Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

SP: 'Yeni Söylemeler Olmalı"

12.12.2009 14:44
Kurtulmuş, Demokratik Toplum Partisi'nin kapatılmasını değerlendirdi.
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) kapatılması ile Türk siyasi tarihine önemli bir not düşüldüğünü söyledi.
 
Önümüzdeki süreçte en önemli görevin DTP'lilere düştüğünü ifade eden Kurtulmuş, DTP'lilerin bütün Türkiye'deki insanların hak ve hukukunu koruyan, demokratik mekanizmalara bağlı, terörle asla ilişkisi olmayan ve terörü tasvip etmeyen yeni bir siyasal söylemi ortaya koymaları gerektiğini kaydetti. Türkiye'de parti kapatmanın hukuki imkan olarak durduğunu ifade eden Kurtulmuş, sorunun Anayasa değişikliği ile Meclis'te çözülebileceğini belirtti.

SP lideri Numan Kurtulmuş partisinin Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi'nde düzenlediği toplantıya katıldı. Konuşmasında DTP'nin kapatılmasına değinen Kurtulmuş, 11 Aralık 2009'un Türk siyasi tarihine önemli bir not olarak düşüldüğünü söyledi. Bugüne kadar 25. partinin Anayasa Mahkemesi tarafından oybirliği ile kapatıldığını kaydeden Kurtulmuş, "Bu karar Türk hukuk sistemi açısından itirazı olmayan nihai bir karardır. Onun için karara saygılı davranmak, kararı olgun bir şekilde karşılamak durumundayız." dedi. Kararın hukuki yönü kadar siyasi yönünün de bulunduğuna işaret eden Kurtulmuş, "Biz başından itibaren parti kapatmalarının imkansız hale getirilmesini, parti kapatmanın aslında siyasi fikirlerin kapatılması demek olduğunu bilen ve bu anlamda da partiyi kapatmak yerine suça bulaşmış parti mensuplarının siyaseten cezalandırılmasının daha doğru bir yol olduğuna inanıyoruz." şeklinde konuştu.

Son süreçte yaşanan gelişmelerin böyle bir siyasi sonucun, böyle bir hukuki sonucun siyasi zeminini de hazırladığını söyleyen Kurtulmuş, "Bu anlamda keşke Demokratik Toplum Partisi başından itibaren terör örgütü ile arasına mesafe koyabilmiş olsaydı. Özellikle son süreçte Türkiye'nin 5-6 aydır tartıştığı demokratik açılım sürecindeki gerginlik ortamının özellikle sonunda Tokat'ta 7 tane evladımızın şehit olması sürecinden sonra PKK terörü ile arasına mesafe koyabilmiş olsaydı ve böyle bir kararın alınmasındaki siyasi zemin ortaya çıkmamış olsaydı. Bu noktadan sonra geriye dönüş yok, herkes aklıselim ile hareket etmeli. Herkes Türklerle Kürtler arasında fitne tesis edecek davranışlardan kaçınmalı. Bu kararla kimse elini ovuşturmasın. 'Ne güzel oldu, bunu vesile ederek yeni gerginliklerin, sokak eylemlerinin önün açar yada bunun siyasal zeminin hazırlarız' diye bir hesabın içine girmesin." uyarısında bulundu.

DTP'nin kapatılmasıyla PKK'nın bir siyasi parti haline veya uluslararası diasporası da olan Kürtçü siyasi hareket haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Türkiye asıl bunun tedbirini almalıdır. Bunun için de yapılması gereken baştan beri de söylüyoruz bu sadece bir bölgeyi ilgilendiren, sadece bir siyasi grubu ilgilendiren, sadece bir etnik kökenli vatandaşlarımızı ilgilendiren değil bütün Türkiye'yi ilgilendiren bir sorundur. Bu sorunun çözümü için bütün Türkiye muhatap alınmalıdır." dedi.

DTP'nin 2.2 milyon oy almış ve bir seçmen kitlesi olan bir parti olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Bu partiye oy verenler dahil olmak üzere Kürt vatandaşlarımızı kategorik olarak terörist olarak görmek fevkalade yanlıştır. Bunu önlemek için özellikle bu grubun ciddi bir şekilde teenni ile meseleye yaklaşmaları gerekiyor. Bölgede yaşayan insanların ve bütün Türkiye'deki insanların hak ve hukukunu koruyan, demokratik mekanizmalara bağlı, terörle asla ilişkisi olmayan ve terörü tasvip etmeyen yeni bir siyasal söylemi ortaya koymalarının zorunlu olduğu kanaatindeyiz. Onun için bu süreçte en büyük görev DTP'nin tabanına ve yönetimine düşüyor. Özellikle Tokat'ta 7 evladımızın şehit edilmesinden sonra bu partinin içerisinde bazı kişiler herkesin nefretini kazanan, insanların kanını donduran üsluplarla 'oh iyi oldu, iyi ki böyle oldu' manasındaki sözleri Türkiye'nin doğusu ve güneydoğusundaki siyasal hareketi demokratik sürecin dışına atmaya niyet etmiş sözlerdir. İnsanları rencide etmiştir. Dolayısıyla bu siyasi hareketin devamı olabilecek fikirlerin sahibi olanların partilerini bir Türkiye partisi haline döndürmeleri, terörle alakaları olmadıklarını ifade etmelerini tavsiye ediyorum." diye konuştu.

Türkiye'de parti kapatmanın hukuki imkan olarak durduğunu ifade eden Kurtulmuş, sorunların Anayasa değişikliği ile parlamentoda çözülebileceğine işaret etti. AK Parti'nin süreci iyi yönetemediğini ve muhalefetle diyalog kurma yolunu zorlaması gerektiğini anlatan Kurtulmuş, muhalefeti de eleştirdi. Kurtulmuş, "CHP daha işin başında kapıları kapatarak 'kameraların önün de mi arkasındamı tartışalım' diyerek aslında çözümden yana herhangi bir fikri olmadığını net bir şekilde ortaya koymuştur. MHP'nin de sadece 'çözümü istemeyiz' diyerek çözümü tıkaması, ne istediğini ve ne teklif ettiğini de net bir şekilde ortaya koyamaması bu sürecin yara almasına, Türkiye'nin bu gerginliğin içerisine düşmesine katkı sağlamıştır." dedi.

SP lideri Kurtulmuş konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Terör örgütünün demokratik açılımı istemediği değerlendirmeleri yapıldı, DTP 'desteğimizi çektik' açıklaması yaptı, CHP ve MHP baştan itibaren istemediklerini ifade ettiler. Terör örgütü ile muhalefet partilerinin isteklerinin kesişmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu yanıtlayan Kurtulmuş, "Bu grupların hepsi şu soruya cevap vermeli. Biz gerçekten 30 senedir devam eden bir fitne var. Bu topraklarda hiç kimse diğerinin hangi etnik kökenden olduğunu 20 sene evvel sorgulamazdı. Ama son olaylarla herkes bir tedirginlik içerisindedir. Herkes yanındakinin komşusunun etnik kökenini merak eder hali geldi. Bu bir fitne, bir kirli oyun. Bu oyunu sona erdireceğiz mi erdirmeyeceğiz mi? Herkesin bunun üzerinde durması lazım. 30 bin insanımız ölmüş, 7 bin şehit vermişiz, kaç yüz milyar dolar olduğu daha hesap edilemeyen mali bir fatura ve bu bölgenin amiral gemisi olan, gelişme potansiyeli olan Türkiye'nin yıllardır ayaklarından çeken terör vardır. Bunun sona erdirilmesi lazım. Bunun sona erdirilmesi için üç anahtar kelime vardır. İyi niyet , feraset ve kararlılık. Bütün gruplar bunlarla hareket ederse çözüme katkı sağlar. Herkes üzerinde anlaşsa bile yine çözümden memnun olmayan gruplar olabilir. Burada feraset onu gerektirir ki ortaya konacak olan çözüm Türkiye'de yaşayan insanların kahir ekseriyetinin kabul edebileceği bir çözüm olur." diye konuştu.
Bu haber toplam 820 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri