin Özel Harekat Daire Başkanımız Behçet Oktay olduğunu düşünerek konuştum. Meğer Servet amirin bana verdiği numara İbrahim Şahin’e aitmiş. Bundan haberim yoktu. İbrahim Şahin gözaltına alınınca Servet amir espri yollu ‘Yakında sen de gözaltına alınırsın’ dedi. ‘Niye’ diye sorunca senin telefonla konuştuğun kişi İbrahim Şahin’di’ diye söyledi. Ben şaka yaptığını sandım” dedi.

“İbrahim Şahin uyumsuz biri”

İbrahim Şahin’in bir yıl korumalığını yaptığını ifadesinde kaydeden polis memuru Kenan Temur ise, “Korumalığım kağıt üzerinde bir yıl ama fiilen 3-4 ay sürdü. Benden önce görev yapan polis arkadaşlarımın da şahit olduğu gibi İbrahim Şahin uyumsuz bir kişiliği olan şahıstır. Bize sürekli sorun çıkartır. Koruma kurallarına uymazdı. Bu süre içerisinde Şahin ile birebir kişisel ilişkiye girmedim. S-1 belgesinde bulunan isimleri tanımam. Ali Balkız, Muhammed Sarıkaya ve Ayhan Atabek’i tanımam“ dedi.

“Legal olduğunu düşündüm”

Emniyet Amiri Servet Kaynak’ı Hakkari’de birlikte çalıştıkları için tanıdığını ifadesinde belirten Bülent Güngördü, “6 ay önce beni telefonla aradı. Yeni bir birim kurulacağını bu birimde görev almak isteyip istemediğimi sordu. Ben terörle mücadele ile ilgili bir müsteşarlık ya da yurt dışında görevlendirileceğimden dolayı legal bir yapılanma olduğunu düşündüğümden, Kaynak’ın illegal bir görevi bana teklif edeceğini düşünmediğimden olumlu cevap verdim. Kendisine kişisel bilgilerim ilettim. Beni illegal bir yapılanma içerisinde kullanmak istediklerini bilseydim kesinlikle kabul etmezdim. Böyle bir yapılanmadan emniyette ifade verene kadar haberim olmadı” diye konuştu.

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan polis memurları Kemalettin Balcı, Zerrar Atik ve Mehmet Dalağan de emniyet amiri Servet Kaynak’ın kendilerini arayarak bir dış görev olduğunu ve isteyip istemediklerini sorduğunu belirterek, kendilerinin de herhangi bir sorun olduğunu düşünmediklerinden kimlik bilgilerini Servet Kaynak’a mesaj attıklarını söyledi. Suikast planları ve yapılacak kişileri tanımadıklarını da belirten polisler, bu konu hakkında bilgilerinin olmadığını söyledi.

Karargah evleri polislere soruldu

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan şüphelilerden Muhterem Bağcı’ya ise daha önce Karargah evleri ile ilgili olarak genç teğmenlerle bağlantısı olduğu iddiasıyla tutuklanan Kemal Aydın soruldu. Altı yıl önce Ankara’da Kemal Aydın ile tanıştığını belirten Bağcı, “Kısa bir görüşmemiz oldu. Bugüne kadar kendisiyle yüz yüze bir görüşmemiz olmadı. Kemal Aydın’ı tanıyan bir arkadaşımın teklifi üzerine bir kez telefonla görüştüm. Başka bir görüşmemiz olmadı. Lobi belgesi ile ilgili olarak bir bilgim yok” dedi.

Çalıştığı İdil ve Beytüşşebap ilçelerinde kaymakamlarla bir takım sorunlar yaşadığını belirten Bağcı, “Bu sorunların çözümü için Devlet Planlama Teşkilatı İdari Mali İşler Daire Başkanı Yaşar Gülsoy’u arayıp kendisinden bu konuda yardımcı olmasını istedim. Bu konuya ilişkin telefon görüşmelerim vardır” dedi.

Öz’e hakaret davası

Bursa’da, Ergenekon iddianamesini hazırlayan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’e alenen hakaret ettiği iddia edilen kuzeninin yargılanmasına başlandı. 5. Sulh Ceza Mahkemesi’nde, “alenen hakaret” suçundan iki yıla kadar hapsi talep edilen Seyrullah V. (54) dün ilk kez hakim karşısına çıktı. Ay yıldızlı şapka ve atkısıyla dikkat çeken tutuksuz sanık Seyrullah V, hakkındaki iddiaları yalanlayarak suçsuz olduğunu söyledi. Haberlerin doğru olmadığını söyleyen Seyrullah V, konuyu kaleme alan gazetecilerle sadece bu konuda sohbet ettiklerini fakat bu yönde hiç bir beyanatının olmadığını söyledi.

Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi. Çeşitli gazete ve dergilerde Ergenekon Savcısı Öz’e hakaret içeren haberlerin kaynağı olarak gösterilen ve İşçi Partisi (İP) üyesi olduğu ileri sürülen Seyrullah V. (53), Geçit Mahallesi’ndeki evine yapılan operasyonla yakalanmış, savcı Öz’ün teyze oğlu olduğu belirlenen Seyrullah V, tutuklanması talebiyle sevk edildiği mahkemece serbest bırakılmıştı.

CHP’nin Tuncay Güney önergesi Meclis’te

Açıklamalarıyla Ergenekon soruşturmasına farklı bir boyut katan Tuncay Güney, bu hafta TBMM Genel Kurulu gündeminde.

Tuncay Güney, bir süre önce TRT 2’de canlı yayınlanan programa katılmış ve dört saat süren yayında Ergenekon örgütlenmesinin yanı sıra kimi siyasal gelişmelerle ilgili olarak da çeşitli iddialar ortaya atmıştı. CHP’den ‘Cesur Hırsızlar Partisi’ diye söz eden ve Genel Başkan Deniz Baykal’ın ‘Mit ajanı’ olduğunu ima eden Güney’e CHP’liler sert tepki göstermişti. CHP daha sonra TRT’den sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın hakkında gensoru önergesi vermiş ve konuyu Meclis gündemine taşımıştı.

Önerge görüşülecek

Genel Kurul’da yarın CHP’nin gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmaması tartışılacak. Önergede, “Tuncay Güney’in TRT 2’de yayınlanan programda 4 saat boyunca, ana muhalefet partisi CHP ve Genel Başkanı Deniz Baykal’ın da aralarında bulunduğu birçok kişi ile kurumsal yapı hakkında hakaret, iftira, şantaj ve tehditle dolu açıklamalar yaparak, kişilik haklarına saldırıda bulunduğu” belirtildi ve “TRT ekranından, Ergenekon soruşturmasının bir sonraki aşaması için hedefler gösterilmiş, kamuoyu oluşturulmuştur” dendi. Önergede, Devlet Bakanı Mehmet Aydın’ın, “TRT’nin yayın etiği ve yasaları ihlal eden yayın politikası konusunda, suskunluğunu koruyarak sorumluları himaye ve bu siyasi komplonun planlayıcısı konumunda hareket ettiği” savunuldu.

137 vekil imzası gerekiyor

Siyasi parti grupları adına yapılacak konuşmalardan sonra bakan Aydın, suçlamalara yanıt verecek. Önergenin gündeme alınması ve Aydın hakkında gensoru açılabilmesi için görüşmelere katılanların yarısından bir fazlasının oyu gerekiyor. Bu sayının da karar yeter sayısı olan 137 milletvekilinin oyundan az olmaması gerekiyor. TBMM’de AKP’nin sayısal üstünlüğü dolayısıyla gensorunun gündeme alınması beklenmiyor.

Kaynak:
Bu haber toplam 1312 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri